Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonomide dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirterek, 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 20’nin altına düşmesini “gerçekçi bir hedef” olarak gördüğünü söyledi. Kanal 7’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, finansal koşulların önümüzdeki dönemde daha olumlu bir çerçeveye oturacağını ifade etti.
Yılmaz, Türkiye’nin faiz indirim döngüsüne girdiğini hatırlatarak, genel istikametin “daha düşük enflasyon ve daha düşük faiz” yönünde olduğunu vurguladı. Aylık dalgalanmalara dikkat çeken Yılmaz, özellikle ocak ayında sebze ve gıda fiyatlarının beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ancak yıllık bazda dezenflasyonun sürdüğünü belirtti.
Özel okullar ve vakıf üniversitelerinin fiyat artışlarının manşet enflasyonu yukarı çektiğini kaydeden Yılmaz, bu alanda yapılan düzenlemelerin enflasyon görünümünü olumlu etkileyeceğini söyledi.
Reel sektöre destek mesajı
Reel sektörün krediye erişim sorunlarına ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, finansal koşulların iyileşmesiyle birlikte selektif desteklerin süreceğini ifade etti. Hassas sektörlere yönelik özel politikaların devam edeceğini belirten Yılmaz, 2026 perspektifinin finansal açıdan daha olumlu olduğunu dile getirdi.
Deprem harcamaları ve EYT düzenlemesine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3’ün altında beklendiğini açıklayan Yılmaz, bunun mali disiplin açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Deprem kaynaklı geçici harcamaların azalmasıyla mali alan oluşacağını belirten Yılmaz, özellikle emeklilere yönelik adımların enflasyonun düşüş süreciyle birlikte gündeme gelebileceğini kaydetti.
“Terörsüz Türkiye” ve reform vurgusu
Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis’te geniş tabanlı bir komisyonun çalıştığını, yakın zamanda ortak bir raporun çıkmasının beklendiğini söyledi. Sürecin sahadaki teyidinin önemine dikkat çeken Yılmaz, yasal düzenlemelerle bu hedefin kalıcı hale getirileceğini ifade etti.
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreci olumlu etkilediğini belirten Yılmaz, bölgesel istikrarın Türkiye’nin refahına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Avrupa Birliği’nin güvenlik ve ekonomik alanlarda önemli meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin hem güvenlik hem de ekonomik açıdan Avrupa için stratejik öneminin yeniden keşfedildiğini söyledi. Türkiye ile AB arasında yeni bir gündem oluşturma çabası bulunduğunu ifade etti.
Yılmaz ayrıca, küresel sistemin zayıfladığı bir dönemde Türkiye’nin iç istikrarını korumasının kritik olduğunu vurgulayarak, “Yeşil ve dijital dönüşümü hızla başarmamız gerekiyor” dedi.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin arttığını belirten Yılmaz, doğrudan uluslararası yatırımların geçen yıl yüzde 12’nin üzerinde artış gösterdiğini söyledi. Kısa vadeli sermaye girişlerinin zamanla daha uzun vadeli yatırımlara dönüşmesini beklediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, güçlü liderlik ve siyasi istikrarın Türkiye için büyük avantaj olduğunu belirterek, “En riskli dönemlerde iç cephesini tahkim edenler kazançlı çıkar” değerlendirmesinde bulundu.



