Günlük yaşamda cep telefonları ve diğer dijital cihazlara giderek daha fazla bağımlı hale gelmemizle birlikte, çok sayıda bilimsel araştırma bunların yalnızca gözleri ve elleri değil, vücudumuzun şekli ve duruşu üzerinde de değişikliklere yol açtığını ortaya koyuyor.
Son bilimsel çalışmalar, cep telefonları ve diğer dijital cihazların boynun şeklini değiştirebildiğini, görme yetisini olumsuz etkileyebildiğini, motor becerileri zayıflatabildiğini ve kas gücünü azaltabildiğini gösteriyor.
Daha da önemlisi, bu fiziksel sorunların bazılarının ilerleyen yıllarda bilişsel gerilemeye veya daha ciddi sağlık problemlerine katkıda bulunabileceği belirtiliyor.
"Teknoloji boynu"
Telefonundan mesaj okurken başını aşağı eğmeyen neredeyse yoktur.
Bu duruş, uzmanlar tarafından "ileri baş pozisyonu" (Forward Head Posture) olarak adlandırılıyor ve bu pozisyonda boyun omurlarına 27 kilograma kadar yük binebiliyor.
Zamanla bu durum; omurlar arasındaki disklerin zarar görmesine, eklem ve kaslarda aşınmaya hatta akciğer kapasitesinin azalmasına neden olabiliyor.
Uzmanlar bu tabloyu halk arasında "Teknoloji Boynu (Tech Neck)" olarak adlandırıyor.
BBC'ye konuşan uzmanlara göre bu durum zaman içinde vücut görünümünü kalıcı olarak da değiştirebiliyor.
Çözüm ne?
Uzmanlara göre bazı özel egzersizler, doktor kontrolünde uygulandığında bu sorunun düzelmesine yardımcı olabilir.
Ancak daha basit bir önlem de var: Telefonu yukarı kaldırarak ekranı göz hizasına getirmek ve yüzünüzden yaklaşık bir kol boyu uzaklıkta tutmak.
Aynı kural bilgisayar ekranları için de geçerli.
Bazı uzmanlar ayrıca her 30 dakikada bir birkaç dakikalık ekran molası verilmesini tavsiye ediyor.
Boyun kırışıklıkları
"Teknoloji boynu", boyun bölgesinde kırışıklık oluşumuna da yol açabiliyor.
İngiltere Kraliyet Hekimler Koleji Üyesi ve dermatoloji uzmanı Justine Hextall şu değerlendirmeyi yaptı:
"Teorik olarak bu mantıklı görünüyor. Tekrarlayan gerilme kırışıklıklara neden olur. Boynun sürekli öne eğilmesi de buna katkıda bulunabilir."
Ancak Hextall, şu ana kadar bu ilişkiyi kesin olarak kanıtlayan güçlü bilimsel çalışmaların bulunmadığını da vurguladı.
Ayrıca internette yaygınlaşan ve "Teknoloji Boynu" için satılan cilt bakım ürünlerinin satın alınmaması gerektiğini söyledi.
Görme bozukluğu
ABD'deki Ohio Eyalet Üniversitesi Optometri Profesörü Donald Mutti, çocukların göz gelişimini ve miyopluk riskini 20 yılı aşkın süre boyunca inceleyen araştırmaların, elektronik cihazların görme üzerinde güçlü bir doğrudan etkisini ortaya koymadığını belirtti.
Ancak araştırma önemli başka bir sonucu da ortaya çıkardı:
Dışarıda geçirilen zaman göz sağlığını koruyor.
Mutti bunu şöyle açıkladı: "Açık havadaki güçlü ışık, gözün retinasında dopamin salgılanmasını artırıyor. Bu da gözün büyüme ve gelişim şeklini etkiliyor."
Teknolojinin insanların daha uzun süre ev ve ofis ortamında kalmasına neden olması ise dolaylı olarak göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
El gücünde azalma
Araştırmalar, özellikle gençler arasında birçok ülkede el kavrama gücünün giderek azaldığını gösteriyor.
Almanya'daki Lausitz Tıp Üniversitesi'nden tıbbi sosyoloji profesörü Johannes Beller, bunun yalnızca ellerin zayıflaması anlamına gelmediğini söyledi.
Beller'e göre: "Bu durum genç nesillerin gelecekteki sağlık durumu açısından erken bir uyarı işareti olabilir."
Uzman, masa başı işlerin artması ve bilgisayar başında uzun süre oturmanın fiziksel kondisyonu azalttığını, bunun da kavrama gücüne yansıdığını ifade etti.
Bu nedenle düzenli spor yapılmasını veya her gün açık havada fiziksel aktiviteye zaman ayrılmasını önerdi.
Göz-el koordinasyonu
Teknolojinin etkilediği bir diğer alan ise motor beceriler.
Motor beceriler; beynin ve vücudun birlikte çalışarak hassas hareketleri gerçekleştirebilmesini sağlayan yetenekler olarak tanımlanıyor.
Almanya'daki Regensburg Üniversitesi'nden gelişim psikolojisi profesörü Sebastian Suggate, teknolojinin dokunma, kaydırma ve ekrana tıklama gibi bazı becerileri geliştirebildiğini, ancak daha geniş kapsamlı ince motor becerilerinin gelişimini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Suggate'in araştırmaları, ekran başında geçirilen sürenin artması ile motor becerilerde zayıflama arasında ilişki bulunduğunu ortaya koydu.
Ancak uzman, ekranların tamamen yasaklanmasını önermiyor.
Bunun yerine günlük yaşamda bilinçli şekilde el becerisi gerektiren faaliyetlere daha fazla yer verilmesini tavsiye ediyor.
Suggate sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu dünyanın sonu değil. Bunlar bireysel düzeyde nispeten küçük etkiler. Ancak kuşaklar boyunca biriktiğinde toplumun bilişsel kapasitesinin azalmasına ve gerçek dünyayla bağlantılı düşünme becerisinin zayıflamasına yol açabilir. Çünkü ellerimiz, çevremizdeki dünyayla kurduğumuz en önemli temas noktalarından biridir."





