Gazete, Trump’ın iki aydan uzun süredir İran İslam Cumhuriyeti'ni boyun eğdirmeye çalıştığını ancak “korku tanımayan, inatçı ve deneyimli bir düşman karşısında çıkışı olmayan bir savaşta sıkışıp kaldığını” belirtti.
Haaretz’e göre Trump, bir yandan dünyayı değiştiren askeri lider ve devlet adamı olarak tarihe geçmek isterken, diğer yandan Amerikan halkının sevgisini kazanma arzusuyla hareket ediyor. Ancak gazete, Trump’ın “imkansızı başarmanın mümkün olmadığını” kabul etmek istemediğini vurguladı.
Gazete şu değerlendirmeyi yaptı:
“Trump’ın umduğu hızlı ve gösterişli zafer gerçekleşmiyor. Önünde iki seçenek var: Tavizler gerektiren siyasi bir anlaşma ya da uzun, maliyetli ve kanlı bir savaş. Böyle bir savaş onu Amerikan halkı nezdinde nefret edilen bir figüre dönüştürebilir ve Irak ile Afganistan bataklığına saplanan George W. Bush’un ‘sarışın ikizi’ gibi gösterebilir.”
“Gerçekliği yıllarca kendi çıkarına göre şekillendirdi”
Haaretz, Trump’ın mevcut durumu kabullenmekte zorlanmasının kişiliğinden kaynaklandığını belirterek, onlarca yıl boyunca gerçekliği kendi çıkarlarına göre şekillendirmeyi başardığını yazdı.
Gazete, Trump’ın emlak sektöründe faaliyet gösterdiği dönemde sayısız yasayı esnettiğini ve iş ortakları, müteahhitler ile çalışanlarla yaptığı anlaşmaları sık sık ihlal ettiğini kaydetti.
Haberde ayrıca Trump’ın ticari kariyeri boyunca 4 binden fazla davaya karıştığı ve altı kez iflas süreci yaşadığı hatırlatıldı.
Buna rağmen Trump’ın her seferinde “enkazdan çıkmayı ve yeni ticari projelere geçmeyi başardığı” belirtilerek, geçmişte yaşadığı krizlerin sonuçlarıyla tam anlamıyla yüzleşmediği ifade edildi.
“Siyasi yükselişi bir sihirbaz gibi görüldü”
Gazete, Trump’ın siyasete girişinin başlangıçta yalnızca bir reklam hamlesi olarak görüldüğünü ancak zamanla kitlesel bir harekete dönüştüğünü yazdı.
Haaretz’e göre Trump, Barack Obama dönemindeki siyasi yönelimi tersine çevirmeyi başardı ve geçmişindeki skandallar ile “playboy” imajına rağmen seçim kampanyasını durduracak hiçbir gelişme yaşanmadı.
Gazete, Trump’ın anketlere rağmen başkan seçilmesini de “destekçilerinin zihinlerini okuyabilen bir sihirbaz” olarak görüldüğünün kanıtı şeklinde yorumladı.
“Koronavirüs bile bugünkü durum kadar zor değildi”
Haaretz, Trump’ın İran savaşıyla yaşadığı durumun en yakın benzerinin 2020’deki koronavirüs salgını olduğunu belirtti.
Ancak gazeteye göre Covid-19 krizinde Trump tek sorumlu değildi; federal sağlık kurumları uzman tavsiyeleri sunuyor, eyalet valileri ise kapanma ve maske politikalarını belirliyordu.
İran savaşında ise durumun tamamen farklı olduğu vurgulandı:
“Burada dış koşullar yok ve başkan suçu başkasına atamıyor. Bu onun savaşı. Üstelik ABD’ye yönelik doğrudan bir tehdit yokken başlatıldı.”
Gazete, Trump’ın kısa süreli bir saldırının İran rejimini devireceğine ve bunu “Napolyonvari bir başarı” olarak tarihe geçireceğine inandığını ancak bu hesabın büyük hata olduğunu yazdı.
“Korku tanımayan bir düşmanla karşı karşıya”
Haberde, Trump’ın şu anda “korku tanımayan, inatçı ve kontrol altına alınamayan bir düşman karşısında çıkmaza saplandığı” ifade edildi.
Gazete ayrıca muhafazakar medya figürü Tucker Carlson’ın savaş öncesinde Trump’ı saldırıdan vazgeçirmeye çalıştığını aktardı.
Carlson’ın anlattığına göre Trump, saldırının sonuçlarından endişe edilmemesi gerektiğini söyleyerek “Her şey yolunda olacak” dedi. Carlson’ın “Bunu nereden biliyorsun?” sorusuna ise Trump şu yanıtı verdi:
“Çünkü her zaman öyle olur.”
Haaretz bu ifadeye şu yorumla karşılık verdi:
“Hayır, her zaman öyle olmaz.”
Gazete yazısını şu sözlerle tamamladı:
“80. yaş gününe yaklaşan Trump, hayatında ilk kez kötü bir kararın bedelini tam anlamıyla ödüyor. Bu kez onu kendisinden kurtaracak avukatlar, halkla ilişkiler uzmanları ya da hoşgörülü yargıçlar yok. Hiçbir para miktarı da bu sorunu çözemiyor. Bu nedenle kaderi kabullenmekte zorlanıyor ve savaşı kendi istediği şekilde bitirmek için tehditler, vaatler ve temennilerle çabalamayı sürdürüyor.”