Güncel

Bulut, bal ve dil: Sizi hayrete düşürecek bilimsel gerçekler

500 tonluk bulutlardan dilin kişiye özgü izine, bir çay kaşığı bal için kat edilen 88 bin kilometreye kadar uzanan bilimsel veriler, doğa ve insan bedenine dair şaşırtıcı gerçekleri ortaya koyuyor.

Abone Ol

Belki de ilk kez duyacağınız bazı bilimsel gerçekler var. Gökyüzündeki bulutlardan yeryüzündeki arı kovanlarına, hatta insan bedenine kadar uzanan bu bilgiler, okur okumaz şaşkınlık uyandırabiliyor. Örneğin insan dilinin kendine özgü bir “parmak izi” taşıdığı gerçeği bunlardan biri.

500 tonluk bulutlar

NASA’nın topladığı bulut verileri, bilim insanlarına bulutların nasıl oluştuğunu, hava durumundaki değişimlere nasıl katkı sağladığını ve Dünya’nın iklimi üzerindeki etkilerini anlamada temel bilgiler sunuyor.

Bulutlar son derece önemli yapılar. Şaşırtıcı olan ise bir kümülüs (yığın) bulutunun 500 tondan daha ağır olabilmesine rağmen uçakların içinden rahatlıkla geçebilmesidir.

Bulutlar su veya buzdan oluşur ve bir düzineden fazla türe sahiptir. Yeryüzü seviyesinden başlayıp atmosferde 280.000 fit yüksekliğe kadar uzanabilirler. Yağış yoluyla toprağı besler, kasırgaların gücünün bir parçasını oluşturur, gezegenin ısınmasına ve soğumasına katkı sağlarlar. Bazı durumlarda ise gözlem ve zorlu görevlerin yürütülmesini engelleyebilirler.

Bulut araştırmaları NASA’nın yer bilimleri çalışmalarının temel bir parçasıdır. Geçmişteki, mevcut ve gelecekteki pek çok görev, bulutların nasıl oluştuğunu, işlevlerini ve Dünya’nın iklim sağlığındaki rollerini anlamaya adanmıştır. NASA, yer, hava ve uzay araçlarıyla topladığı verilerle bulutların dinamiklerini, özelliklerini ve yaşam döngülerini analiz etmektedir.

Dilin izi ve kimlik tespiti

İnsan dili de sanılandan daha fazla sır barındırıyor. Bilim insanları, dil yüzeyinin “papilla” adı verilen küçük çıkıntılarla kaplı olduğunu ortaya koydu. Mantar şeklindeki papillalar tat tomurcuklarını barındırır ve tatların algılanmasında kritik rol oynar.

İpliksi papillalar ise daha çok doku ve sürtünmeyle ilgilidir; yiyecek ve sıvıların kontrol edilmesine yardımcı olur ve hatta tokluk hissini etkiler.

Bu ağız yüzeyinde yer alan ince ayrıntılar ve bireysel desenler uzun süre gizemini korudu. Yeni bir araştırmada ise makine öğrenimi ve “topolojik veri analizi” adı verilen gelişmiş bir matematiksel araç kullanıldı.

Bilim insanları, 2000’den fazla papillayı içeren üç boyutlu görüntüler elde etti. Sadece çıkıntıları görmekle kalmayıp, şekillerini, eğriliklerini ve karmaşık geometrik özelliklerini analiz ettiler. Bu durum, adeta bir parmak izine bakmak gibi; ancak bu kez söz konusu olan dil.

Daha da şaşırtıcı olan, dil papillalarının her birey için benzersiz özellikler taşımasıdır. Araştırmalara göre yalnızca tek bir papilla üzerinden, 15 kişilik bir grup içinde yüzde 48 doğruluk oranıyla kimlik tespiti yapılabiliyor.

Arıların krallığı

İnsan dilinden arıların dünyasına geçildiğinde de dikkat çekici gerçekler ortaya çıkıyor. Bir işçi arı, yaz aylarında genellikle birkaç hafta süren yaşamı boyunca ortalama olarak yalnızca 1/12 çay kaşığı kadar bal üretebiliyor.

Sadece 450 gram bal üretmek için arıların yaklaşık 2 milyon çiçekten nektar toplaması ve toplamda 88.000 kilometre yol kat etmesi gerekiyor.

Başka bir ifadeyle, yalnızca bir çay kaşığı bal, 12 işçi arının tüm yaşamları boyunca ürettiği miktara eşit.