Bu kadar sorunun içerisinde bir de köpek saldırıları!

Abone Ol

Yazılması gereken çok sorunumuz var. Sorunların üstesinden gelebilmek için konuşmak, tartışmak lazım.

“Terörsüz Türkiye” süreci yanında özellikle adli vakalarla ilgili de tartışmalar dikkatlerden kaçmıyor.

Narin Güran cinayetiyle ilgili verilen kararların vicdanları tatmin etmediği görülüyor. Umarım dosyanın yeniden ele alınması kararlaştırılır.

Rojin Kabaiş cinayetiyle ilgili sır perdesi hâlâ aralanmadı. Daha yeni 2-3 gün önce, Rojin’in kaldığı yurt yönetiminin kusur ve ihmalleri olabileceği hususunda soruşturma izni verildi. Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen “soruşturma izni verilmemesi” kararı, itiraz üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldı. Bu da olumlu bir gelişme oldu.

Gülistan Doku davasında peş peşe tutuklamalar oldu, ancak o olay da hâlâ aydınlatılmayı bekliyor.

Elhasıl, sorunlar bir değil. Ama özellikle şu başıboş köpek sorunuyla ilgili birkaç kelam etmek istiyorum.

Şu köpek sorunu her bir vahşet sonrası birkaç gün tartışılıyor ve ardından gündemden düşüyor. Sorun çözülmeyince de toplum olarak aynı vahşetlerle yüzleşmeye devam ediyoruz.

Köpekleri tartışınca birileri hemen bizi hayvan düşmanı ilan edebilir; ancak öyle değil. “Merhamet edene Allah da merhamet eder; yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.” hadis-i şerifi mucibince hareket edilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmek istiyorum.

Özellikle de bu sınıf hayvanlarla sanki bir sorunumuz varmış diye de anlaşılmasın. Burada eğer bu vahşete sebebiyet veren köpekler değil de tavuklar olsaydı, emin olun biz tavukları konuşurduk ki bir ara kuş gribi vakalarında bunları tartışıyorduk.

Öyle mesele özellikle bir kısım hayvan düşmanlığı falan değil yani. Ortada hâlledilmesi gereken bir sorun var ve bu sorunun temelinde de sokakta başıboş kümeleşen köpekler var.

Köpeklerin parçaladığı çocukların, yaşlıların hakkını savunmak; hayvan düşmanlığı değil, insan olmanın gereğidir.

Konunun çözülemeyişinin sebebi her ne olursa olsun, köpeklerden yana tavır takınan lobiler olduğu artık şüphe götürmez bir gerçektir.

İki insan arasındaki anlaşmazlıklarda bile saldırgan tarafa yönelik tedbirlerin alınması bir sorumluluksa ve saldırganın engellenmesi hukuki, insani ve toplumsal bir gereklilikse, köpeklerin bu saldırganlıklarıyla ilgili de tedbirlerin alınması bir zorunluluktur.

Bu konuda mesafe alınamıyorsa ve alınan/alınacak tedbirlere gözü kapalı birileri aşırı tepki verip bir çözüm de sunmadan saldırıyorsa, burada başka bir rant meselesi vardır demektir. Sektörün yıllık finansal hacminin, 460 milyar lira üzerinde olduğu ifade ediliyor.

Belediyelerin özellikle bu konudaki sorumlulukları unutulmamalıdır. Malum olduğu üzere en son Van’da köpekler yine çocuklara saldırmıştı. Saray ilçesi Kazım Paşa Mahallesi’nde amca çocukları olan 5 yaşındaki Hamza Özsoy ile 10 yaşındaki A.Ö., oyun oynadıkları sırada köpeklerin saldırısına uğramıştı. Saldırıda vefat eden Hamza Özsoy gözyaşları arasında toprağa defnedildi. Yaralı A.Ö.’nün tedavisi ise Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam ediyor.

İlginçtir ki bu vahşet sonrası bile saldırgan sürü köpeklerle ilgili bir işlem yapılmamış ve ailenin, köpeklerin yine evlerinin etrafında dolanmalarına yönelik isyanları olmuştu.

Kısacası, bu kadar sorunun içerisinde şu köpek sorunu da çözülmeyi bekliyor. Buradan da uyarmış olalım.