Dünya

Bölge bize vaat edildi diyorlardı şimdi 'israilden' kaçıyorlar

Soykırımcı israilde yapılan ankete göre katılımcıların %31’i israili terk etmeyi düşünüyor ya da istiyor.

Abone Ol

“Agam Enstitüsü” ve İbrani Üniversitesi araştırmacıları tarafından 23-24 Nisan tarihlerinde 1325 katılımcı üzerinde gerçekleştirilen yeni bir anket, İran ve Hizbullah ile yaşanan çatışma ortamında israil kamuoyunun karmaşık bir tablo sergilediğini ortaya koyuyor. Sonuçlar, israillilerin “zafer” anlatısını tam olarak benimsemediğini, israilin uluslararası konumu konusunda artan endişe duyduklarını, 7 Ekim’deki başarısızlıkla ilgili resmi bir soruşturma komitesi kurulmasını talep ettiklerini ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun performansından yüksek düzeyde memnuniyetsizlik duyduklarını gösteriyor.

Anketin en dikkat çekici bulgularından biri, belirgin bir “zafer hissinin” bulunmaması. israillilerin yalnızca yaklaşık yarısı İran’ın çatışma sonucunda zayıfladığını düşünüyor: %41,5’i bir miktar zayıfladığını, %14,1’i ise ciddi şekilde zayıfladığını belirtiyor. Buna karşılık %29,4’ü durumun değişmediğini, %14,9’u ise güçlendiğini ifade ediyor. israil açısından da tablo benzer şekilde karmaşık: %37,7 israilin konumunu güçlendirdiğini düşünürken, %33,4 zayıfladığını, %28,9 ise değişmediğini söylüyor. Bu veriler, çatışmanın maliyetine rağmen kamuoyunun stratejik dengenin belirgin şekilde iyileştiğine inanmadığını gösteriyor. Katılımcıların %31,1’i israilden ayrılmayı düşündüğünü ifade etti; bunların %14,1’i ciddi şekilde bunu planlarken, %17’si istemesine rağmen bunu gerçekleştiremeyeceğini belirtti.

Lübnan cephesine ilişkin olarak, mevcut şartlarda ateşkese karşı çıkma ile daha geniş bir siyasi çözüme açık olma arasında belirgin bir ayrım görülüyor. Katılımcıların %41,1’i Hizbullah ile ateşkese karşı çıkarken, %21,8’i destekliyor; %37’si ise kararsız. Buna rağmen kamuoyu siyasi çözüm fikrine kapalı değil: %58,6 doğrudan müzakereleri ve Lübnan ile barış anlaşmasını desteklerken, %14 karşı çıkıyor. Ancak bunun gerçekleşebilirliğine dair güven düşük: %44,1 uzun vadeli bir anlaşma ihtimalini düşük, %37,3 orta, yalnızca %18,7 yüksek görüyor.

Filistin sahasında da net bir uzlaşı yok. Katılımcıların %40,9’u, ABD ile gerilim pahasına da olsa Hamas’a karşı yoğun askeri operasyonların yeniden başlatılmasını destekliyor. Buna karşılık %28,9’u, hareketin tamamen tasfiye edilmesi şartı olmadan kalıcı ateşkes ve siyasi çözümü tercih ediyor; %30,2 ise kararsız. Ancak en dikkat çekici nokta, Hamas’ın tamamen tasfiye edilebileceğine olan inancın zayıflaması: %19,3 bunun önümüzdeki yıllarda kesinlikle mümkün olmadığını, %37,8 ise ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyor. Yani toplamda %57,1’lik kesim bu hedefin gerçekleşebilirliğine inanmıyor. Buna karşılık bunu mümkün görenlerin oranı yalnızca %18,8.

Anket sonuçları, Netanyahu’nun performansına yönelik olumsuz bir tabloyu da ortaya koyuyor. Katılımcıların %66,1’i politikalarından memnun olmadığını belirtirken, %48,1’i tamamen, %18’i ise kısmen memnuniyetsiz olduğunu ifade etti. Buna karşılık yalnızca %33,9 memnun olduğunu belirtti. Siyasi konumuna ilişkin karşılaştırmalar da gerilemeye işaret ediyor: Başbakanlık için tercih edilme oranı Mart ayında %38-40 seviyelerindeyken Nisan’da %31-34’e, son ankette ise %28-29’a düştü. Buna karşılık Naftali Bennett %27,9 ile yaklaşırken, Gadi Eisenkot %16,7, Yair Lapid ise %7,4 oranında destek alıyor. Doğrudan karşılaştırmalarda Netanyahu, Bennett’e karşı %62,1’e %37,9; Eisenkot’a karşı %60,3’e %39,7 oranlarıyla geride kalıyor. Lapid karşısında yarış başa baş seyrederken, Benny Gantz karşısında da az farkla geri düşüyor.

Katılımcıların %70’ten fazlası, israilin uluslararası konumunun zayıflamasının ve Batılı ülkelerle yaşanan gerilimin uzun vadede güvenliğe olumsuz yansıyabileceğini belirtiyor.