BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujaric, günlük basın toplantısında konuştu.
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün (UNCTAD) verilerine işaret eden Dujarric, ABD/israil-İran İslam Cumhuriyeti savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını söyledi.
Dujarric, boğazdaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı.
-
Hürmüz Boğazı’ndaki kablolar dünya internetini felç edebilir
İran İslam Cumhuriyeti, geçen hafta Hürmüz Boğazı’ndaki deniz altı kablolarının bölgenin dijital ekonomisi açısından hassas bir nokta olduğunu belirtti.
Zaten küresel petrol sevkiyatı için bir dar boğaz olan bu dar su yolu, dijital dünya için de hayati öneme sahip. Birçok fiber optik kablo, boğazın deniz tabanı boyunca uzanarak Hindistan ve Güneydoğu Asya’dan Avrupa’ya, Körfez ülkeleri ve Mısır üzerinden bağlantı sağlıyor.
Deniz altı kabloları, veri ve enerji iletimi için deniz tabanına döşenen fiber optik veya elektrik kablolarıdır. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ne göre dünya internet trafiğinin yaklaşık %99’u bu kablolar üzerinden taşınıyor.
Bu kablolar, ülkeler arasında telekomünikasyon ve elektrik aktarımını da sağlıyor; bulut hizmetleri ve çevrim içi iletişim için vazgeçilmez bir altyapı oluşturuyor.
Jeopolitik ve enerji analisti Masha Kotkin, “Kabloların zarar görmesi internetin yavaşlaması veya kesilmesi, e-ticaretin aksaması, finansal işlemlerin gecikmesi ve bunların ekonomik sonuçları anlamına gelir” dedi.
Körfez ülkeleri için kritik altyapı
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, ekonomilerini petrolden çeşitlendirmek amacıyla yapay zeka ve dijital altyapıya milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Bu ülkelerin kurduğu ulusal yapay zeka şirketleri, veri aktarımı için tamamen deniz altı kablolarına bağımlı.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen başlıca kablolar arasında:
Asia-Africa-Europe 1 (AAE-1)
FALCON ağı
Gulf Bridge International Cable System yer alıyor. Ayrıca Katar merkezli Ooredoo öncülüğünde yeni ağlar da inşa ediliyor.
Riskler neler?
International Cable Protection Committee verilerine göre 2014–2025 arasında kablo uzunluğu artsa da yıllık arıza sayısı 150–200 civarında sabit kaldı.
Arızaların %70–80’i balıkçılık faaliyetleri ve gemi çapaları gibi insan kaynaklı kazalardan kaynaklanıyor. Devlet destekli sabotaj ihtimali ise daha düşük ama önemli bir risk olarak görülüyor.
Bunun dışında deniz akıntıları, depremler, deniz altı volkanları ve tayfunlar da risk oluşturuyor.
Savaş riski artırıyor
Yaklaşık iki aydır süren İran savaşı, enerji arzı ve bölgesel altyapıda ciddi aksamalara yol açtı. Bahreyn ve BAE’deki veri merkezleri de saldırılardan etkilendi. Ancak deniz altı kabloları şu ana kadar zarar görmedi.
Yine de dolaylı riskler bulunuyor. Özellikle hasar görmüş gemilerin sürüklenerek çapalarıyla kablolara zarar verme ihtimali öne çıkıyor.
Kotkin’e göre, “Aktif askeri operasyonlar sırasında kazara hasar riski artar ve çatışma uzadıkça bu ihtimal yükselir.”
Benzer bir olay 2024’te Kızıldeniz’de yaşanmış, saldırıya uğrayan bir gemi sürüklenerek kabloları koparmıştı.
Kabloların tamiri teknik olarak mümkün olsa da çatışma bölgelerinde bu süreç oldukça zor. Onarım gemilerinin güvenliği, sigorta riskleri ve deniz mayınları gibi faktörler süreci karmaşık hale getiriyor.
Ayrıca hasarın bulunduğu bölgeye erişim için gerekli izinlerin alınması zaman alabiliyor.
Uzmanlara göre deniz altı kabloları zarar görse bile kara bağlantıları nedeniyle tamamen iletişim kesintisi yaşanmaz. Ancak uydu sistemleri tam bir alternatif değil.
Uydu sistemleri aynı veri kapasitesini taşıyamıyor, daha maliyetli ve kara altyapısına bağımlı.





