Oylama sonucunda karar, 123 ülkenin "evet" oyuyla kabul edilirken, ABD, Arjantin ve siyonist rejim karşı oy kullandı, 53 ülke ise çekimser kaldı.
Kararda, transatlantik köle ticaretinin milyonlarca Afrikalı ve Afrika kökenli insan üzerinde yüzyıllar boyunca süren acı, şiddet ve ekonomik sömürüye yol açan "korkunç bir trajedi" olduğu vurgulandı.
Metinde ayrıca köleliğin mirasının sistematik eşitsizlikler, ırk ayrımcılığı ve kalkınma sorunları şeklinde etkisini sürdürdüğü kaydedildi.
Kararın önemli maddelerinden biri olan "onarıcı adalet" çağrısı kapsamında, eski köle ticareti yapan ülkelerin Afrika Birliği ve Afrika devletleriyle diyaloğa girerek tarihsel haksızlıkların giderilmesine yönelik adımlar atması istendi.
Kararda, tazminat mekanizmasına ilişkin net bir çerçeve çizilmezken mali tazminat, borçların silinmesi, kalkınma yardımları ve yağmalanan kültürel varlıkların iadesi gibi seçeneklere işaret edildi.
Gana heyetine liderlik eden Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, oylamanın ardından kararın kabulünü adalet ve tanınma mücadelesinde "tarihi bir adım" olarak değerlendirdi.
Mahama, kararın eski sömürgeci ve köle ticaretiyle bağlantılı ülkeler için geçmişle yüzleşmeye yönelik güçlü bir ahlaki ve siyasi sorumluluk ortaya koyduğunu belirtti.