Güncel

Bir psikolog söyledi: Boşanmalar bizim yüzümüzden arttı

Psikolog Esra Özbey, sosyal medya paylaşımında boşanmaların artışını psikologların ve aile terapistlerinin “değerli hissetme” vurgusuna bağladı.

Abone Ol

Psikolog Esra Özbey, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda son yıllarda artan boşanma oranlarına ilişkin dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Özbey, boşanmaların artışında psikologların ve özellikle aile terapistlerinin yaklaşımının etkili olduğunu öne sürdü.

Özbey videoda, “Boşanmalar psikologlar yüzünden arttı. Aile terapistleri ne zaman insanlara evlilikte asıl önemli olan şeyin kendilerini değerli hissetmeleri olduğunu vurguladı, boşanmalar ciddi patlak verdi.” ifadelerini kullandı.

“Bireysel mutluluk vurgusu aileyi zayıflatıyor”

Özbey, terapistlerin danışanlara sürekli olarak “değerli hissetme” kavramlarını merkeze koymasının, eşler arasındaki tolerans eşiğini düşürdüğünü savundu. Bu yaklaşımın, evliliği bir “bireysel tatmin alanı”na indirgediğini ifade eden Özbey, bunun aile kurumuna zarar verdiğini dile getirdi.

Açıklamalarında, evlilikte fedakarlık, sabır ve sorumluluk gibi unsurların geri plana itildiğini söyleyen Özbey, boşanmaların bu zihinsel dönüşümle paralel arttığını belirtti.

Özbey’in sözleri kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, uzmanlar ve kullanıcılar arasında yoğun bir tartışma başladı.

Son yıllarda hem boşanma oranlarındaki artış hem de evlilik oranlarındaki düşüş, toplumsal dönüşüm tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre bu iki eğilimin arkasındaki önemli faktörlerden biri, modern toplumlarda giderek güçlenen bireyselleşme anlayışı.

Sosyologlar ve aile danışmanları, evliliğin geçmişte daha çok ekonomik güvence, toplumsal kabul ve aile bütünlüğü üzerinden tanımlandığını; günümüzde ise bireysel mutluluk, duygusal tatmin ve kişisel gelişim eksenine kaydığını belirtiyor.

Bu dönüşümle birlikte bireyler, uzun vadeli bir birlikteliğe adım atmadan önce kişisel özgürlüklerini, kariyer hedeflerini ve yaşam standartlarını önceliklendirebiliyor. Bu durum da evlilik yaşının yükselmesine ve bazı kesimlerde evlilikten tamamen uzak durma eğilimine yol açabiliyor.

Uzmanlara göre bireyselleşmenin artması, evliliklerde beklenti seviyesini de yükseltiyor. “Mutlu değilsem devam etmem” anlayışı, özellikle genç kuşaklarda daha görünür hale geliyor.