Almanya’daki Idar-Oberstein ve Marburg tesisleri, Asya’daki Singapur tesisi ve ortaklı Tübingen tesisi kapatılacak. Kapanmaların 2027 sonuna kadar tamamlanacağı, tesislerin satışı için de seçeneklerin değerlendirileceği bildirildi.
BioNTech, geçen yıl 950 ila 1350 tam zamanlı işin iki yıl içinde azaltılacağını duyurmuştu. Yeniden yapılanma sürecinden toplamda 1860 kadar pozisyonun etkilenmesi bekleniyor.
Şirketin kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci, Mart Ayı'nda yeni bir girişim başlatmak üzere görevlerinden ayrıldıklarını açıklamıştı.
BioNTech, Kovid aşılarına olan talepte belirgin bir düşüş yaşandığını, artık aşıların daha çok yaşlılar ve risk grubundaki kişiler için uygulandığını belirtiyor. Bu yılın ilk çeyreğinde gelirler 118,1 milyon euroya gerilerken, geçen yıl aynı dönemde bu rakam 182,8 milyon euro olmuştu. Net zarar ise 531,9 milyon euroya yükseldi. Bu kayıplar, araştırma ve geliştirme yatırımlarına ve özellikle kanser tedavisinde çok amaçlı kullanım potansiyeli hedeflenen “Pumitamig” adlı antikorun küresel faz 2 çalışmalarına bağlandı.
PANDEMİ TEZGAHI VE MİLYAR DOLARLARCA KÂR!
Pandemi sürecinde "kurtarıcı" maskesiyle piyasaya sürülen ve mRNA teknolojisiyle tartışmaların odağında yer alan BioNTech aşısı, Alman devine astronomik rakamlar kazandırdı. Şirketin finansal verileri, küresel bir sağlık krizinin nasıl devasa bir ticari başarıya dönüştürüldüğünü gözler önüne sererken; madalyonun diğer yüzünde ise aşı sonrası kalıcı hasar aldığını iddia eden binlerce mağdurun adalet arayışı bulunuyor.
BioNTech, kovid aşılarından elde ettiği gelirle adeta bir servet imparatorluğu kurdu. Şirketin açıkladığı resmi verilere göre:
2021 Yılı: Şirket tarihinin zirvesini görerek tam 18,9 milyar euro gelir ve 10,3 milyar euro net kâr elde etti.
2022 Yılı: Talep azalsa da kasaya giren miktar 17,3 milyar euro seviyesinde seyretti.
2023-2025 Dönemi: Salgının etkisini yitirmesine rağmen, varyantlara özel aşılar ve hükümetlerle yapılan uzun süreli sözleşmeler sayesinde milyarlarca euroluk nakit akışı devam etti.
Birikmiş Sermaye: 2026 başı itibarıyla şirketin elinde, gelecek projeleri fonlamak üzere yaklaşık 17-18 milyar euro nakit rezervi bulunduğu belirtiliyor.
YAN ETKİ DAVALARI ÇIĞ GİBİ
Sermaye büyürken, dünyanın dört bir yanından yükselen "mağduriyet" feryatları yargıya taşındı. Özellikle Almanya başta olmak üzere birçok ülkede BioNTech aleyhine açılan davalarda ciddi iddialar yer alıyor.
Kalp ve Damar Sorunları: Davacıların büyük çoğunluğu; aşı sonrası gelişen miyokardit (kalp kası iltihabı), perikardit ve damar tıkanıklığı gibi ciddi sağlık sorunları nedeniyle tazminat talep ediyor.
Hukuki Süreç: BioNTech, mahkemelerde yaptığı savunmalarda "ürünlerinin güvenli olduğunu" ve "yan etkilerin nadir görüldüğünü" iddia ederek sorumluluktan kaçmaya çalışsa da, birçok eyalet mahkemesi bilirkişi raporları eşliğinde süreci derinleştiriyor.
Kalıcı Hasar İddiaları: Davacılar, aşının ardından iş göremez hale geldiklerini, kronik yorgunluk ve sinir sistemi bozuklukları yaşadıklarını belirterek, şirketin kâr hırsının insan sağlığının önüne geçtiğini savunuyor.
KANSER AŞISI SÖYLEMİYLE YENİ PERDE
Hakkındaki iddiaları ve davaları gölgelemek istercesine BioNTech, şimdilerde rotayı "kanser aşılarına" kırmış durumda. 2026 yılı itibarıyla birçok kanser ilacı için klinik deneylerin son aşamasına gelindiğini duyuran şirket, geçmişteki tartışmalı mRNA tecrübesini yeni bir pazar alanına tahvil etmeyi planlıyor.
Kamuoyu ise şu soruyu soruyor; Milyarlarca euro kâr eden bu dev yapılar, sebep oldukları iddia edilen sağlık yıkımlarının hesabını verecek mi, yoksa "bilimsel ilerleme" kılıfı altında yeni ticari döngüler mi kurulacak?