Ortadoğu'daki Hürmüz ablukası aşılamadığı takdirde, uluslararası ticaret uzmanları petrolün fıçısının 150 ila 180 dolar seviyelerine fırlayabileceği konusunda hemfikir. Böyle bir fiyat artışı, İstanbul'daki şehir içi ulaşımdan temel gıda lojistiğine kadar her kalemde durdurulamaz bir enflasyon kasırgası ve ekonomik daralma yaratma potansiyeline sahip. Uzmanların "borç alınmış zamanda yaşıyoruz" diyerek ifade ettiği bu süreç, megakent için tam bir beka meselesine dönüşüyor.

Benzin Depophotos 1541816 G5Ay

Tarihin En Hızlı Rezerv Erimesi Yaşanıyor

İstanbul'un yeni açılan devasa havalimanları ve artan yaz seyahatleri, dünya genelindeki yakıt kıtlığını daha da körüklüyor. Raporlara göre yeryüzündeki günlük enerji tüketimi, üretim bandını 6 milyon varilden fazla aşıyor. Hükümetler bu büyük çatlağı yamamak için zor gün stoklarından piyasaya her gün 2 milyon varil aktarsa da, bu can suyunun temmuz ortasında kesilmesi bekleniyor. Krizin patlak verdiği ilk günden bu yana küresel depolardan 380 milyon varil akaryakıt tamamen silindi. Körfez'de ulaşılamayan devasa kargolar da hesaba katıldığında, durumun vahameti çok daha net anlaşılıyor.

Ülkeler Gemi Kaptanını Kurtarma Derdinde

Kriz öylesine derin bir noktaya geldi ki, acil durum ilan eden ülkelerin sayısı mart ayından bu yana 55'ten 76'ya fırladı. Avustralya kendi pazarını korumak için 10 milyar dolar harcarken, Fransa ekonomik koruma kalkanlarının kapsamını baştan aşağı yeniliyor. Hindistan, altın ithalatını durdurma ve yurtdışı seyahatlerini engelleme çağrıları yapıyor. Sadece birkaç yıl önce 90 doların normal kabul edildiği petrol piyasasında, fiyat artışlarına dayanamayan Sri Lanka, Pakistan ve Filipinler çoktan 4 günlük çalışma haftasına geçti. İstanbul'u en çok tedirgin eden gelişme ise, yüksek navlun bedelleri yüzünden uluslararası rafinerilerin üretim yapmak yerine rölantide çalışmayı seçmesi ve bu durumun jet yakıtı gibi kritik ürünlerde kıtlığa yol açmasıdır.

Kaynak: Haber Merkezi