Güncel

Benzeri olmayan bir tasarım: Apartmanlar arası köprü! Bu yüzden yapmışlar..

(SSCB) Sovyet Birliği zamanında inşa edilen apartman blokları, üst katlar arası havada köprülerle birleştirilmişti. Bilim kurgu filmini çağrıştıran bu apartmanların Ardında dönemin mimari ve ideolojik motivasyonları yer alıyordu.

Abone Ol

Sovyet birliğinin güçlü olduğu yıllarda geniş bir bölgede varlığı hissedilirdi, günümüzde bile (2026) büyük şehirlerin konut mahallelerinde sıra dışı yapılara rastlamak oldukça mümkün. Orta ve yüksek katları birbirine bağlayan beton ve çelikten inşa edilen bu asma geçitler, halk arasında " hava köprüleri" adıyla biliniyor. Bu sıra dışı görünüm kökeninde ise son derece pratik ve akılcı gerçekler yatıyor..

İLK ÖRNEK GÜRCİSTAN

Bu tarz yapılar en dikkat çekici örneklerden biri, Türkiye vatandaşlarının kimlik göstererek seyahat edebildiği Gürcistan'ın Tiflis kentindeki Nucubidze Platosu adlı küçük bir semtinde görüyoruz. 1970'li yıllarda mimarlar Otar Kalandarishvili ve Gizo Potskhishvili , dik yamaçta ve sarp arazilere cesur bir çözüm üretti.

Zorlu arazi koşullarında ( engebeli ve dik) her yapıya bağımsız yol ve erişim oluşturmak yerine 3 apartman bloğu, orta ve yüksek katlardan köprülerle birleştirildi. Dolayısıyla İnsanlar bir binadaki asansöre binip diğer bloklara yükseklik farkı hissetmeden geçebiliyordu. Bu yöntemle hem altyapı yatırımlarını hem işletme maliyetlerini düşürdü. Ve günlük kullanım konforlu hale geldi.

KOMÜNAL EV ANLAYIŞI

Havada asılı köprülerin arkasındaki başka bir unsur ise, Sovyetlerin "komünal ev" anlayışıydı. Öncü Mimarlar bireysel yaşama geri plana atıp ortak mekanlara dayalı bir düzen kurmayı hayal ediyordu. Bu sayede köprüler aracılığıyla yemekhaneler, çamaşırhaneler ve kütüphaneler gibi ortak kullanım noktaları konutlara bağlanarak, insanların dışarı çıkmaksızın bunlara ulaşmasını hedefliyordu.

Aynı dönemde 1970'ler ve 1980'lerde bu tür bağlantı yolları, mimaride deneysel geleceğe yönelik akımların bir parçası halini aldı. Tek tip konut bloklardan ibaret semtlere değişik bir görünüm kazandırmak isteyen mimarlar, kullanım açısından yararı az da olsa daha karmaşık ve geleceğe dönük tasarımlar uygulamaya çalıştı.

Geçen süre içerisinde köprülerin önemli bir kısmı ya kullanımından kaldırıldı ya da terk edilmiş işlevsiz hale geldi. Çoğu çökme ihtimali karşı kullanıma kapatılırken, kimileri de kaçak girişleri engellemek amacıyla mühürlendi.