Dünya

Ben Gvir'den skandal baskın!

Siyonist rejimin aşırı sağcı sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde bulunan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yerleşkesindeki yıkım çalışmalarını bizzat yerinde yönetti.

Abone Ol

İşgal altındaki Kudüs, Salı sabahı uluslararası hukuku hiçe sayan bir provokasyona sahne oldu. Sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in bizzat komuta ettiği baskınla, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait yerleşke hedef alındı.

Önce yıkım, sonra el koyma kararı
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, saldırının hukuksuz süreci detaylandırıldı. Valilik, "israil Toprak İdaresi" adına hazırlanan el koyma kararının yerleşke kapısına asıldığını; ancak bu karardan hemen önce işgalci buldozerlerin komplekse girerek içerideki bazı yapıları yerle bir ettiğini bildirdi. Salı sabahı erken saatlerde başlayan yıkım faaliyetleriyle BM’ye ait tesisler doğrudan hedef alındı.

BM bayrağı indirildi
Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, işgal güçleri baskın öncesinde Şeyh Cerrah Mahallesi’ni ve yerleşkeye çıkan tüm sokakları yoğun askeri kuşatma altına aldı. Çevredeki sivil hareketi tamamen kısıtlayan işgalciler, UNRWA binasına girerek uluslararası hukukun simgesi olan Birleşmiş Milletler bayrağını gönderden indirdi. İşgalcilerin, BM bayrağının yerine siyonist rejim bayrağını asması, saldırının sembolik ve siyasi boyutunu gözler önüne serdi.

Uluslararası dokunulmazlık ayak altında
Kudüs Valiliği, yaşananları "uluslararası dokunulmazlığa yönelik açık ve pervasız bir ihlal" olarak niteledi. Birleşmiş Milletler mülkü olan ve mülteci haklarını temsil eden bir merkezin işgalci bakan tarafından bizzat hedef alınması, uluslararası kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Uzmanlar, bu adımın UNRWA’nın Kudüs’teki varlığını tamamen silmeye yönelik sistematik bir tasfiye planının parçası olduğunu vurguluyor.

Valilik, UNRWA yerleşkesinin Kudüs'te Birleşmiş Milletlere bağlı statüsünü koruduğunu ve BM Ayrıcalıklar ve Dokunulmazlıklar Sözleşmesi gereği her türlü idari, yargısal ve yürütme müdahalesinden muaf olduğunu hatırlattı. Ayrıca Uluslararası Adalet Divanı kararlarına atıf yapılarak, siyonist rejimin Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarında hiçbir egemenlik hakkının bulunmadığı vurgulandı.

Açıklamada, bu saldırının UNRWA'ya yönelik sistematik baskıların bir parçası olduğu belirtildi. Buna göre, işgal makamları kısa süre önce UNRWA tesislerine elektrik ve su sağlayan şirketlere hizmeti kesme talimatı verdi. Ayrıca ayın 12'sinde UNRWA'ya bağlı bir sağlık merkezine baskın düzenlenerek geçici kapatma kararı çıkarıldı. Söz konusu merkezin, mülteci Filistinliler için temel sağlık hizmeti sunduğu ifade edildi.

Kudüs Valiliği, 2024 yılı boyunca UNRWA'yı hedef alan kundaklama saldırıları, tehdit içerikli gösteriler, medya üzerinden yürütülen karalama kampanyaları ve UNRWA karşıtı yasaların bu sürecin altyapısını oluşturduğunu belirtti. Bu baskılar nedeniyle UNRWA çalışanlarının geçtiğimiz yıl başında yerleşkeyi terk etmek zorunda kaldığı, ayrıca mobilya, bilişim ekipmanları ve diğer malzemelere el konulduğu aktarıldı.

Valilik, UNRWA'nın Kudüs'te yaklaşık 192 bin Filistinli mülteciye hizmet verdiğini hatırlatarak, bu saldırıların BM Genel Kurulu tarafından ajansa verilen yetkiyi fiilen engellediğini vurguladı. Açıklamada, işgalci rejimin, mülteci meselesini ve Filistinlilerin uluslararası hukukla güvence altına alınmış geri dönüş hakkını tasfiye etmeyi amaçladığı belirtilerek, yaşanacak tüm sonuçların sorumluluğunun işgalcilere ait olduğu ifade edildi.