Dünya

Ben-Gurion Kanalı.. ''israilin'' Gazze'deki hedefi bu proje mi?

Soykırımcı israilin Gazze saldırıları sürerken, Ben-Gurion Kanalı projesi yeniden gündeme geldi.. Siyonistlerin amacı bu mu?

Abone Ol

Soykırımcı israil, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürürken, uzun süredir tartışılan “Ben-Gurion Kanalı Projesi” olarak bilinen ekonomik fırsata ilişkin söylemler yeniden gündeme geldi.

David Ben-Gurion’un adını taşıyan bu proje, 1960’ların sonlarında ortaya atılmış olup, Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan ana deniz yolu olan Süveyş Kanalı’na alternatif bir güzergah oluşturmayı hedefliyordu.

Ben-Gurion Kanalı Projesi’nin tarihsel arka planını, önerilen önemini ve Süveyş Kanalı etrafındaki karmaşık jeopolitiği incelemek önem kazanıyor.

Bu önerinin arkasındaki motivasyonları anlamak için Süveyş Kanalı’nın tarihi, 1956’daki Üçlü Saldırı (Tripartite Aggression) ve kanalın kapanmasının dünya ticaretinde oluşturduğu beklenmedik şoklar incelenmeli.

Ben-Gurion kimdir?

David Ben-Gurion (1886–1973), Polonya kökenli önde gelen bir Siyonist lider olup israilin kurucusu olarak bilinir.

Filistinlilerin topraklarından kitlesel olarak çıkarılması sürecinde Siyonist milislere talimat veren biri olarak tanımlanmıştır. Aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinden Yahudi göçünü Filistin’e yönlendirmiştir.

Ben-Gurion Kanalı projesi nedir?

Ben-Gurion Kanalı projesi, 1960’larda israil tarafından önerilen ve Kızıldeniz’i Akdeniz’e bağlamayı amaçlayan bir projedir. Güzergahın, Akabe Körfezi’nin güneyinden başlayarak Eilat limanı üzerinden Ürdün sınırı boyunca, Arava Vadisi’nden geçmesi planlandı. Bu hat, Negev Dağları ile Ürdün yaylaları arasında yaklaşık 100 kilometre uzanacak, ardından Ölü Deniz havzasını dolanarak Negev’de bir vadi üzerinden ilerleyecek.

Daha sonra kuzeye yönelerek Gazze Şeridi’ni baypas edecek ve Akdeniz’e bağlanacaktı.

Ancak halihazırda Kızıldeniz ile Akdeniz’i bağlayan bir hat zaten var: Süveyş Kanalı. Bu yapay su yolu, gemilere Kuzey Atlantik ile Hint Okyanusu arasında en kısa rotayı sunar ve dünya ticaretinin yaklaşık %12’sini taşır.

Süveyş Kanalı zaman çizelgesi
1858: Fransız Süveyş Kanalı Şirketi kuruldu
1868: Süveyş Kanalı açıldı
1875: İngiltere hisselerin %44’ünü alarak ortak oldu
1888: İstanbul Sözleşmesi ile kanalın serbest kullanımı garanti altına alındı
1956: Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır kanalı millileştirdi
1956: Üçlü saldırı sonrası kanal kapandı
1957: Kanal yeniden açıldı
1961: Daha büyük gemilerin geçişine imkân tanıyan proje başladı
1967: Altı Gün Savaşı ile kanal kapatıldı
1975: Cumhurbaşkanı Enver Sedat kanalı yeniden açtı

israil neden bu projeyi önerdi?

1888 tarihli İstanbul Sözleşmesi, savaş ve barış zamanlarında tüm gemilere Süveyş Kanalı’ndan geçiş hakkı tanımıştı.

Ancak Mısır’ın 1956’da kanalı millileştirmesinin ardından, israilin kurulması sonrası bazı dönemlerdeiİsrail gemilerinin geçişi engellendi.

1948–1950 arasında israil gemilerinin geçişi durduruldu, bu da Doğu Afrika ve Asya ile ticareti ve Körfez’den petrol ithalatını zorlaştırdı.

1956’daki kriz ve 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında kanal uzun süre kapalı kaldı.

Siyonistlere göre alternatif bir kanal, özellikle israilin kontrolünde olursa, Mısır’ın Süveyş Kanalı veya Tiran Boğazı üzerindeki egemenliğini engelleyebilirdi.

Ekonomik boyut

Süveyş Kanalı, Mısır ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri. Geçiş ücretlerinden milyarlarca dolar gelir sağlanıyor.

2021: 20.649 gemi geçti
2022: 8 milyar dolar gelir
2023: 9,4 milyar dolar rekor gelir

Siyonistlere göre Ben-Gurion Kanalı hayata geçirilirse, Süveyş’e ciddi bir rakip olabilir

Onlara göre proje, mevcut 193 km’lik Süveyş Kanalı’ndan yaklaşık üçte bir daha uzun olacaktı ve kontrol eden taraf küresel ticaret üzerinde büyük etki kazanacaktı.

Gazze neden önemli?

ABD’nin geçmişte, kanalın açılması için Negev Çölü’nde yüzlerce nükleer patlama kullanmayı bile değerlendirdiği iddia edildi.

Bazı iddialara göre, Gazze’nin büyük ölçüde yıkılması durumunda kanalın daha kısa bir güzergahla doğrudan bu bölgeden geçirilmesi planlanabilir. Ancak bölgede yaşayan Filistinliler bu planın önünde engel olarak görülüyor.

israilin saldırıları sırasında yüz binlerce Filistinli güneye doğru yer değiştirmek zorunda kaldı.

Gazze’de on binlerce şehit oldu, altyapı yok oldu.. israil şimdi sarı çizgi olarak adlandırdığı işgal bölgelerini genişletmesi bu projenin hayata geçirilmesi için bir hazırlık olarak görülüyor.