Dünya

Batı İttifakı Çatırdıyor: Avrupa için ABD artık müttefik değil bir tehdit!

ABD ve İran İslam Cumhuriyeti arasında Hürmüz Boğazı düğümünü çözen geçici ateşkesin yankıları sürerken, Avrupa’dan gelen son anket sonuçları küresel dengelerin altüst olduğunu kanıtladı. Politico Pulse tarafından yapılan kapsamlı araştırma, Avrupa halkının Trump yönetimindeki ABD’ye bakışının "stratejik ortaklıktan" "açık tehdit" algısına evrildiğini ortaya koydu.

Abone Ol

Yıllardır "müttefiklik" masalıyla Avrupa’yı kendi çıkarları doğrultusunda hizalayan Washington yönetimi, artık eski kıtada güven vermiyor.

Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İspanya'da gerçekleştirilen dev anketin sonuçları adeta bir "uyanışın" belgesi niteliğinde…

YÜZDE 36'SI ABD'Yİ TEHDİT GÖRÜYOR!

13-21 Mart tarihlerinde Politico Pulse tarafından yapılan ankete katılan binlerce (6 bin 698 ) kişinin sadece yüzde 12’si ABD’yi "yakın müttefik" olarak tanımlarken, yüzde 36’sı ABD’yi doğrudan bir tehdit olarak görüyor.

BAZI AVRUPA ÜLKELERİ ABD!Yİ ÇİN'DEN DAHA BÜYÜK TEHDİT OLARAK GÖRDÜ!

İşin daha çarpıcı yanı ise; Belçika, Almanya, İtalya ve İspanya vatandaşlarının ABD'yi, Batı medyasının sürekli hedef tahtasına koyduğu Çin’den daha büyük bir tehdit olarak kodlaması oldu. Fransa ve Polonya'daki katılımcılar ise Çin'in daha büyük bir tehdit olduğunu kaydetti.

Öte yandan ankete katılanların yüzde 29'u Çin'i, yüzde 70'i ise Rusya’yı tehdit olarak gördü.

İSPANYA VE İTALYA’DAN WASHINGTON’A SERT TEPKİ!

Siyonist politikaların ve emperyalist emellerin sözcülüğünü yapan Trump dönemi politikaları, özellikle Güney Avrupa’da büyük bir antipati toplamış durumda…

İspanya'da halkın yüzde 51’i ABD’yi açık bir tehdit olarak görüyor.

İtalya'da ABD’yi tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 46 seviyesinde.

Bu rakamlar, "Transatlantik ittifakı" denilen yapının sadece kâğıt üzerinde kaldığını ve halk nezdinde meşruiyetini yitirdiğini gösteriyor.

AVRUPA KENDİ ORDUSUNU MU KURUYOR?

Anketin bir diğer önemli sonucu ise savunma sanayii ve askeri yapılanma üzerine oldu.

Katılımcıların yüzde 86’sı Avrupa’nın artık ABD icazeti olmadan kendi savunma kabiliyetini geliştirmesi gerektiğini savunuyor.

Katılımcıların yüzde 69’u ulusal orduların yanı sıra ortak bir Avrupa askeri gücü kurulmasına "evet" diyor.

Olası bir saldırı durumunda halkın yüzde 81’i bir AB üyesinin savunulmasına destek vereceğini beyan ederken, cephede bizzat savaşmayı kabul edenlerin oranı yüzde 19'da kaldı.

Bununla birlikte yüzde 47'si lojistik, tıbbi yardım veya sivil koruma gibi muharebe dışı rollerde katkıda bulunmayı tercih ederken, katılımcıların yüzde 16'sı "doğrudan" dâhil olmadan ülkelerini destekleyeceklerini, yüzde 12'si ise ülkelerini terk etmeyi düşüneceklerini belirtti.

UKRAYNA KONUSUNDA FİKİR AYRILIĞI DERİNLEŞİYOR

Avrupa’nın Ukrayna-Rusya savaşındaki tutumu da halkı üç bölmüş durumda…

Katılımcıların yüzde 34'ü yardımların yetersiz olduğunu düşünürken, yüzde 31'i mevcut seviyenin doğru olduğunu, yüzde 30'luk bir kesimin ise Avrupa'nın Ukrayna için "gereğinden fazla" fedakârlık yaptığı görüşünde.

Bu durum, Avrupa siyasetinin önümüzdeki dönemde Ukrayna politikasında ciddi bir iç çatışma yaşayacağının sinyallerini veriyor.