BARIŞ SİMÜLASYONU

Abone Ol

Körfez bölgesinde bitmeyen gerilimin arkasında soykırımcı Siyonist rejim ve onun hamisi Amerika’nın bulunduğu ve konunun nükleer tehditle bir alakasının olmadığı artık iyice anlaşıldı.

Son 30 yıldır yaşanan; ama özellikle Aksa Tufanı sonrası artık net olarak ortaya çıkan bir gerçek vardır: Soykırımcı Siyonist rejimin savaştan da barıştan da ateşkes ve müzakereden de anladığı şey tüm dünyanın anladığından farklıdır. Terör, işgal ve soykırım üzerine inşa edilmiş Siyonist yapı, yaptıklarının karşılığını görme korkusuyla yaşadığı kâbusların “yokoluş paranoyası” şeklinde kendini göstermesi üzerine “sürekli savaş” stratejisine yönelmekte ve bölgede dost düşman fark etmeksizin hiçbir devletin kendini savunabilecek bir potansiyele sahip olmasını kabul etmemektedir.

Amerika’nın Siyonist çete tarafından İran’a saldırtılmasının tek nedeni budur.

Siyonist medya ve stratejistlerinin son zamanlarda Türkiye’yi hedef göstermesinin altındaki asıl sebep de budur.

İran’a yönelik saldırının “suikast kısmında” göreceli bir başarı var gibi görünüyorsa da diğer hedeflerde tam bir başarısızlık söz konusudur.

Bir de işin dünyayı etkileyen tarafı var.

Körfezde meydana gelen tıkanma ve dünya enerji piyasalarının etkilenmesi Amerika’nın krizin asıl sebebi olarak anlaşılmasına neden oldu.

Amerika’nın İran’ı “muhtemel bir nükleer tehdit” olarak gösterme çabası artık hiç kimse için inandırıcı gelmiyor. Dünyada nükleer güce sahip 9 ülke olduğu ve bunların içinde bu silahı kullanan tek ülkenin Amerika olduğu gerçeği orta yerde dururken “muhtemel bir tehdit” üzerinden savaş başlatmanın, bir “medeniyeti yok etmekle” tehdit etmenin mantıklı hiçbir izahı olamaz.

Ortada olan bir gerçek var.

Amerika’nın başında kendini dev aynasında gören, kibrin zirvelerinde dolaşan, savaşa da barışa da ancak kendisinin karar verebileceğine inanan bir megaloman başkan var. Bu başkanı parmağında oynatan Siyonist pedofili Epstein çetesi, savaş ve işgal simülasyonları gibi barışı da simülasyon alanlarında test etmekte, başkanı, gerçeklikten kopuk sanal alanlarda zaferlerden zaferlere ulaştırmaktadır.

Kırk günlük savaşta istenen hiçbir hedefe ulaşılamaması bir yana okul bombalayarak küçük çocukları katletmiş olmanın ağır sorumluluğundan kaçmanın yolu olarak “Amerikan halkına daha fazla zenginlik” kazandırmak olduğuna inandırdılar Trump’ı. Oysa bitmeyen gerilimin ve simülatif alandan çıkarılmayan barışın sadece borsa dengelerinde “kontrollü dalgalanmalara” yol açtığı ve ülke içerisinde yine Siyonistleri ya da siyonizmin boyunduruk taktığı kişileri zenginleştirdiğine dair ciddi iddialar var.

Amerika’da şimdiye kadar başkanlara yönelik suikastlarda genellikle Siyonistlerin parmağı vardı ve hedef alınan isimler genellikle ırkçılık karşıtı ve özgürlüklerden yana olan isimlerdi.

Bundan sonra bu değişebilir.

Körfez gergin evet, ama son yaşananlar gerginliğin Washington’da daha sert geçtiğini gösteriyor.

İran’ın kararlı duruşu karşısında şişirilmiş egosuyla gel-gitler yaşayan bir başkan ve attıkları her adım Siyonist bariyerlere çarptığı için sonuçsuz kalan Amerikan bürokrasisi…

Artan enerji maliyetleri vahşi kapitalizmin kıskacındaki insanlara asıl düşmanın Siyonizm olduğunu hissettirebilir.

Ve son olarak…

Sadece bölgeye değil, tüm dünyaya barışın gelmesinin yolu Siyonist boyundurukların kırılması ile mümkündür ve belki de bunun ilk adımı Amerika tarafından atılmalıdır.