ABD Başkanı Donald Trump, dün gece yaptığı açıklamada, son birkaç gün içinde kuruluşunu ilan ettiği ve bu süreçte yetkilileri ve devlet başkanlarını katılmaya davet etmeyi sürdürdüğü “Barış Konseyi”nin Birleşmiş Milletler’e alternatif olabileceğini söyledi. Bu yöndeki bir soruya “mümkün” yanıtını veren Trump, “Birleşmiş Milletler faydalı olmadı ve yapması gerekeni yapmadı” dedi ve BM’nin “benim bizzat sona erdirdiğim savaşları bitirmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda, israel Hayom gazetesi bugün (çarşamba), Trump ve ekibinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı uyarınca başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi”ni, Trump’ın üç yıl sonra sona erecek olan ABD başkanlık görevinden sonra da yönetmeye devam etmeyi planladığını yazdı.
Güvenlik Konseyi’nin oyladığı ve “Gazze’de kalıcı çatışmayı sona erdirmeye yönelik yirmi maddelik plan” olarak adlandırılan kararda, Barış Konseyi’nin başkanının Amerika Birleşik Devletleri Başkanı değil, Donald J. Trump olduğu belirtiliyor. Bu durum, yetkinin Trump’a şahsen verildiği anlamına geliyor. Ancak kararın 31 Aralık 2028’e kadar geçerli olduğu da vurgulanıyor; bu da Konseyin Birleşmiş Milletler desteğiyle çalışmalarını sürdürebilmesinin, Güvenlik Konseyi’nden ek bir karar çıkmasını gerektirdiği anlamına geliyor.
Gazete, konuya vakıf kaynaklara dayanarak, Başkan Trump ve danışmanlarının “Barış Konseyi”ni uluslararası çatışmaları ele alacak yeni ve etkili bir uluslararası örgüte dönüştürmeyi, yani Birleşmiş Milletler’e alternatif kılmayı planladığını aktardı. Habere göre, aralarında Rusya-Ukrayna savaşı da olmak üzere bölgesel ve küresel krizlerle ilgilenecek bu konseye onlarca dünya lideri katılmayı kabul etti.
Bu gelişmelerin ardından, “yirmi maddelik plan”da ve hatta 2803 sayılı kararda dahi yer almayan yeni bir yapı “Kurucular Konseyi” adıyla plana eklendi. Bu konsey, Beyaz Saray tarafından 16 Ocak’ta yayımlanan bir açıklamayla duyuruldu. Görevi, Barış Konseyi’nin uluslararası meseleler konusunda belirleyeceği vizyona yönelik stratejik yönetimi üstlenmek olarak tanımlandı.
Gazete, “yürütme konseyi”nin yapısının, büyük ölçüde, Nikolay Mladenov’un başkanlığındaki ve üyeleri arasında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katarlı Ali el-Zevadi, Mısır Genel İstihbarat Başkanı Hasan Reşad ve israilli iş insanı Yakir Gabay’ın yer aldığı “Gazze Yönetim Komitesi”ne benzediğine dikkat çekti.
Söz konusu konseyin, “yirmi maddelik plan”da uzlaşılan ilkeler doğrultusunda — Gazze Şeridi’nin geleceğine ilişkin politikaları ve kararları şekillendirmesi öngörülüyor. Bu kararları fiilen hayata geçirmesi beklenen yapı ise, Ali Şaath başkanlığındaki ve 14 teknokrattan oluşan “Filistinli teknokratlar komitesi”; yani üst organların icracı kolu.
Buna rağmen gazete, dün gece işgalci israil hükümetinin bakanlarına verilen bilgilendirmede, teknokratlar komitesinin üyelerinin büyük bölümünün “Filistin Yönetimi’ne yakın isimler” olarak değerlendirildiğinin belirtildiğini aktardı. Bu durumun, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye geri dönmesine izin verilmeyeceği yönündeki tekrarlanan taahhütleriyle çeliştiği ifade edildi.