Hazine ve Maliye Bakanlığı, altın varlıklarındaki azalışa ilişkin iddiaların teknik bilgi eksikliğinden kaynaklanan yanlış yorumlara dayandığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 2026 yılının ilk üç ayında altın cinsi iç borçlanma stratejisinde bilinçli bir revizyona gidildiği belirtilerek, vadesi gelen borçların tamamının yenilenmediği ifade edildi.
Açıklamada, “Vadesi gelen altın cinsi borçların tamamının yenilenmesi yerine, borç çevirme (roll-over) oranı bilinçli olarak yüzde 76 seviyesinde tutulmuştur.” denildi.
Bakanlık, söz konusu uygulamanın altın varlıklarında görülen düşüşün temel nedeni olarak yanlış yorumlandığını vurguladı.
Borçlanma politikasının yalnızca kısa vadeli gelişmelere göre değil, borç stokunun vade yapısı, faiz bileşimi ve risk profili dikkate alınarak belirlendiği aktarılan açıklamada, bu sürecin orta ve uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda yürütüldüğü kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, borçlanma kararlarının piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek alındığına dikkat çekilerek, “Borç stokunun sürdürülebilirliği ile maliyet-risk dengesi korunmaktadır.” ifadesine yer verildi.
Açıklamada şöyle denildi;
"Kamuoyuna yansıyan iddiaların aksine, Hazine'nin altın bakiyesindeki değişim bilinçli bir tercihin sonucu olup 2026 yılı borçlanma stratejisi çerçevesinde, altın cinsi borçlanmalara ilişkin çevirme oranları kontrollü bir şekilde düşürülmüştür. Bu tercih, altın cinsi borç stokunun toplam borç stoku içerisindeki payını azaltarak, borç kompozisyonunun daha dengeli hale getirilmesi ve piyasa risklerine maruziyetin sınırlandırılması amacı taşımaktadır. Bu çerçevede, 2026 yılının ilk 3 aylık (ocak-mart) döneminde altın cinsi iç borçlanma stratejimizde revizyona gidilmiştir. Vadesi gelen altın cinsi borçların tamamının yenilenmesi yerine, borç çevirme (roll-over) oranı bilinçli olarak yüzde 76 seviyesinde tutulmuştur.
Ayrıca, çevrilen altın cinsi yükümlülüklerde vade yapısının çeşitlendirilmesine gidildiği belirtilerek "Bu suretle belirli dönemlerde yoğunlaşabilecek itfa riskinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, borç servis profilinin daha dengeli ve öngörülebilir hale getirilmesine katkı sağlamaktadır. Altın cinsi borçlanmalara ilişkin söz konusu stratejik yaklaşım önümüzdeki dönemde de uygulanmaya devam edilecektir."