Özel bir televizyon kanalında canlı yayın programına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gülistan Doku dosyasından Suça Sürüklenen Çocuklar meselesine kadar geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Gürlek, yargının siyasi partiler fark etmeksizin tarafsızlığını vurgulayarak; İBB davası ve CHP'li belediyelere operasyonlara ilişkin eleştirilere, "AK Partili belediyelere operasyon yapılmamış olması, yapılmayacağı anlamına gelmiyor" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CNN Türk'ün canlı yayınına katılarak, sosyal medya düzenlemelerinden suça sürüklenen çocuklara, faili meçhul dosyalardan belediyelere yönelik operasyon tartışmalarına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, yargının tarafsızlığına vurgu yaparken, yeni yargı paketine ilişkin önemli sinyaller verdi.
Öte yandan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası ve CHP'li belediyelere yönelik süren operasyonların yargının tarafsızlığı algısını zedelediğini reddederek benzer operasyonların şimdiye kadar AK Partili belediyeler özelinde gerçekleştirilmemiş olmasının gerçekleştirilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
"YARGI PARTİLERE GÖRE HAREKET ETMEZ"
İBB davası ve belediyelere yönelik operasyon tartışmalarına da değinen Gürlek, yargının siyasi saiklerle hareket etmediğini söyledi.
Gürlek, "Sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıldığı" iddiaları hatırlatılan Gürlek, belediye başkanlarının hangi partiden olduğunun öneminin olmadığını, ortada suç olup olmadığının önemli olduğunu belirterek, "Savcılık 'a partisi, b partisi c partisi' diye hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüpheli ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir." ifadelerini kullandı.
AK Parti ve MHP'li belediye yöneticileri hakkında da soruşturmalar yapıldığını, mahkumiyet kararlarının verildiğini vurgulayan Gürlek, "Savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz." yanıtını verdi.
Gürlek ayrıca, “Tanıklara soru sorabilir, tanıklar beyanını değişebilir, bunlar soruşturmanın bir parçası” diyerek devam eden davalara ilişkin sürecin işleyişine dikkat çekti.
''MAHKEME SALONLARINDA KESİNLİKLE SİYASET YAPILMAMASI GEREKİR''
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına ilişkin soru üzerine Gürlek, kendisinin soruşturma aşamasında görev aldığını, yargılamanın mahkemece devam ettiğini, mahkemenin delillere göre karar vereceğini söyledi.
Yargılamada bir usulün bulunduğunu belirten Gürlek, "Mahkeme salonlarında kesinlikle siyaset yapılmaması gerekir. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir, orada yargılama faaliyeti yapılır. Selamlama konuşması gündeme gelmişti, böyle bir usul yok. Mahkeme salonlarını ayrı tutmamız gerekiyor. Hakimler kesinlikle buradaki siyasi tartışmalara göre karar vermezler, dosyadaki delillere göre karar verirler. Mahkeme salonlarının siyaset arenasına dönmemesi lazım." değerlendirmesinde bulundu.
SOSYAL MEDYAYA “TC KİMLİK” DÜZENLEMESİ
Sosyal medya hesaplarına yönelik düzenleme hazırlığında olduklarını belirten Gürlek, anonim hesaplara ilişkin yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını açıkladı.
“Sosyal medya hesaplarında, anonim hesaplarda düzenleme yapılması gerekiyor. TC kimlikle girilecek. Şirketlere kişisel bilgiler verilemeyecek. E-devlet üzerinden bir anahtar olacak. Nick name kullanılabilir. Bir suç iddiası varsa, o hesabı kullananın kimlik bilgileri verilecek. Her yerde özgürlük vardır, ama özgürlüğün sınırları vardır” diyen Gürlek, TC kimlik bilgilerinin platformlarla paylaşılmayacağını vurguladı.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASI: “UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN”
Faili meçhul dosyalar ve özellikle Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin konuşan Gürlek, dosyanın yeniden hareketlendiğini belirtti. “Ucu nereye giderse gitsin dedim, aydınlatılmamış cinayetlerle ilgili. Ben 86 milyonun Adalet Bakanıyım” diyen Gürlek, 2025 yılında gelen yeni ihbarlarla dosyada ilerleme kaydedildiğini söyledi.
“Gizli tanık mezar yeri gösteriyor. Silahla birlikte gömüldüğü raporu var. Soruşturma kendiliğinden devam ediyor. Biz Bakanlık olarak müdahale edemeyiz, talimat veremeyiz. Başsavcılığımız soruşturmayı titiz yürütüyor” ifadelerini kullanan Gürlek, dosyada 11 tutuklu ve 3 adli kontrol bulunduğunu aktardı. “Burada tek uğraşımız kızcağımızın bir mezarı varsa ailesinin bilmesi” diyen Gürlek, “Ceset yoksa suç yok tabiri yanlıştır” sözleriyle dikkat çekti.
“DELİL KARARTMA İDDİALARI VAR”
Soruşturmada delil karartma iddialarına da değinen Gürlek, “Bir SIM kartın alınarak bilgilerin silinmesi var, hastane kayıtlarının silinmesi var. Bunlar açık” dedi.
Eski vali Tuncay Sonel’in durumuna ilişkin ise “Muhtemelen suç delillerini karartmaktan dolayı tutuklandı” ifadelerini kullandı. Firari şüpheli Umut Altaş için de INTERPOL üzerinden kırmızı bülten çıkarıldığını belirtti.
Soruşturmanın neden 6 yıl sonra yeniden gündeme geldiği sorusu üzerine ise Gürlek, şunları söyledi:
"Yeni delil çıktı. Burada bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi. Bizim tek uğraşımız bu. Başsavcılığın uğraşı da o, bizim de amacımız, temennimiz bu. Yani bir mezarı varsa onun ortaya çıkması. Yargıda şöyle bir şey yoktur, 'işte o vali, o kaymakam, o siyasetçi, o belediye başkanı', yargı bunlara bakmaz. Yargı dosyanın kapağındaki isme bakmaz, makamına, mevkisine bakmaz. Burada suç var mıdır, yok mudur? Yargı ona bakar. Burada dosyanın kapağında yazılan isimler önemli değildir. Burada suç var mıdır, yok mudur? Deliller var mıdır? Hakim vicdani kanaatine göre ve dosyadaki delillere göre karar verir. Burada başsavcılığımız delilleri topluyor, ya bir iddianame düzenleyecek ya da tekrardan takipsizlik kararı verecek."
FAILİ MEÇHUL DOSYALAR İÇİN ÖZEL BİRİM
Gürlek, kamuoyunda bilinen birçok şüpheli ölüm dosyasına ilişkin yeni bir adım atıldığını duyurdu.
“Rabia Naz, Rojin Kabaiş gibi isimler var. İntihar şüphesi olan dosyalar için özel birim kurduk” diyen Gürlek, "Bizim Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz var, bünyesinde bir ekip kurduk. Biz soruşturma makamı değiliz. Soruşturmayı ilgili savcılıklar yapar. Biz şunu yapıyoruz, bu dosyaları farklı gözle inceliyorlar. Farklı bir gözle bakabiliyoruz, elbette soruşturmayı yapacak yer savcılık. Biz soruşturma yapmıyoruz, ilgili savcı arkadaşla müzakere ediyoruz. Biz soruşturma makamı değiliz, biz onların yerine geçecek bir karar tesis etmiyoruz. Bizim baktığımız sadece hassasiyet oluşturan dosyalarda gözden kaçan bir şey var mı? Biz farklı bir bakış açısıyla bakıyoruz. Bu kurallara uygun." dedi.
KAHRAMANMARAŞ SALDIRISI SONRASI YENİ DÜZENLEME SİNYALİ
Kahramanmaraş’taki okul saldırısına da değinen Gürlek, olayın ardından silah muhafazasına ilişkin düzenleme ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti.
“Maalesef 5 tane silah çıktı evden. Babanın düzgün muhafaza etmesi gerekiyordu. Özellikle ruhsatlı silahların muhafazası yönünde düzenleme yapılması gerekiyor” dedi. Olayda saldırganın psikolojik durumuna ilişkin uyarılara rağmen gerekli adımların atılmadığını belirten Gürlek, “Burada velilik görevini ihmal gibi bir suç var” ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, TBMM'de 15 yaş ve üstü için sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, sosyal medya hesabını kullananların gerçek kişi olması gerektiğini kaydetti.
Bakan Gürlek, İsa Aras Mersinli'nin annesinin tutuklandığının belirtilmesi üzerine, "Babası tutuklanmıştı, anne de tutuklanmış oldu. Herhalde yeni deliller ortaya çıktı. Az önce söylediğim gibi, çocuğun acilen psikoloğa götürüleceğine dair rehber öğretmenimizin bir yazmış olduğu rapor var. Velilerimize bir temennide bulunmak istiyorum, lütfen çocuklarımızla ilgilenelim. Yani çocuklar maalesef özellikle ekran başında, sosyal medyada, oyunlarda çok vakit geçiriyor. Benim de çocuğum var, sürekli olarak takip etmek gerekiyor. Ebeveynlik aynı zamanda sorumluluk gerektiriyor, çocuklarımızı kontrol etmemiz gerekiyor, takip etmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
“ÇETELER ÇOCUKLARI KULLANIYOR”
Suça sürüklenen çocuklara ilişkin mevcut sistemin yetersiz olduğunu vurgulayan Gürlek, köklü değişiklik mesajı verdi.
“Suça sürüklenen çocuklarla ilgili sil baştan düzenleme lazım. Çeteler ceza indiriminden dolayı çocukları kullanıyor. Ceza indirimleri toplumun vicdanını yaralıyor. Çocuklara getirilecek ceza onların kullanılmasını engelleyecek” dedi.
YASA DIŞI BAHİS VE UYUŞTURUCUYA SERT MESAJ
Gürlek, uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar konusunda da kararlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, "Şubat ve mart ayında bütün başsavcılıklarımız yoğun bir çalışma yapmış." dedi.
Söz konusu eylemlerden toplumun bütün kesimlerinin etkilendiğini aktaran Gürlek, yasa dışı bahsin "suç" olarak değil "kabahat" olarak düzenlendiğini belirterek, "Bizim kanunlarımızda yasa dışı bahsi 'suç' olarak düzenlememiz gerekiyor. Oynatanda müeyyide var, oynayana da suç olarak düzenlenmesi gerekiyor. Meclis'ten geçmesi gerekiyor." görüşünü paylaştı.
Gürlek, sokak çeteleri konusunda da operasyonlar yapıldığını, bu çetelerin çocukları kullandığını anımsatarak, "Bizim suça sürüklenen çocuk kavramıyla ilgili sil baştan düzenleme yapmamız gerekiyor. 11. Yargı Paketi'nde bunlarla ilgili bir düzenleme yapıldı. 12. Paket'te de bu konuda ceza artırımı düşünüyoruz." diye konuştu.
12. YARGI PAKETİ GELİYOR
12. Yargı Paketi'ne ilişkin çalışmaların sürdüğünü aktaran Gürlek, hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağının belli olduğunu, "hedef süre" uygulamasının devam ettiğini dile getirdi.
Hedef sürenin neden aşıldığına bakacaklarını ifade eden Gürlek, "Eğer burada hakimin şahsından kaynaklanmayan, sistemden kaynaklanan, yasal mevzuat düzenlemesi gereken bir şey varsa biz onu yapacağız." diye konuştu.
İhtiyaçlar doğrultusunda da yeni mahkemelerin kurulacağını belirten Gürlek, "Alo Adalet" uygulamasını da etkin kullanacaklarını bildirdi.
DİJİTAL YARGI VE YENİ UYGULAMALAR
Yargının dijitalleşmesine de değinen Gürlek, e-duruşma ve e-avukat uygulamalarının yaygınlaştığını belirtti. Avukatların ofislerinden duruşmalara katılabildiğini ifade eden Gürlek, teknolojik altyapının güçlendirileceğini söyledi.
Açıklamalarının sonunda sosyal medya düzenlemesine yeniden vurgu yapan Gürlek, özgürlüklerin sınırına “Her yerde özgürlük vardır, ama özgürlüğün sınırları vardır.” ifadeleriyle dikkat çekti.