MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada CHP'yi sert sözlerle eleştirdi. CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına dikkat çeken Bahçeli, yaşananların parti genel merkezine kadar uzanan bir yönetim krizine dönüştüğünü ifade etti.
Bahçeli CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir şaibeli süreçlerin biriktiğini söyleyerek, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve yolsuzluk iddialarının kamuoyunun malumu olduğunu ifade etti. Vatandaşa hizmet için var olması gereken belediyelerin rant iddiaları ve yönetim zaaflarıyla anılır hale geldiğini belirtti.
CHP'deki sorunların artık yerelden çıkarak genel merkeze ulaştığını belirten Bahçeli, "Balık baştan kokar" sözünü hatırlatarak belediyelerde görülen savrukluk ve yönetim aczinin parti yönetimine de sirayet ettiğini dile getirdi.
Bahçeli, CHP'nin bugün iç hesaplaşmalar, koltuk mücadeleleri, mahkeme süreçleri ve hizip çatışmalarının gölgesinde siyaset yaptığını, partinin kurumsal yapısının ve meşruiyet zemininin aşındığını söyledi.
Özgür Özel'e de çağrıda bulunan Bahçeli, yaşanan sürecin meydanlara taşınmaması gerektiğini belirtti. CHP'nin kendi iç sorunlarını "sokak diliyle" büyütmek yerine sağduyulu davranması gerektiğini söyleyen Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir" dedi.
Bahçeli şöyle konuştu;
“Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır.
Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi Siyasi kıyametin büyük alametlerindendir.
Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümleler gölgesinde kalması idari iflasın vesikasıdır.
İş düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak Aziz milletimize ne fayda getirir?
Buradan açıkça ifade ediyoruz, bizim meselemiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir.
Bizim meselemiz Türkiye'de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır.
Ancak görünen köy de kılavuz istememektedir. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası, muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır.
Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı, toparlanma isteğiyle buluşmaktadır. Diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte sokak dili ile parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir.
Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve Sayın Özgür Özel'e düşen ateşe körükle gitmek değil aklıselimle hareket etmektir.
Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki çetrefilli itilafı meydanların hararetine terk etmemelidir.