Gazze’de ilan edilen sözde ateşkese rağmen, Filistinli çocuklar bu yıl da "Filistin Çocuk Günü"ne işgal saldırılarının yıkıcı izleri ve ağır travmaları altında girdi. Bölgenin yeniden imarı konusunda somut adımların gecikmesi, binlerce çocuğu derme çatma çadırlarda ve sığınma merkezlerinde yaşamaya mahkûm etti. Temel insani ihtiyaçlara dahi erişemeyen Gazzeli çocuklar, günlerini en temel yaşam imkanlarından mahrum bir şekilde sürdürüyor.
İşgal rejimin Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar nedeniyle Beyt Hanun kentinden göç etmek zorunda kalan 9 yaşındaki küçük Avde, ebeveynlerinden biri şehit olan ve evsiz kalan binlerce Gazzeli çocuktan sadece biri.
İşgal ordusunun evlerine düzenlediği bombardımanda babası ve amcası şehit olan Filistinli kız, büyükannesiyle birlikte Gazze kentinin batısındaki Nasr Mahallesi’nde daha önce UNRWA’ya ait bir klinik olarak kullanılan Suveydi Sığınma Merkezi'ne sığındı.
AA muhabirine konuşan Avde, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun kentinden göç ederek, Suveydi Sığınma Merkezi'ne geldiklerini belirterek, "Yahudiler, bizim aç kalmamıza, korkmamıza ve yerimizden olmamıza sebep oldu." dedi.
Evlerinin bombalandığı gün yaşadığı korkuyu gözyaşları içinde anlatan küçük Avde, şunları kaydetti:
"Bizler de normal insanlar gibi evimizde yaşıyorduk. Telefona bir mesaj geldi; 10 dakika içinde evden ayrılmamız gerektiği yazıyordu. Eşyalarımızı hazırlamaya başladık ama mesajın üzerinden sadece11 dakika geçmişti ki Yahudiler bizi bombaladı."
"Savaşın bitmesini, evime ve okuluma dönmeyi istiyorum"
Saldırıda babası ve amcasını kaybeden Filistinli çocuk, "Hepimiz yaralandık, büyükannemin ayağı kesildi, dedem yaralandı, babam ve amcam şehit oldu." dedi.
Küçük Avde, "Evimizden, okulumuzdan yerimizden her şeyden mahrum olduk. Savaşın bitmesini, evime ve okuluma geri dönmeyi istiyorum." diye konuştu.
İşgal saldırılarından önce ailesiyle birlikte denize, lunaparka ve hayvanat bahçesine gittiklerini anlatan Filistinli çocuk, Filistin Çocuk Günü'nde tek isteğinin "evine ve okuluna dönerek eskisi gibi yaşamak" olduğunu söyledi.