Aynı tiyatro yeniden sahnede

Abone Ol

Amerika ve güdümündeki kimi Batılı ülkeler İran`a saldırıyı kafalarına koymuşlar.

Şimdi diyeceksiniz ki, 'Irak`ta, Afganistan`da ne elde ettiler de İran`a yöneliyorlar?'

Krizlerle, ekonomik problemlerle boğuşan Batı, neden yeni bela kapıları açar?

Haklısınız; ama mesele tam da bu ya!

Bir şeyleri unutturmak için, gündemden düşürmek için yeni şeylerle meşgul etmek gerekir halkı. İşte bu günlerde israil`in istekleri doğrultusunda İran`a bir saldırıyı gündeme getirme nedenlerinin başında bu geliyor.

Senaryo zaten yazılmış, dekor hazırlanmış, roller dağıtılmıştır.

Başrol oyuncusu eski oyunlardaki başarısından dolayı tabii ki UAEK! Yani Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu.

Oyun sahneye kondu.

Önce batı basınında derin analizler yapan Yahudi kökenli yazarlar bunu dile getirdi. Sonra İngiltere saldırı için ortamın uygun olduğunu açıkladı.

Amerika ve İsrail`in İran`a saldırı gerçekleştirme çağrılarını açıkça dillendirmesinden sonra UAEK da dün Irak`a yaptığı gibi bugün de İran`a saldırının altyapısını oluşturmaya başladı.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Yukiya Amano yaptığı açıklamada 'İran`ın nükleer programının askerî boyutuna ilişkin güvenilir kaynaklardan bilgi edindiklerini' söyledi.

Kurumun kendi istihbaratı yok, bunu biliyoruz.

Öyleyse kimdir bu 'güvenilir kaynaklar'?

Mossad ya da CIA olmasın!

Eğer 'değil' diyorsa, 'Biz bağımsız bir kuruluz' diyorsa, o zaman Sayın Başkan o kurumların güvenilir olduğuna bizi nasıl inandıracak?

Tabii olay bir tiyatronun yeniden sahnelenmesi ise bu açıklamaların pek bir önemi yok, öyle değil mi?

Sanırım hatırladınız Irak tiyatrosunu.

Yine Amerikan ve İsrail`in rahatsızlıkları vardı. Yine devrede UAEK vardı.

Yine nükleer silah iddiaları…

Yani değişen pek bir şey yok.

Sadece hedefte eski bir müttefik yok. Hedefin bu yönü onu kolayca çözmeyi zorlaştırıyor. Etnik ve mezhebi faktörler sarsıcı etkilere sahip değiller.

Liberal ve sol gruplar seçimler sonrası boylarının ölçüsünü aldılar. Yetmiş milyonluk bir ülkede on binleri sokaklara dökmenin aslında pek bir şeyi ifade etmediğini herkes gördü.

Tüm bu sebeplerden dolayı tiyatrocuların işi epey zor bu sefer.

Ekonomik olarak Suudi başta olmak üzere bazı Arap ülkelerinin sınırsız destek garantisi verdiği söyleniyor. Bu sadece sözde kalan bir şey de değil.

Bakın çok ilginç ayrıntılar yansıdı basına.

Şu anda dünyada petrolün varili 130 dolardan satılıyorken Amerika petrolü Suudi`den 18 dolara alıyormuş.

Sadece bu da değil tabii. Suudi petrolü Hayfa üzerinden Amerika`ya gönderiliyor.

Yani israil petrolü Suudi`den 18 dolara alıp kullanıyor.

Bu şekilde ayakta durabiliyor demek ki. Savaş ekonomisinin ağır şartları bu 'Arap kıyağına' rağmen israil vatandaşlarını sokağa döktü.

Ekonomik olarak Amerika`da da durum iyi değil. Amerika`nın nezle olması sırtında taşıdığı israil`in zatürre olması anlamına gelir.

Bu tabloya baktığımızda görürüz ki, işgal imkansız gibi bir şey. O yüzden sanırım sahneyi hazırlayıp zarar verici birkaç füze ve hava saldırısıyla yetinecekler.

Şimdi sorun şu: İran`ın buna tepkisi ne olur? İşin içerisine Hizbullah`ın da girmesi kesin gibi ise ayrı cephelerde savaşın getireceği yüke de hazır mıdırlar?

israil Kuzey Afrika`daki müttefiklerini eskisi gibi bulamayacağına göre nereye dayanacak?

Batı israil`i nasıl koruyacak?

israil nükleer silah kullanırsa ne olacak?

Öyle sanıyorum ki bu soruların çoğuna cevap verebilecek durumda değil küresel aktörler.

Tiyatro aynı; ama sonuçları aynı olmayabilir.