Petrol fiyatlarındaki artış, günlük hayatta kullanılan binlerce ürünü doğrudan etkileyerek üretim maliyetlerini ve nihai fiyatları yükseltiyor. İran savaşıyla birlikte enerji arzında yaşanan aksaklıklar, oyuncaktan kozmetiğe kadar geniş bir ürün yelpazesinde zincirleme etki oluşturuyor.
ABD’nin Florida eyaletinde faaliyet gösteren Aleni Brands’in geliştirdiği peluş oyuncaklar bile bu durumdan etkileniyor. Bu ürünler, petrol türevi olan polyester ve akrilikten üretildiği için maliyetler yükseliyor. Şirketin CEO’su Ricardo Venegas, Çinli tedarikçilerin bu malzemelerde yüzde 10 ila 15 arasında fiyat artışı bildirdiğini söyledi.
Venegas, petrolün ekonomik sistemdeki derin etkisine dikkat çekerek, “Kim bir oyuncağın fiyatının petrolle doğrudan bağlantılı olacağını düşünürdü?” ifadelerini kullandı. Şirketin kısa vadede maliyet artışını üstlenmeyi planladığı, ancak savaşın sürmesi halinde 2027 başlarında fiyat artışına gidebileceği belirtiliyor.
ABD Enerji Bakanlığı’na göre petrol ve doğalgazdan elde edilen petrokimyasallar, bilgisayar klavyeleri, tenis raketlerinden pijamalara kadar 6 binden fazla üründe kullanılıyor. Bu da petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca enerji değil, geniş bir tüketim yelpazesinde etkili olduğunu gösteriyor.
Savaşın en görünür etkisi akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş olurken, uçak bileti fiyatları ve taşımacılık maliyetleri de artıyor. Dizel taşımacılığa bağlı olarak gıda, mobilya ve diğer ürünlerde de fiyat artışları bekleniyor.
Uzmanlara göre küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 85’i yakıt olarak kullanılırken, geri kalanı plastik, kauçuk ve sentetik tekstil gibi ürünlerin üretiminde değerlendiriliyor. Petrolün rafinerilerde işlenmesiyle elde edilen etilen, propilen ve benzeri maddeler; naylon, polyester ve birçok endüstriyel ürünün temelini oluşturuyor.
Bu durum, otomobil parçalarından kıyafetlere kadar pek çok sektörde maliyetlerin önemli bölümünü oluşturuyor. Örneğin bir tişörtün üretim maliyetinin yüzde 27-30’u malzemeden oluşurken, bu maliyetlerin önemli kısmı petrokimyasal girdilere bağlı.
Sektör temsilcileri, petrol fiyatlarının varil başına 90 doların üzerinde kalması halinde tedarik zinciri boyunca maliyet baskısının hızlanacağını öngörüyor. Ayakkabı sektöründe maliyetlerin yüzde 30’unun doğrudan petrol fiyatlarına bağlı olduğu, bu nedenle fiyatların yaz sonu ve sonbaharda yüzde 1,5 ila 3 arasında artabileceği tahmin ediliyor.
Şirketler ise maliyet artışına karşı farklı stratejiler geliştiriyor. Bazıları stoklarını artırırken, bazıları fiyat artışını ertelemeye çalışıyor. Örneğin Rinseroo şirketi siparişlerini artırırken, Gentell önümüzdeki haftalarda fiyatlarını yüzde 15 artırmayı planlıyor.
Uzmanlar, yaşanan sürecin klasik talep enflasyonundan farklı olarak “maliyet kaynaklı enflasyon” olduğunu belirtiyor. Enerji, ham madde ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın birleşmesiyle oluşan bu durum, para politikalarıyla kontrol edilmesi daha zor bir tablo ortaya çıkarıyor.
Ayrıca küresel tedarik zincirlerinin “tam zamanında üretim” modeline dayanması, bu tür şoklara karşı sistemi kırılgan hale getiriyor. Bu nedenle şirketler artık daha fazla stok tutma, tedarik kaynaklarını çeşitlendirme ve maliyetleri tüketiciye yansıtma gibi önlemlere yöneliyor.