Güncel

Aşiret liderlerinden ortak duruş!

Şanlıurfa’da bir araya gelen aşiret liderleri, kanaat önderleri ve akademisyenler; uyuşturucu, kumar ve yozlaşmaya karşı ortak bir duruş sergileyerek, bölgenin kronik sorunları için çözüm çağrısı yaptı.

Abone Ol

Şanlıurfa, kentin sosyal dokusunu, ahlaki yapısını ve ekonomik geleceğini mercek altına alan geniş kapsamlı bir istişare paneline ev sahipliği yaptı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile manevi bir atmosferde başlayan program, yapılan duaların ardından kentin ileri gelenlerinin değerlendirmeleriyle devam etti.

Geniş Katılımlı İstişare Platformu
Moderatörlüğünü Ömer Altun’un üstlendiği panelde; akademik perspektifleriyle Prof. Dr. Halil Çiçek ve Prof. Dr. Abdullah Atlı’nın yanı sıra, tarım dünyasını temsilen Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Hikmet İpar yer aldı. Çok sayıda aşiret reisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve yerel kanaat önderinin hazır bulunduğu toplantıda, kentin sosyal, ahlaki ve iktisadi meseleleri enine boyuna tartışıldı.

Süleyman Atmaca'dan Kritik Uyarılar
Necara Aşireti’nin önde gelen isimlerinden Süleyman Atmaca, panelde yaptığı konuşmada toplumsal tehlikelere dikkat çekti. Atmaca, günümüz gençliğinin; Uyuşturucu maddeler, Sanal kumar tuzakları, Çeteleşme faaliyetleri ve zararlı medya içerikleriyle kuşatıldığını ifade etti.

Bu tehditler karşısında aile kurumunun sarsılmaz bir kale gibi güçlendirilmesi gerektiğini belirten Atmaca, tüm toplumsal kesimleri gençliği koruma adına sorumluluk almaya davet etti.

Bölgesel ve Ekonomik Sorunlar Gündemde
Panelde sadece sosyal ve ahlaki konular değil, Şanlıurfa halkını yakından ilgilendiren ekonomik sıkıntılar da masaya yatırıldı. Süleyman Atmaca, konuşmasının devamında GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ve Dicle Elektrik kaynaklı yaşanan problemlerin aciliyetine vurgu yaparak, bu sorunların çözüme kavuşturulmasının bölge refahı için şart olduğunu dile getirdi.

Peygamberler şehri olarak bilinen Urfa'da düzenlenen bu panel, kentin geleceğine sahip çıkma noktasında güçlü bir kararlılık mesajı olarak kayıtlara geçti. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Yapılan duanın ardından konuşmalara geçildi.

“TV dizileri, sosyal medya ve uyuşturucu ile aile yapımızı bozmak istiyorlar”

Bir araya gelinmesinin sebebinin Peygamberler şehri Şanlıurfa’mızın sosyal, ahlaki ve ekonomik meselelerini siyaset üstü bir anlayış ve ortak akıl ile istişare etmek olduğunu vurgulayan Atmaca, “Şanlıurfamızın asıl sahipleri olan; saygın aşiret liderleri, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile basınımızın değerli şahsiyetleri. Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Hun tev bi xêr hatın ser sera û ser çava hatin. Şıma xeyr ameyi. Ehlen we sehlen biküm! Peygamberler şehri Şanlıurfa’mızın sosyal, ahlaki ve ekonomik meselelerini siyaset üstü bir anlayış ve ortak akıl ile istişare etmek üzere sizleri bir araya getirmekten onur duyuyoruz. Şimdiki gündem konularımız ile ilgili uzun soluklu bir çalışma yaptık. Yaklaşık 3-4 aydır bir çoğunuzla yüz yüze görüşmeler yaptık ve bugün bir araya gelmeye muvaffak olduk. Bundan sonrası iş hepimize düşüyor. Bu sorunların çözümü için ne gerekiyorsa yapmalı, memleketimiz ve geleceğimiz olan neslimiz için hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız. Mezkûr her bir konu için rapor hazırlamışız ve bu raporları hem Cumhurbaşkanına hem de Meclis Başkanına götürmeyi planlıyoruz. Basınımızın değerli şahsiyetleri buradalar. Sesimizi duyurmak için sizlere de büyük iş düşüyor. Bu konuları ülke gündemine taşımak ve gündemde tutmak sizin görevinizdir. Bu konuda farklı önerisi olan varsa bunu da alır ve değerlendiririz. Biz bu çalışmayı yaparken, hiçbir fikir ve siyasi düşünce ayrımını yapmadan ‘Memleket Meselesi’ olarak ele aldık. Ancak, her birimizin farklı siyasi partilerde hem görevi hem de gönül bağı olabilir. Bu konularda hem hükumeti hem de diğer siyasi partileri harekete geçirmenizi istiyoruz. Tüm kapıları sonuna kadar zorlayalım ve bu sorunlarımıza somut çözüm isteyelim. Zaten burada bir araya gelmemiz bile yetkililere çok önemli bir mesaj vermiş oluyoruz…! Atamız Hz. İbrahim Nemrut’un bozgunculuğuna karşı verdiği tevhit mücadelesi gibi bugün bizler de gençlerimizi ifsat etmek isteyenlere karşı durmalıyız. TV dizileri, sosyal medya, uyuşturucu ve sanal kumar ile gençlerimizi ve aile yapımızı bozmak isteyen ve toplumumuzun yapısını işgal eden projelere karşı durmalı ve ortak bir tavırla bu sinsi projeleri bertaraf etmeliyiz.” şeklinde konuştu.

“Ahlak, toplumların ayakta kalmasını sağlayan en temel değerdir”

Allah’ın emrinin muhatapları olduğunu bundan dolayı sorumluluğun kendilerine düştüğünü söyleyen Atmaca, “Medeniyetlerin beşiği olan Urfa, dedelerimizin mirası olduğu kadar çocuklarımızın da emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak için bize düşen sorumluluklar vardır. Malumunuz güçlü toplumlar dinamik ailelerden oluşur. Aile dağılırsa düzen bozulur ve (Allah Muhafaza) gelecek adına bir hayal bile kuramayız...! Ahlak, toplumların ayakta kalmasını sağlayan en temel değerdir. Bu değerin yok edilmesine hizmet eden hiçbir yayın, özgürlük ve sanat kılıfıyla meşru kabul edilemez. Bundan mütevellit aile kurumunu ve toplumsal ahlakı hedef alan yayınların engellenmesi, devletin temel görevlerinden biridir. Bugün burada sadece bir yemekte değil, ‘Memleket Meselesi’ olan önemli sorunlarımızın çözümü için bulunmuş bulunuyoruz. Bu masa; aşiretlerimizin ferasetini, sivil toplumun gücünü ve Urfa’nın sahipleri olarak kadim kültürümüze ve geleceğimize sahip çıkma toplantısıdır. Siyaset gelip geçer, makamlar el değiştirir; ancak Urfa ve Urfalı her zaman burada kalır. İşte bu yüzden bugün siyaset üstü bir duruşla, şehrimizin üç büyük yarasını masaya yatırmak, istişare etmek ve en yetkili mercilere duyurmak için bir araya gelmişiz. Yüce Rabbimiz ‘Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…’ diye buyuruyor (Tahrim: 6). Bu ilahi uyarının birinci muhatabı biz büyükleriz. Bundan dolayı en büyük sorumluluk bize düşüyor. Bu olumsuz gidişata dur diyebilmemiz için ailelerimize ve gençlerimize örnek olmalı ve sahip çıkmalıyız. Onlara önce insan olduklarını öğretelim, sonra Rablerini tanıtalım. Onlara dürüstlüğü, yalan söylememeyi, insanları aldatmamayı öğretelim. Allah rızası için gençlerimizi, kızlarımızı kontrol edelim; kiminle arkadaşlık ettiklerini, nerelere gittiklerini bilelim. Bu bizim asli sorumluluğumuzdur. Gençlerimiz ya mafya olup çeteleşiyorlar ya uyuşturucu bağımlısı oluyorlar ya sanal kumar alışkanlığı ile ailelerini perişan ediyorlar ya da ahlaksız ilişkilere giriyorlar. Bir baba çocuğuna iki nasihat edemiyor, bir anne kızına nasihat edemiyor. Ya evden kaçıyor ya da gidip intihar ediyor. Çocuklarımızda haya, terbiye, edep, saygı, sevgi ve merhamet duygusu kalmamış. Gençlerimiz bir karanlığa doğru sürükleniyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Ülke tarımı biterse ülke biter”

Bölgedeki çiftçilerin sorun yaşadığı su ve elektrik sorununun bir an önce çözüme kavuşması gerektiğini dile getiren Atmaca, “Bu ahlaksızlığı ve başıboşluğu yayan ve toplumumuzu bozan en başta televizyon dizileri ile gündüz kuşağındaki evlilik vb. programlar ile sosyal medya aracılığı ile yapılıyor. Devletin RTÜK diye bir kurumu var. RTÜK Başkanı canlı yayında ‘ben ailemle birlikte Türkiye’deki dizileri izleyemem’ demiş. Bey efendi! Sizin ailenizle izleyemediğiniz dizileri neden bizim ailelerimize izlettirilmesine müsaade ediyorsunuz? Mahremiyetlerimiz çarşaf çarşaf ekranlarda sergileniyor; reyting adına toplumumuz kurban ediliyor. Her dizide mutlaka bir iki aldatma hikayesi var. Kişinin kaynanasıyla ilişkisini, kayınbabanın geliniyle ilişkisini, kadının kocasını aldatmasını, kocanın karısını aldatmasını normalmiş gibi ekranlarda bize gösteriyorlar…! Bunlar ne yapmaya çalışıyorlar ve kimin adına hareket ediyorlar? Baba çocuğuna nasihat etse; görgüsüz, sert ve anlayışsız oluyor. Çocuk serkeşlik etse haklı ve özgürlükçü gösteriliyor. Kaynana hep kötü ve damadı ile gelininin kuyusunu kazan, kötüler hep haklı; iyilik yapan ve iyiler hep saf ve aptal olarak gösteriliyor. Sevgili Peygamberimiz: ‘Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır.’ diye buyuruyor. Hayır. Bu gayri ahlaki yayınları yapanlara karşı susmamalıyız. Gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu baronlarına karşı susmamalıyız. Aile yapımızı bozan, edep, haya, terbiye ve gelenek ile göreneklerimizi ortadan kaldıranlara karşı susmamalıyız! Bir diğer konu da bildiğiniz gibi DEDAŞ’ın bölgede haksız uygulamaları ve elektrik kesintileri ile GAP projesinin bitirilmemesi meselesidir. Urfa’nın ve bölgenin önemli sorunu olan bu iki mesele herkesin gündemindedir ama bir türlü çözülmüyor. Barajların gölgesinde susuz, yüksek gerilim hatlarının altında elektriksiz kalmak Urfalı çiftçilerimizin kaderi olmamalıdır. Biz bu sorunu bu mütevazi organizasyonla siz değerli kanaat önderlerin gündeminize sunmak istedik. Her biriniz çaba ve girişimleriyle çözümüne katkı sunacağına inanıyoruz. Bize göre, ülkenin önemli bir alanına hizmet veren Dicle Elektrik gibi bir kurumun özelleştirilmesi yanlış olmuştur. Haydi özelleştirildi, bunun denetimini devlet yapmalıdır. GAP Projesinin yarım kalan kısmının bir an önce bitirilmelidir. Su almayan ilçelerimiz bir an önce hak ettikleri suya kavuşmalıdır. Bir diğer konu ise çiftçimizin eşit miktarda ücret ödemesi ile tarım yapmasını istiyoruz. Tarım üreticisinin girdi maliyetini üretilen ürünü karşılamıyorsa burada bir sorun var demektir. ‘Ülke tarımı biterse ülke biter’ mantığı ile hareket edilmelidir! Hepinizi saygıyla selamlıyor ve bu birlikteliğin devamını ve konuların takibini size havale ediyorum. Es Selamu Aleyküm ve Rahmetüllahi ve Berekatuhu.” dedi.