İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Körfez ülkelerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulunarak, İran’ın bu ülkelere doğrudan saldırmadığını, hedeflerinin bölgede bulunan Amerikan askeri varlıkları olduğunu söyledi.
Arakçi, İran’ın saldırılarının Körfez ülkelerine değil, bu ülkelerde konuşlu ABD üsleri ve askeri unsurlarına yönelik olduğunu belirterek, “Dostlarımıza saldırmıyoruz. Hedefimiz Amerikan tesisleri, Amerikan güçleri ve Amerikan hedefleridir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığına dikkat çeken Arakçi, Washington yönetiminin Körfez ülkelerinin topraklarını, hava sahasını ve sularını İran’a yönelik saldırılar için kullandığını belirtti. Bu durumun bölge ülkelerini risk altına soktuğunu ifade etti.
Kuveyt’te düşen Amerikan savaş uçaklarına da değinen Arakçi, bu uçakların bölgedeki operasyonlar için kullanıldığını belirterek, ABD’nin hava tankerleri aracılığıyla bölgede yakıt ikmali yaptığını söyledi.
İranlı bakan, ABD üslerinin varlığının bölgeyi hedef haline getirdiğini belirterek, “Eğer bu üsler olmasaydı kimse bu ülkelere saldırmazdı” dedi.
Körfez ülkelerine çağrıda bulunan Arakçi, eleştirilerin İran yerine ABD ve israile yöneltilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu gerçekten adil değil” değerlendirmesinde bulundu.
Arakçi şöyle konuştu;
“Biz, Basra Körfezi bölgesindeki dostlarımıza kesinlikle saldırmıyoruz.
Biz, ne yazık ki bu ülkelerde bulunan Amerikan tesislerini, Amerikan güçlerini ve Amerikan hedeflerini vuruyoruz.
Onlar, Basra Körfezi halklarını adeta canlı kalkan olarak kullanıyor.
ABD, bu ülkelerin topraklarını, hava sahasını ve sularını İran’a saldırmak için kullanıyor. Bu saldırılar 2 bin kilometre uzaktan mı yapılıyor? Hayır.
Kuveyt’te üç Amerikan F-15 uçağı vardı… herkes Kuveyt’te ne yaptıklarını sorabilir.
Bölgede konuşlu Amerikan üslerindeki hava tankerleriyle yakıt ikmali yapıyorlar. Eğer Amerikan üsleri olmasaydı… kimse bu ülkelere saldırmazdı.
Basra Körfezi’ndeki dostlarımızın bize değil, ABD’ye ve Siyonist rejime şikâyet etmesi gerekir.
Bu gerçekten adil değil.”




