Dünya

“Antisemitizm” kalkanıyla Filistin dayanışmasına saldırı!

İngiltere’de bazı saldırılar üzerinden Filistin yanlısı hareketler hedef alınırken, Dr. Abdul Wahid “antisemitizm” suçlamalarının siyonist rejimi korumak ve Gazze dayanışmasını bastırmak için kullanıldığını belirtti.

Abone Ol

İngiltere’de son dönemde Yahudilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar üzerinden, Filistin halkıyla dayanışma gösteren kitlelerin hedef alınması ve direniş yanlısı seslerin susturulması yönündeki girişimler yeniden gündeme geldi.

Siyasi yorumcu Dr. Abdul Wahid, yayımladığı değerlendirmede, siyonist işgal rejimini eleştiren her sesin “antisemitizm” suçlamasıyla bastırılmaya çalışıldığını belirterek, Londra yönetiminin Gazze’deki soykırıma karşı yükselen öfkeyi kriminalize etmeye yöneldiğini ifade etti.

Gazze’ye Destek Verenler Hedef Tahtasında

Son haftalarda Kuzey Londra’da yaşanan bazı saldırılar ve sinagogları hedef alan olaylar, İngiliz siyasetçiler ve medya organları tarafından Filistin yanlısı gösterilerle ilişkilendirilmeye çalışıldı.

Dr. Wahid, sivillere yönelik hiçbir saldırının kabul edilemeyeceğini vurgularken, bu olayların işgal rejimine yönelik meşru eleştirileri susturmak için kullanılmasının tehlikeli olduğuna dikkat çekti.

Yazıda, Gazze’de on binlerce Filistinlinin katledildiği bir süreçte, İngiliz hükümetinin asıl gündeminin Yahudi toplumunun güvenliğinden çok siyonist rejimin siyasi olarak korunması olduğu savunuldu.

“Müslümanlar Yıllardır Aynı Baskıya Maruz Kalıyor”

Makale, 11 Eylül sonrası Müslümanların maruz bırakıldığı sistematik baskılarla bugün yürütülen “antisemitizm” kampanyaları arasında benzerlik kurdu.

Dr. Wahid, Müslümanların yıllarca “terör” söylemleriyle hedef gösterildiğini, camilerin saldırıya uğradığını, çocukların okullarda fişlendiğini ve devlet politikalarıyla baskı altına alındığını hatırlattı.

Buna rağmen Müslümanların yaşadığı ayrımcılıkların hiçbir zaman İngiltere’de ulusal kriz olarak görülmediğini belirten Wahid, bugün Filistin yürüyüşlerine yönelik saldırıların çifte standardı ortaya koyduğunu ifade etti.

Starmer yönetimi Filistin yürüyüşlerini kriminalize ediyor

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Batılı siyasi çevrelerin, Gazze için sokaklara çıkan milyonları “antisemitizm” suçlamasıyla hedef aldığı kaydedildi.

Filistin destekçisi yürüyüşlerin büyük bölümünde Yahudi aktivistlerin de yer aldığı hatırlatılırken, milyonların katıldığı gösterilerdeki münferit olayların bahane edilerek tüm hareketin kriminalize edildiği vurgulandı.

Dr. Wahid, özellikle “İntifadayı küreselleştirin” sloganının bilinçli biçimde çarpıtıldığını ifade etti. “İntifada”, işgale ve zulme karşı halk direnişini ifade ederken; Batılı siyasetçilerin bunu şiddet çağrısı gibi göstermeye çalıştığı belirtildi.

“Antisemitizm” suçlaması işgalci israil eleştirisini susturmak için kullanılıyor

Yazıda, siyonist rejimin uzun yıllardır Yahudilik ile işgalci politikalarını bilinçli biçimde özdeşleştirdiği ve böylece işgal rejimine yönelik her eleştiriyi “antisemitizm” olarak damgaladığı ifade edildi.

Dr. Wahid, bugün İngiltere’de de aynı yöntemin uygulandığını belirterek, üniversitelerde, hastanelerde ve sokaklarda Filistin lehine konuşan kişilerin baskı altına alındığını kaydetti.

Özellikle Filistin yanlısı Yahudilerin hedef alınmasının dikkat çekici olduğu belirtilirken, İsrail karşıtı Yahudi siyasetçilerin medya ve siyaset eliyle itibarsızlaştırıldığı ifade edildi.

Gazze soykırımına karşı yükselen öfke susturulmak isteniyor

Makale, İngiltere yönetiminin Gazze’deki katliamlara verdiği desteğin halkta büyük tepki oluşturduğunu ve bu nedenle Filistin dayanışmasının giderek büyüdüğünü belirtti.

Dr. Wahid’e göre Batılı hükümetler, işgal rejimine verilen desteğe yönelik toplumsal öfkeyi bastırmak için “antisemitizm” söylemini siyasi bir silaha dönüştürüyor.

Yazıda şu değerlendirme öne çıktı:

“Filistin için yükselen seslerin susturulmak istenmesi, direnişin ve dayanışmanın etkili olduğunun göstergesidir.”

“Filistin İçin Ses Yükseltmeye Devam Edilmeli”

Dr. Wahid, Filistin halkının uğradığı işgal, kuşatma, etnik temizlik ve soykırımın dünya gündeminde tutulmasının önemine dikkat çekerek, baskılara rağmen dayanışmanın sürmesi gerektiğini vurguladı.

Filistin’de adaletin ancak işgalin sona ermesiyle sağlanabileceğini ifade eden Wahid, Batılı devletlerin ise İşgalci İsrail’i korumak adına ifade özgürlüğünü dahi hedef aldığını söyledi.