Georgia State Üniversitesi’nden araştırmacılar, mikrop kolonizasyonunu önlemek amacıyla tamamen mikropsuz bir ortamda yetiştirilen yeni doğmuş fareleri inceledi. Bu farelerden bazıları, normal mikrobiyotaya sahip annelerle hemen bir araya getirildi ve bu da mikropların hızla aktarılmasına yol açtı.
Bu yöntem, araştırmacıların mikropların gelişmekte olan beyni ne kadar erken etkilemeye başladığını tespit etmesini sağladı. Odak noktaları, stres ve sosyal davranışlarla bağlantılı hipotalamustaki paraventriküler çekirdek (PVN) oldu. Bu bölgenin, daha önceki çalışmalarda, yaşamın ilerleyen dönemlerinde mikrop aktivitesinden kısmen etkilendiği zaten biliniyordu.
Davranışsal sinirbilimci Alexandra Castillo Ruiz şöyle diyor:
“Doğumda, bir bebek doğum kanalından geçerken mikroplar tarafından kolonize edilir. Doğum aynı zamanda, beyni şekillendiren önemli gelişimsel olaylarla çakışır. Biz de bu mikropların gelişimin bu aşamasındaki etkilerini daha fazla keşfetmek istedik.”
Mikropsuz fareler sadece birkaç günlük olduğunda, araştırmacılar onların PVN bölgelerinde daha az nöron bulunduğunu tespit etti. Bu durum, mikroplar doğumdan sonra verilmiş olsa bile geçerliydi. Bu da söz konusu değişikliklerin aslında rahimde, gelişim sırasında meydana geldiğini gösteriyor.
Bu sinirsel değişiklikler kalıcıydı: Araştırmacılar, yetişkin farelerde de (mikropsuz büyütüldüklerinde) PVN’nin daha az nörona sahip olduğunu buldu. Ancak, çapraz besleme deneyleri fareler erişkinliğe (yaklaşık 8 haftalık) ulaşana kadar sürdürülmedi.