Ahlak, edep, insani ve ailevi değerler, saygı ve her türlü iyilik konusunda nisap miktarına ulaşamadıkları için bu konularda zekâttan muaf olan nisap fukaraları, habire İslam’ı çağrıştıran değerlere saygısızlık edip duruyorlar.

Başlarına bir şey gelince de diğer nisapsızlar tarafından kuvvetlice destekleniyorlar. Son olarak ismi anılmaya değer olmayan ve kendisine sanatçı denen bir ahlak fukarası, İmam Hatiplilerin nezdinde İslam’ı ve Müslümanları hedef aldı.

Sonradan tutuklanmasını eleştirenler, tutukluluğun gerekli olup olmadığı değil önemli olan benim düşüncemde kriteri ile konuşuyorlar…

Bence önemli olan bu nisapsızların,  İslami değerlere hakaret etme cesaretini nereden buldukları sorusudur.

Sol ve Kemalizm destekli bu ahlaksızlar nasıl oluyor da her fırsatta İslami değerlere bu kadar rahat hakaret edebiliyorlar?

İnanın bunun tek bir nedeni var. O da Müslümanların, İslami hassasiyet sahibi insanların dağınık halde, bölük pörçük olmaları hatta kimi Müslümanların onlarla beraber olmalarıdır. Emin olun ki bu ahlak fukarası güruh sayıları çok olan bir grup değil. Ama karşılarında yeterli tepkiyi görmedikleri için böylesine saldırganlaşıp azgınlaşabiliyorlar.  

Düşünsenize bu ahlaksızların konserlerine tesettürlü kadınlar, kızlar da katılıp hoplayıp zıplıyorlar. Müslüman görünen camialar onların ağababalarıyla masa kurup ittifak oluşturabiliyor. Hal böyle olunca da bu düşük taife azgınca bir cesarete sahip olarak İslam’ı dillerine dolamaktan çekinmiyor.

Emin olun ki bu nisapsızlar söyledikleri her kerih kelamın neticesinde Müslüman Camiaları dimdik karşılarında göreceklerinden emin olsalar asla bu tür saygısızlıklara teşebbüs etmezler.

Dünyanın her yerinde Müslümanların uğradıkları haksızlıkların, aşağılanmaların altında yatan gerçek, Müslümanların bölük pörçük olmaları ve içimizden kimi beyinsizlerin onların tasmalarını taşımalarıdır.

Elbette bu nisapsızların saygısızlıkları İslam’ın kutsallığından tertemiz oluşundan hiçbir şey alıp götürmez onun yüceliğine Allah katından oluşuna ya da tek kurtuluş reçetesi oluşu gerçeğine helal getirmez.

Ama bu pervazsızlık sessiz kalan Müslümanlara, bizlere, hepimize vebal olarak yazılır. 

Görüyor musunuz, şu ahlak fukarası taifeden birinin başına bir şey geldiğinde nasıl da hepsi parti ve grup mensubiyetinden sıyrılarak bir oluyor ve Müslümanların karşısına dikiliyorlar ve maalesef de sonuç alıyorlar…

Yakın zamanda Ayasofya baş imamı Mehmet Boynukalın Hoca’ya yapılan saldırıyı düşünelim. Müslümanlar mı onu daha çok savundu yoksa ahlak fukaraları bu müsveddeyi mi? Kim daha fazla destek buldu acaba?

Yazık! bize vallahi çok yazık...!