-Karayılan Yine Bol Keseden Zafer Dağıtıyor!

Malum olduğu üzere bir süredir Kuzey Irak’ta PKK’ye yönelik karadan ve havadan geniş kapsamlı bir operasyon var.

Metina bölgesi ağırlıklı olmak üzere Zap, Avaşin, Basyan, Kandil ve Gara bölgelerini kapsayan operasyonda Türkiye Silahlı Kuvvetleri, 50 savaş uçağı, İHA- SİHA gibi hava destek ve kara unsurları kullanarak özellikle bazı kısımlarda kalıcı olarak konuşlanmak üzere hareket ediyor.
PKK tarafı ise her zamanki gibi ‘Medya Savunma Alanları’ dedikleri ve hâkim oldukları bölgeleri koruma refleksi gösteriyor.

Buraya kadar olan kısım anlaşılır bir şey. Çatışmanın doğası yani.

İlginç olan kısım; PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan’ın PKK mensuplarına telsizle yaptığı konuşma.

Karayılan’ın konuşması şöyle:
“Bu kirli hesaplarını gerçekleştirmek için bu savaşı yürütüyorlar. Fakat şimdiye kadar herhangi bir başarıya ulaşamadılar. Şimdi de Medya Savunma Alanları’nda savaşı derinleştirerek, gerillayı bölgeden çıkarmak ve o bölgelere yerleşmek istiyor. Hem tampon bir bölge yapmak, hem de stratejik alanı işgal ederek, Kürt halkının bütün kazanımlarını kontrol altına almak istiyor. Böylesi bir durumun yaşanması aynı zamanda Arap halkı ve bölge halkları için de büyük bir tehlike ve tehdittir.”

“Bizim açımızdan ortaya çıkan bir başarı var ama arkadaşlar zafer sarhoşluğu yaşamamalı. Bu daha başlangıç”

PKK’nin silahlı saldırı gücü (Halk Savunma Güçleri) denilen HPG’den sorumlu olan Karayılan, konuşmasında üç ilginç noktaya vurgu yapıyor.

Birincisi; her zamanki gibi gerillasına biz büyük bir zafer kazanıyoruz, bu zafer Türkiye’nin kaderini değiştirecek, direnin mesajıdır.

İkincisi; PKK’nin Kürd Halkı için mücadele ettiğini ve halkın destek vermesi gerektiğine yönelik mesajdır.

Üçüncüsü; Bölgedeki Arap’ları ve diğer etnik unsurları Türkiye’ye karşı uyarma mesajıdır.
Aldığı en ağır darbelere rağmen PKK, hiçbir zaman bunu itiraf edememiş ya da onların deyimiyle “Öz eleştiri” yapmamıştır.

Çukur olaylarında yaptıkları tarihi hatalara ve büyük hezimete rağmen bu olayları bir zafer gibi anlatmaya devam ediyorlar.

PKK, Kürd Halkına en büyük zararı vermesine rağmen, sıkıştığında her daim “Halkımız için” vurgusu yapıyor.

Yine PKK, Kuzey Suriye’de Arap Halkı evlerinden ederken Arap’ların güvenliğini- geleceğini hiç düşünmemişti.

Kısacası; PKK her zamanki gibi darbe aldığında bildik manevralarını yapıyor işte…

-Hindistan’ın Put kıran Kadınları(!)

Bir beldede 4 mevsim yaşanması gibi orada da bir kaç ÇAĞ aynı zaman diliminde yaşanıyor.

-Sokakta doğup sokakta yaşayıp sokakta ölen insanlar,

-Bir yandan 'Uzay Çağını' yaşayan muazzam bir teknoloji,

-Diğer yandan hala 'İlk Çağı' yaşayan muazzam bir halk kitlesi mevcut.

-Bir tarafta nüfusunun %15'ni Müslümanların oluşturduğu 1600 dil ve lehçenin konuşulduğu bir coğrafya,

-Diğer yandan akla gelebilecek neredeyse HER ŞEYE tapan yüz milyonlarca insan...

Hal böyle olunca inanç bolluğu ve put bolluğu ortaya çıkıyor.

Daha 40-50 yıl öncesine kadar milyonlarca puttan bahsedilen Hindistan’da, putlarda hatırı sayılır bir indirime gidilerek 360 bin civarına düşürüldü.

Malum son bir yıldır dünyayı kasıp kavuran korona Hindistan’ı özellikle ezip geçiyor.
Günlük vaka sayısı 400 bini, ölü sayısı 3-4 bini geçen Hindistan’da bazı kadınların kocaları koronadan ölmüş onlar da hınçlarını tapına geldikleri putlardan çıkarıyorlar.

Eline taşı, baltayı alan, evin özel köşesindeki tahtadan putlara yöneliyor.

İnsanın aklına Hz. Peygamberin Mekke Fethi’nde yıkıp kırdığı putlar geliyor.

‘21. yy’da insanların hala taşa, ağaca tapması ilginç’ demeyeceğiz elbette.

Çünkü burası Hindistan, insanlar nelere tapmıyor ki?