"Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazap nedenidir." (Saf, 61/2-3). Bu ayeti tefsir etmemize gerek yoktur… Aylarca Filistin, Gazze konusunu konuşup duruyoruz… Katliam ise durmadan devam etmektedir… Bugüne kadar dile getirdiklerimizi ne kadarını gerçekleştirdiklerimizi bir düşünelim… Neyi yaptık ve neyi hallettik bir düşünelim… Düşündüm… Elde var sıfır… Çok büyük konuşuyoruz ama çok azını yapıyoruz veya yapmıyoruz… Yıllarca karadan gemileri yürüten ecdadımızı övüp duruyoruz… İmkânsızı gerçekleştiren ecdadımız ile övünürken bizler düz asfaltta Tırları bile yürütemedik…

Gazze direniyor ve yaşıyor… Bizler konuşuyoruz ve ölüyoruz… Buna yanıyorum… Gerçekten ölüler hükmündeyiz… Bir türlü Gazzeli Müslümanların sesini duyamadık… Hatırlayın… Allah C.C. şöyle buyurmaktadır, “Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın”. (Fâtır, 35/19-22). Bizler manen ölü sayılırız… Bazılar resmen ölü sayılır… Yapacak bir şey yok…

Gazze’de yaşananları bizler yaşıyor olsak kıyameti koparırdık, değil mi? Ekmeğe zam gelse Hükümeti düşürmeye çalışan bizleriz… Manen bitmişiz… Camilere gidip yüksek sesle dua etmeye bile utanmıyoruz… Hangi gece gelirse gelsin Miraç gecesi mi, Beraat gecesi mi, şimdi Ramazan geliyor Kadir gecemiz olacak Allah yüzümüze bile bakmaz diye korkuyorum… Aylarca çocuk katlediliyor bizler ise ilahiler okuyarak gece kutluyoruz… Kandil simidi sıcak çay ile güzel oluyor değil mi? Bizler şu anda düşmanımızı nasıl yendiğimizi gösteren güzel bir dizi çekeriz o kadar… Önümüzdeki Ramazan ayında sıcak çorba ve taze ramazan pidesiyle oruçlarımızı açarken Gazze’de ölen çocuklara dua edeceğiz değil mi?

Bizler var ya bizler gerçekten ölmüşüz de farkına varıp ta cenaze namazımızı kılan yok… Biri çıkıp ta namazı kılsa bile kabul olmaz ki… Allah’ın hangi hükmünü yerine getirdik ki cenaze namazı kabul olsun… Allah’a ne diyeceğiz acaba…

İsrail terör devleti bize çoktan o namazı kılmış gömmüş bizi… İşitmiyoruz, görmüyoruz… Allah’ın peygamberlerini öldürenler şimdi Gazze’de küçük melekleri öldürüyor, görmüyoruz, duymuyoruz… Ünlü İranlı bir sosyolog olan Ali Şeriati şöyle der, “Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa, bil ki bu bir hainin davetidir”… Bugün en büyük ibadet bu küçük meleklerin sesine kulak vermektir… Yüz yıldır mazlumlar olarak Beraat ve Kadir gecesi dualar ediyoruz; ama bir türlü zulümden kurtulamıyoruz, farkında mısınız? Ne olur, bir kerecik “neden” diye bunu düşünün… Bence bizler manen ölmüşüz onun için dualarımız bile semada hükmünü yitirmiş… Hatırlayın, Hz. Ömer, Peygamberimizin, “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” hadisini devamlı hatırında tutardı. Bu maksatla, her günün akşamında kendi kendine, “Ey Ömer, bugün Allah için ne yaptın?” diye sorardı. Bizde “Ey Allah’ın kulu, bugün Gazzeli çocuklar için ne yaptın” diye kendi kendimize soralım… Gazze’ye selam, direnişe devam!