TÜRBÜLANS

Erken Seçim Var mı?

Açıkça dillendirilmese de erken seçim ile ilgili start alındığı kanaatindeyim.

En azında başkanlık seçiminin yerel seçimlerin önüne alınma ihtimali çok yüksek. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan`ın il il dolaşması ve parti teşkilatlarını diri tutma çabası, bir erken seçimin işaretidir.

MHP`nin meclise vereceği bir teklif ile birkaç gün basında dillendirildikten sonra seçimin öne alınması çok da zor olmasa gerek. Birkaç anket firmasından çıkan sonuç seçimin öne alınmasını hızlandırır veya dondurur.

Seçim erkene alınacak mı alınmayacak mı sorusuna gelince erken seçim olacak derim.

Çiftlik Bank Sahibi Sözcü`yü de Kandırmış

Günlerdir Çiftlik Bank sahibinin kimi kandırıp kimi kandırmadığını tartışırken Sözcü gazetesinin satır aralarında “kandırılan sığırlar” ifadesinden sonra kandırılanlar zincirine söz konusu gazete de eklendi.

Gazete, tosuncuk Mehmet Aydın`ın 2006 -2010 yılları arasında “Girasun İmam Hatip Lisesi” mezunu olduğuna dair bilgileri paylaşırken böyle bir lisenin olmadığından habersiz olacak kadar cahilse durum vahim.

Bilerek böyle bir asparagas habere imza attılarsa gazetecilik mesleği açısından ahlaksızlık.

Halkı sığır olarak görüp aynı pozisyona düşmek ise sadece sığırlıkla ithama maruz bırakmaz. Çoktan seçmeli bir test başlar bu defa. A) Sığır B) Eşek C) Öküz D) Davar E) Hepsi

Cevap mı?

Dört yanlış bir doğruyu götürmez, birini işaretleyin!

CHP`nin Hâli İçler Acısı

CHP`nin bir milletvekili Demirtaş`a “birlikte iyi salladık” derken parti genel başkanları da “gerekirse Devlet Bahçeli`nin başbakanlığında koalisyona varız” diyordu hatırlanacağı üzere.

İstanbul il başkanı Canan Kaptancıoğlu`na bakarsanız bırakın CHP veya HDP`yi, HDP`den daha keskin olan DTP üyesi veya partinin Güneydoğu`daki bir kasabanın marjinal temsilcisi sanırsınız.

Parti başkanının “seçim öncesi ittifaklar ahlaksızlıktır” dediği bir partinin Gezi olaylarından sonra CHP`de aktif siyasete giren Sera Kadıgil`in açıklamaları CHP`nin içine düştüğü içler acısı gözler önüne seriyor.

İzmir'in Foça ilçesinde CHP tarafından '2019'a Giderken Gençliğin Rolü' konulu panelde konuşan CHP PM üyesi Sera Kadıgil “Bu partide benim emeğim var. Bu partide bedel ödedim. Hakkımda açılmış altı dava var. Durmadan bedava avukatlık yapıyorum. Onu yapıyorum. Bunu yapıyorum. Bir vekillik beklemek hakkım gibi düşünüyorum. Ama şunu da biliyorum ki 'Sera senin yerine Saadet Partisi'nden bir aday koymak zorundayız. Çünkü ittifaka gidiyoruz. 2019 giderse biteriz' derse kabulümdür. Öperim başımın üstüne koyarım. Çünkü ben mesleğimi yapamadığım için şimdi sizin önünüzdeyim. 'Şu ya da bu olacağım' diyerek yola çıkan biri değilim. Ulu Önder Atatürk'ün 1919 vizyonunun üzerine bir şeyler koymak için siyasetteyim" dedi.

Şimdi başa saralım:

“Emeğim var, bedel ödedim.”

“Bedava avukatlık yapıyorum, onu yapıyorum, bunu yapıyorum.”

Yani…

Yanisi “bir vekillik beklemek hakkım diye düşünüyorum

Dava?...

Dava olmaz bedava.

Sonra?...

'Sera senin yerine Saadet Partisi'nden bir aday koymak zorundayız. Çünkü ittifaka gidiyoruz. 2019 giderse biteriz' derse kabulümdür. Öperim başımın üstüne koyarım.

Fedakârlık faslı ve 'Şu ya da bu olacağım' diyerek yola çıkan biri değilim. Ulu Önder Atatürk'ün 1919 vizyonunun üzerine bir şeyler koymak için siyasetteyim"

Bir vekillik beklemek hakkım, şu veya bu olacağım diye yola çıkmadım.

Ulu Önder Atatürk`ün 1919 vizyonu üzerine bir şeyler koymak.

Yani bu vizyonun temeli sağlam değil gibi bir şey mi demeye getiriyor?