Geçen hafta da bu konuyu izah etmeye çalışmıştık. Deryada bir katre dahi sunamadık. Bu hafta da bir şua sunabilsek, bu mühim mevzuyu halkımıza ve erbabına hatırlatabilsek amacımıza ulaşmış oluruz inşallah.

Bu ilim ihmal edilince birçok sorun oluşmaya başlıyor. Bakın Moğollar, Bağdat’ı işgal etmeye yeltendikleri dönem Bağdat uleması, sarığın uzunluğunu tartışıyordu. Âlimler, Makasıdü’şeria ilmini yani şeriatin gayesini, amacını ihmal edince asli gayeden uzaklaşıldı. Dinin zaruri, hayati konuları ihmal edilince, ümmet çok ağır darbeler yedi. Bu ilim Müslümanlara neye ne kadar değer vermeleri gerektiğini öğretiyor. Geçen hafta da bahsetmiştik. İmam Cuveyni, ilk defa Makasıdüş’şeria ilmini sistemleştiren alimdir. Bu mübarek alim Makasıdüş’ Şeria ilmini üç kelime ile özetlemiş: Zaruriyat, haciyat ve tahsiniyyat. Yani gerek ulemamız gerekse ümeramız öncelikle neyin zaruriyat neyin tafsilat olduğunu ayırmalıdır. İşte bu ilmi ihmal eden Bağdat uleması Moğolların katliamına uğramış. Yine 1900’lü yıllarda da İslam uleması ve ümerasının bu ilmi ihmal etmesi neticesinde çok zayiat verdik. Bize 100 yıldır tamir edemediğimiz yıkımlara mal oldu.

Bu ilmin ihmal edilmesi halinde birçok olumsuzluklar oluşur. Maddeler halinde sıralayalım:

1-İslam ümmeti, bu ilmi bıraktığı dönemlerde şeriata ters bir yönetimin boyunduruğuna girmiştir. Yasalar, kanunlar, hayat nizamı, devlet idaresi gayri Müslimlerin kontrolüne geçmiş ve İslam Ümmeti çok zalim yönetimlerce ezilmiştir.

2-Bu ilim unutulunca, ‘Hileyi Şeri’iyye’ diye tabir edilen, birilerinin övünerek tevessül ettikleri dine hile karıştırılma olayı, çok fazla tezahür etmiştir. Yani dini hükümler asli amacından saptırılmıştır. İnsanlar dinlerinde dünya ve ahiret saadetini ummayacak duruma düşürülmüşler. Ki günümüzde din istismarcılarının çok olmasının sebebi dinin gayesinin bilinmemesindendir.

3-Bu ilmin ihmali demek, şeriatin toplumsal hayattan çıkarılması demektir. Bu ilimin ihmali neticesinde İslam, içtimai hayattan çıkartıldı, sadece manevi yönü olan bir dine dönüştürülmek istendi.

4- Bu ilmi unutturdukları için Nasların yani Şari’ül Hakim olan Allah’ın kanunlarının anlaşılmasına da engel olmuş oldular. Azgın ümera, bu ilmi gün yüzüne çıkaran ulema ile uğraştı. Neticede birçok İslam âliminin şehadet mertebesine erişmesine bu ilim vesile oldu. Geçen hafta da ifade etmiştik, bugün İslam ümmeti şeriat kelimesinden veya şeri devlet mefhumundan ürker oldu.

5- Bakın İslam yaşayan bir dindir. Diridir. Çağının tüm olay ve sorunlarına çözüm üretecek bir yeterliliğe sahip bir dinimiz var. Eğer İslam tüm çağlara ve zamanlara hitap etmekten yoksun bir din olsaydı; Allah, insanoğluna yeni peygamberler gönderirdi. Ama İslam dini, ulemanın sahip olduğu, kıyas, icma gibi ilmi metotlarla her çağın sorunlarını çözebilir.

Makasıdüş Şeria ihmal edilince İslam dini ruhsuz kalır. Bakın yaşadığımız şu çağdaki olaylarla ilgili hüküm çıkarma noktasında İslam alimleri çok zorlanıyor. Alimler hüküm çıkarsalar bile bu hükmü uygulayacak bir gücümüz bir devletimiz var mı? İşte İslam ümmetini tekrar devletleştirecek, tekrar yeryüzüne egemen kılacak ilim: Makası’ş Şeria ilmidir.

Konuyla ilgili Elmalı’lı Hamdi Yazır’ın yaklaşık yüz yıl önce ortaya koyduğu bazı önerileri var. İnşallah haftaya bu konuyu işleyeceğiz. ALLAH’A EMANET OLUNUZ.