2, 3, 4 ve 5. Sınıfa giden çocuklarınız yoksa eğer, bir yönüyle kendinizi ve çocuklarınızı şanslı sayabilirsiniz. Çok şükür benim ortanca 6. Sınıfa gidiyor, küçük oğlan ise 1. Sınıfa başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı 5. Sınıflarda pilot uygulamaya başladı. Proje denen bu 5. Sınıflarda 15 saat İngilizce eğitimi veriliyor. Haftalık ders saatinin 35 saat olduğunu dikkate aldığımızda bu 15 saatlik yabancı dil eğitimi neredeyse ders yükünün yarısına tekabül ediyor.

Diyeceksiniz ki efendim, 6. Sınıfa giden çocuğunuzu anladık da 1. Sınıfa giden neden şanslı oluyor, o da dört sene sonra bu eğitim çarkına dâhil olmayacak mı? Açıkçası sanmıyorum, hatta bir kehanette bulunayım: Bu İngilizce ağırlıklı proje 5. Sınıf uygulaması kuvvetle muhtemel beş yılını doldurmadan kaldırılır.

Ne de olsa aklımın erdiği son otuz yıldır eğitim sistemimiz yapboz tahtasına dönüşmüş durumda. Koltuğa oturan her bakan, bir gece gördüğü bir rüya ya da olmadık bir zamanda aklına gelen bir fikir üzerine hemen bir eğitim projesi uygulamaya başlar, istişare etmeden, sahada bu işi fiilen yapan eğitimcilere danışmadan,

Sonra dikiş tutmaz tabii. Bu satırların yazarı kredili sistemin son lise mezunu mesela… O sistemden sonra gelen her yeni eğitim sisteminin ömrü ortalama beş yılı bulmuyor ne yazık ki.

Bu nedenle doğru bulmadığım bu İngilizce ağırlıklı proje ortaokulunun küçük oğlum ortaokula gidene kadar kaldırılmış olacağını düşünüyorum. Sahadakilerin fikri alınmadığı sürece dört beş yılda bir, sistemle oynamaya devam edecek büyüklerimiz. Biz de tarihe not düşmüş olacağız sadece, birkaç yıl sonra bu satırları okuyan değerli dostlar, yazarın biri bunları yazmıştı diye acı acı tebessüm edecek belki de.

Peki, isterseniz şu İngilizce ağırlıklı 5. Sınıf meselesini irdeleyelim:

Yaşı otuzun üzerinde olanlar iyi bilir. Ülkemizde yıllarca “süper lise” adıyla bir yıl İngilizce hazırlık eğitimi yapıldı. Bu dil eğitiminden geçenlerin yüzde biri bile yabancı dili orta düzeyde konuşur hale gelemedi. Bir yıl İngilizce, bir yıl kayıp…

Şimdi bu yanlışı ortaokul düzeyine indirmenin ne anlamı var? Yabancı dil eğitimi, bir yetenek işidir, tıpkı resim gibi, müzik gibi. Her bireyden aynı başarıyı beklemek doğru bir yaklaşım değildir.

Kaldı ki İngilizce bilmek, her vatandaş için elzem de değildir. Zaten yabancı dil gereksinimi duyanlar, yetenekleri de varsa, birkaç aylık kurs programları ile bunu hallediyorlar. Diğer taraftan buna ihtiyaç duymayanlara ise sadece gereksiz bilgi yüklemiş oluyoruz. Sözgelimi az biraz İngilizce bildiğim halde bunu nadiren kullanma ihtiyacı duyduğumu söyleyebilirim.

Peki, bu yanlış neden? Kanaatimce İngilizce kompleksimiz var millet olarak. Yurdum insanını İngilizce konuşturarak ülke olarak gelişeceğimizi zannediyoruz. Oysaki Afrika ülkelerinin çoğu, anadilinden daha iyi İngilizce veya Fransızca konuşabildiği halde hangisi acaba gelişmiş ülkeler statüsünde.

Bir de şu evrensel dil meselesi var ya. Şu konu iyi bilinmeli ki evrensel dil;  ne İngilizcedir, ne Fransızca, ne Arapçadır ne de Türkçe. Evrensel dil, Oktay Sinanoğlu`nun dediği gibi matematiktir. İngilizcenin değil, matematiğin ülkemiz için önemini dikkate almalıyız. Bir ülkenin kalkınmasını sağlayan temel faktör bilimdir, fendir, teknolojidir. Bunların temelinde ise matematik yatmaktadır, İngilizce değil.

İşin en trajikomik tarafı ise, ülkemizdeki milyonlarca Kürt çocuğundan birkaç saat Kürtçe dersi, anadillerini, esirgeyip onlara 15 saat İngilizceyi dayatmak…