Artık ‘Sol faşizanlık` mı dersiniz;

Eski alışkanlıklarda ısrar eden derin devlet güdümlü kripto solcular mı dersiniz,

Liberalizm havuzunda vaftiz gören yandan çarklı solcu bozuntular mı dersiniz…

Ne derseniz deyin ama…

Kendi yakıştırmam, “Müyesser`in faşist kedileri”nden yana!

 

‘Faşist kedilerin` yegâne arzusu, tükenme tehlikesine karşı koruma altında tutuldukları marjinallik kulübesinden kurtulup sosyal hayatta bir baltaya sap olabilmek! Bunun için de her daim bir “Truva atı” arayışı içerisindedirler.

Şu anda en gözde “Truva atı”, Kürt halkı olmuş durumdadır. Daha doğrusu tüm yatırımları bu yönde.

İki temel strateji uyguluyorlar;

Birincisi, mevcut iktidarı sıkıştırma tekniği olarak Kürt kartını sahaya sürme çabası... Ki bu yolla aynı zamanda yoldaşlarının düşürüldüğü Silivri bataklığının intikamını almak!

İkincisi, Kürtler arasında dindarlaşma eğilimlerinden yeni bir “İslamofobik mikrop” türetme stratejisinden hareketle Apoizmin kalıcılığına, kökleşmesine yatırım yapmak.

 

Sosyalist kimliklerini dayandırdıkları sosyal adalet olgusundan hareketle özgürlükleri savunur gibi görünürler. Oysa uygulamalarına yansıyan fiiller, ağızlarından dökülen sözler, kendilerine özgürlüklerin kapısını sonuna kadar aralarken…

Müslümanların payına düşen ise demir perde uygulamalarının özlem ve özentileri oluvermektedir.

 

Kendilerine gelince “Halkçı Stalin!”; dindarlara gelince “Hitler” faşizminin “SS” kıtalarına bile rahmet okuturlar.

 

Dikkatinizi çekmiştir, son yargı paketi değişikliği gündeme gelince sevinçten “Apachi dansına” kalkan “Faşist kediler”, Silivri boşalmayınca asıl sermayelerine nasıl da sarıldılar. Yalan, dolan, iftira… Ve kabaran Sol`dan çarklı faşizan duygular.

 

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, toplam 21 kişi hakkında tahliye kararı vermiş. Vay efendim şeriatçılar salıverilmiş!

AKP yine yaptığını yapmış!

Katillere özel yasa çıkarmış!

Daha önce Hizbullah`la da anlaşarak aynı yöntemi uygulamış!

Çıkan şeriatçılara tekrar yakalama kararı çıkarılsa bile çoktan izlerini kaybettirmişmiş!

Daha daha… Yüzden fazla Hizb`ut Tahrir militanı salıverilmiş; Ama “Pos bıyıklı, melek suratlı” masum yavrucaklar içerde tutuluyormuş!!!

 

Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi, 21 kişiyi bırakmış ya! Bunlardan 1 kişi Hizb`ut Tahrir üyesi iken, geri kalan 20 kişi ise sol örgütlere mensupmuş. Yani “Pos bıyıklı melekler” tayfasındanmış. Ama kesmemiş şu bizim “Faşist kedileri.” Açıklamalar, kınamalar, manşetler, basın bildirileri falan filan… 1 kişi 100 ile çarpılmış; 20 kişi ise önce 1000`e bölünmüş, sonra “Kediler” arasında paylaştırılmış, o da devrimci yoldaşların diş kovuğunu doldurmaya bile yetmemiş.

 

Ey Sol`dan çarklı özgürlük yüzsüzleri! Aylarca Müyesser`in kedisi gibi miyavlarken…

Nedim`in kızını istismar çemberine alırken… Özgürlük havarisi geçineceksiniz. Sonra da salıverilen 21 kişiden 20`sini görmezden gelerek kalan 1 kişi etrafında “AKP`nin yargı faşizmi”ne fitne yatırımı yapacaksınız. Burada 20 tane “Pos bıyıklı melek”i salıveren “AKP yargısı mı” faşist; Yoksa 1 tane farklı mahkuma tahammül etmeyen içinizdeki duygu canavarı mı faşist!

 

Sahi “İhtilal” sevdasıyla sokakları ateşe verdiğiniz 12 Eylül süreciyle alakalı şu anda kaç tane “Pos bıyıklı melek”iniz içerde yatıyor?.. Kocaman bir “sıfır!”

Pekiyi, o dönemden kalma eski MHP`liler tahliye olunca gündemi ateşe vermenizin sırrı ne ola ki?! O halde “Devrimci melekleriniz” sokaklarda aşka gelirken buna tepki vermeyen MHP mi daha faşist; Yoksa 1 Hizb`ut Tahrir tutuklusuna tahammül etmeyen sizler mi daha faşistsiniz?

Ulan faşistliğin kitabını yazdınız be! Geçmişte de uzun tutukluluktan şikayet ettiniz. Bir iki yıllık yargılamaları uzun tutukluluk sayarak velvele çıkardınız. On yıllık yargılama sorunu yaşayan Hizbullah tahliyeleri karşısında ne Hitler`e ne de Mussolini`ye ekmek bıraktınız.

Önce Apo`nun devrimci kedileri oldunuz. Bir ay boyunca İmralı kapısında miyavlayıp kuyruk salladınız. “AKP-Hizbullah işbirliği” diye uydurma bir koalisyon türettiniz, dik duramayan hükümeti gölgesinden ürken “Fincancı katırlarına” çevirdiniz. Henüz egsozunuzdan çıkan dumanlar dağılmadan tekrar başladınız, uzun yargılama hak ihlalidir diye!

 

Solcu olmadığınız kesin. Çünkü “pos bıyık” kendi başına solculuğun kriteri değildir. Klasik manadaki “Faşist” profilini de yırttınız. Çünkü faşizmin de kendine göre ilkeleri vardır. Nesiniz o halde? Topluca Marx`ı aşma ayinlerinden başarıyla geçtiğinize göre, olsa olsa Hitler`e el sallayacak bir “Ultra Faşist” profilinin peşindesiniz.

 

Müyesser`in kedi özlemi gündemdeyken “Ultra Faşist” takım koro halinde miyavlıyordu. Şimdi Müyesser serbest kaldı. Esaretin bedeli olarak belki de binlerce kediye kavuştuğunu düşündü. Oysa bu kediler bildiğiniz masum kedilerden değil, külliyen faşist tayfasından. Bu da Müyesser`e kötü haber olsun!