Gazze’deki siyonist bombardıman acımasızca devam ediyor.

Her dakika bebeklerin, kadın ve çocukların et parçasına dönmüş ceset görüntüleri medyaya düşmekte.

Kimi gülümsüyor, melekleri dahi kendisine kıskandırıyor.

Kiminin baş neresi, gövde neresi, el-ayak neresi dahi anlaşılmayacak derecede vücut bütünlüğü bozulmuş.

Anne-baba ve çocukların tamamen şehit olduğu ailelerin fotoları…

Bayramlıklarıyla poz veren minik şehitlerden geriye kalan görüntüler…

Sözün bittiği noktadayız. Kelimeler var olan acıyı anlatmakta kifayetsiz kalmakta.

Bu durum karşısında dua etmek, meydanlara inerek slogan atmak, tekbir çekmek, bu zulme karşı olduğumuzu haykırmaktan başka bir şey yapamıyoruz.

İmkânları olanlar bir şey yapmıyor, bir şey yapmak isteyenlere de imkan verilmiyor.

İnsanlık, ümmet ve fert olarak ağır bir imtihandan geçiyoruz.

Zulmü yapan zalim, zulme destek veren, bu zulme karşı sessiz kalan ve zulme uğrayanlar imtihanlarını veriyorlar. Sonuçta bir imtihan meydanındayız. Toplanıp Allah’a dönecek ve O’na hesap vereceğiz.

Siyonistlerin onca güç ve zulmüne rağmen direniş devam ediyor. Küçücük bedenler ama koca yürekliler teslim olmuyor, ümmetin ve Aksa’nın izzetini korumak için kendilerini feda ediyorlar.

Tabloya bakıldığında kimin kazandığı bellidir.

İşgalci siyonist kaybetti. Ona destek veren zalimler kaybetti.

Normalleşme adı altında Kudüs davasına ihanet edenler kaybetti.

Zulüm karşısında susarak en kötü tavrı gösterenler kaybetti.

Bahanelerin arkasına sığınanlar kaybetti…

Allah’a, Resulüne ve getirdiği vahye hakkıyla inananlar kazandı.

Nefislerini, mallarını cennet karşılığında Allah’a satanlar kazandı.

Vücutlarını işgale karşı siper edenler kazandı. 

Uzuvları atılan tonlarca bombayla parçalanan bebe-çocuk ve kadınlar kazandı.

Şehitler kazandı, zulme, işgale ve tuğyana karşı direnenler kazandı.

Kudüs, kazandı, Aksa kazandı…

Ona karşı olanların hepsi kaybetti…