Son günlerde toplu araçlarda veya sokakta örtülü bayanlara saldırılar dikkatinizi çekmiştir. Bütün saldırılar bir tarafta ama kucağında evladı olan Suriyeli annelere saldıran, tokatlayıp otobüsten indiren o kadının görüntülerini izlerken insanlığımızdan utandım.  Aynı şekilde insanlık dışı saldırıya müdahale etmeyen etraftaki insanlardan dolayı bir kez daha insanlığımızdan utandım.  O olaya karşı ses çıkarmayan insanlar bu ümmetin evlatları olamaz. İnsan olan herkes biraz empati kurmaya çalışır. Almanya’da veya farklı bir ülkede sizin kadınınız ve kucağında sizin masum çocuğunuza bir saldırı olsaydı ne hissederdiniz. Eminim çok büyük bir refleks gösterirdiniz.  Onu yapan kişiyi, ülkeyi ırkçılıkla ve İslam düşmanı olmakla suçlardınız.

Fakat burada dikkatinizi farklı bir noktaya çekmek isterim. Bu Suriyeli ve örtülü olan kadınlara niye saldırı yapılıyor? Sadece yabancı oldukları için mi? Hiç sanmıyorum. Zira saldıran kişilerin zihniyetini çok iyi biliriz.  Saldırıya uğrayanlar sadece yabancı oldukları için değil, başlarındaki örtüden dolayı saldırıya uğruyorlar. Bu saldırılar sadece Suriyelilere değil, bu memleketin insanı olan örtülü bacılarımıza da yapılıyor. O Mankurt zihniyetin asıl düşmanlığı o bacılarımızın taşıdığı örtüyedir. Aynı kadınlar yabancı; ama açık olursa hiç sorun teşkil etmezler. Suriyeli olsalar bile övgüyle karşılanırlardı. Çünkü giyim-kuşamlarından dolayı kendilerinden biri olarak görürlerdi. İnsanlık dışı saldırıları altında yatan asıl neden; İslam’ın şiarı olan örtüyedir. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı olaya bir kılıf olarak gösterilmiştir. Çünkü aynı ayırım, aynı düşmanlık ve aynı saldırı şekilleri farklı yerlerde bu ülkenin örtülü kadınlarına da yapılıyor.

Bu kirli zihniyet, kendi ırkından olsa bile köhnemiş zihniyetini taşımadığı için en üst perdeden saldırabiliyorlar. Aynı şekilde kendi ırkından olmayan fakat aynı zihniyeti taşıdığı için onları baş tacı edebiliyorlar.  Yani Müslüman olmayan ve açık giyimli bir Ukraynalı hiçbir zaman onların hedefi olamaz. Ona karşı ırkçılık yapılamaz. Çünkü kendisi gibi giyinmiştir. Bunlar “Kadın haklarını” ağızlarından düşürmezler ama konu başörtülü kadınlar olunca onlardan çıt çıkmaz. Hatta şu meseleyi bir de tersten düşünün. Saldıran örtülü bir kadın, saldırıya uğrayan ise açık bir kadın olsaydı ve açık kıyafetinden dolayı o otobüsten atılsaydı malum kesim medyayı ayağa kaldırırdı. Kadın hakları söylemleri havada uçuşurdu. Ama onlar hem Suriyeli hem de başörtülü oldukları için şiddete uğramaları gayet normaldir. Malum Kadın Derneklerini hiç ilgilendirmez. Çünkü bunların derdi başka. Bunların derdi ırkçılıktan ziyade o insanların giyim şekli ve dindar olmalarıyladır.

Sonuç olarak; malum zihniyetin sahipleri insanlık suçu işliyor. Irkçılık, insanlık suçu olduğu gibi farklı düşünen insanları ötekileştirmek ve onlara saldırmak da bir insanlık suçudur. Bu zihniyet sadece ırkçılık yapmıyor, ırkçılıkla birlikte ırkçılığı sınıflandırıyor. Giyinişine göre muamele yapılan bir ırkçılık yaklaşımını besliyor. Bu ırkçılığı bu ülkenin sağlam temeli olan öz evlatlarına karşı da yapıyorlar. Sadece yabancılara karşı değil, onlar gibi düşünmeyen, onlar gibi giyinmeyen herkesi öteki görüyorlar. Bunun için diyoruz ki bu memleket bu köhnemiş ve saldırgan zihniyetten kurtulmalıdır.