Uzmanlar, 'ağaç yaş iken eğilir' atasözünün kendisini en çok hissettirdiği alanın din öğretimi olduğuna dikkat çekerek; özellikle çocuklarda ibadet ve dini kavramların geç öğretilmeye başlanması durumunda özellikle ergenlik dönemlerinden sonra çevre etkeni ile bunu gerçekleştirmenin pek kolay olmayabileceğini belirtiyor.

Aile Danışmanı Hasan Hüseyin Öğretici, konuyla ilgili İLKHA muhabirine konuştu.

"Bir aile gerçekten namaz hassasiyetine sahip ise çocukta da namaz hassasiyeti oluşmaya başlar"

Hasan Hüseyin Öğretici

Çocuklara namaz alışkanlığı kazandırmanın en etkili yolunun ailelerin bizzatihi namaz hassasiyetine sahip olmaları olduğuna dikkat çeken Öğretici, "Aileler namazı çocuklarına en güzel yaşayarak teşvik edebilir, örnek olabilir. Özellikle çocuklar ergenlik dönemine kadar söylenileni değilde yapılanları örnek alır ve ona bakarak hareket eder. Bir aile gerçekten namaz hassasiyetine sahip ise çocukta da namaz hassasiyeti oluşmaya başlar. Buna ilavetende çocuğu namaza teşvik edici, bilinçlendirici, ufak ufak çocuğun seviyesine göre namazın hikmetleri veya imani noktada imanın rükunleri çocuğa anlatılırsa ve çocuk bu noktada teşvik edilirse mesela babası elinden tutarak çocuğu camiye götürdüğü zaman; sadece Cuma namazında değil vakit namazlarında da baba çocuğu camiye götürdüğü zaman, evde çocuğun namazını da kendine dahil ettiği ve o çocuğu güzel bir şekilde teşvik ettiği zaman çocuk namaz alışkanlığı kazanmaya başlar. Zaten aile buna dikkat eden bir aile olduğu için o çocuk Allah'ın izniyle namazla büyür." dedi.

"Aile şefkat duygusunu doğru kullanırsa çocuğun namaza kalkması; yemek yemesi, hasta olduğunda ilaç kullanması veya ameliyat olması kadar önemlidir"

Çocukların sabah namazına kaldırılması hakkında konuşan Öğretici, "Aileler aslında burada şefkatlerini yanlış kullanıyorlar. Mesela çocuğun bir sınavı olduğu zaman kaldırılabiliyor ya da tatile bir yolculuğa gidildiği zaman çocuk erkenden kaldırılarak götürülebilir. Bu örnekleri türetebiliriz. Bu noktadaki hassasiyeti namazda da gösterme bilincini aslında ailenin kazanması gerekiyor. Ailede bilinç eksikse o çocuğu sabah namazına kaldırmamak bir nevi ailenin kusuru oluyor. Aile şefkat duygusunu doğru kullanırsa çocuğun namaza kalkması yemek yemesi, Allah muhafaza hasta olduğunda ilaç kullanması veya ameliyat olması kadar önemlidir. Çocuğun dünyevi geçici sağlığını değil ebedi bir hayat sağlığını etkileyen bir şeydir namaz. Ruhi, manevi sağlığını ve sıhhatini etkileyen bir şeydir namaz. Namazın çocuğuna yemek yedirmek kadar önemli olduğunu görse aile çocuğu namaza kaldıracaktır. Bu noktada ailelerin şefkatini doğru kullanması gerektiğini düşünüyorum. Aileler bu noktada biraz tefekküre girdikleri zaman çocuğu kesinlikle namaza kaldırır." şeklinde konuştu.

"Bir çocuğun en verimli uyku zamanı gece 11 ile 2-3 arasıdır"

Sabah namazına kalkmanın biyolojik faydasınında olduğunu dile getiren Öğretici, "Yetişkinlerde bile geç saatlere kadar oturduğumuz zaman sabah namazımız sıkıntıya girdiği gibi çocuklarımız geç saatlere kadar uyanık kaldığı zaman biyolojik olarak hem uyku problemi, uyku düzensizliği olur hemde manevi noktada namaz sıkıntıya girer. Bir çocuğun en verimli uyku zamanı gece 11 ile 2-3 arasıdır. Çocuk bu vakitlerde uykusunu aldığı zaman, sabah namazına kalkmak o çocuk için çok zor olmayacaktır. Ailede bunu bildiği zaman, çocuğu gece yarılarına kadar uyanık bırakmak yerine erkenden yatmasını teşvik etmek; sabah namazına kaldırıldığı zaman çocuk zinde olarak güne başlar. Günde erken başlaması, sağlıklı, psikolojik ve manen her türlü zinde olarak hayata başlar." şeklinde kaydetti.

"Sabah ailece camiye gidilerek cami cemaatine dahil olunursa çok daha güzel ve etkili olur"

Ailelerin birlikte cemaatle namaz kılmasının önemine değinen Öğretici, "Düşünün ki baba önde imamlık yapıyor; anne ve çocuklar arkada cemaat oluyor ve o evde babanın önderliğinde ailenin manevi atmosferi çocuk için namaza teşvik olur hem sabah namaza kalkmanın zorluğu değil bir iştiyakı olur. Aile ile manevi atmosfer çocuğun ruhen ve psikolojik olarak hoşuna gidecektir. Sabah ailece camiye gidilerek cami cemaatine dahil olunursa çok daha güzel ve etkili olur. Kendi hayatımdan çok iyi hatırlıyorum; babam ara beni ara ara camiye cemaate giderdik. Camideki amcalar bana küçük çikolatalar verirdi hala hatrımdadır, hayatımda çok büyük bir etkiye sahiptir. Kur'an'dan bazı kısa ayetler, bazı vecizeler ezberlerdim karşılığında çikolata verirlerdi o benim hayatımda hala unutamadığım bir yerdir. Çocukta böyle teşvik edilirse, çocuğun hayatına namaz bir aksiyon olarak dahil edilirse bu çocuk Allah'ın izniyle imanlı bir nesil, namazlı bir nesil olarak büyür ve topluma, vatana, millete hayırlı bir evlat olur." ifadelerini kullandı. (İLKHA)