Kanlı Para oyununun her geçen gün çocuklar arasında yaygınlaşması anne, babaları endişelendiriyor.

Oyunda ceza alan kişinin eline fırlatılan ve can yakması için çevresi özellikle testere gibi yontulan madeni paralar, yaralanmalar kadar sağlık sorunlarına da neden oluyor.

Oyunun tehlike boyutuna ulaştığını belirten Eğitimci Korkut Daban, İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Daban, "Özellikle sosyal medya uygulamaları ve bunların türevleri aracılığıyla gençlere maalesef birçok yanlış oyun, eğlence adı altında zerk oluyor. Aslında birçok velinin farkında bile olmadığı bu uygulamalar, çocuklarımız için özellikle ergen gençlerimiz için çok büyük bir tehdit oluşturuyor. İlköğretim çağındaki çocukların teneffüs saatlerinde veya okul dışı saatlerde bir araya gelmek suretiyle oynadığı bir oyundur." dedi.

"Oyun olmaktan çıkıyor adeta bir vahşete dönüşüyor"

Oyun adı altında vahşi bir rekabet ortamı oluştuğunu ifade eden Daban, "Metal paraları biliyoruz havaya atıyorlar, ellerinin tez yüzüyle tutuyorlar ve parmak aralığıyla yere vuruyorlar. Çocukluk çağında 'beş taş' oyunundan esinlenerek ortaya çıkarılan bir oyun. Tabi 'beş taş' oyunundaki masumiyet bu oyunda yok. Burada birinci amaç, açıkçası çocuklar arasında vahşi bir rekabet oluşturmaktır. Bu paraları kullanırken de sadece normal yüzeyleri ile kullanmıyorlar. Özellikle canı acıtması, deriye zarar vermesi için paranın çerçevesini, dış yüzeyini kütürlü kısmını keskinleştirmek suretiyle adeta bıçak haline getiriyorlar. Bu defa oyun, oyun olmaktan çıkıyor adeta bir vahşete dönüşüyor." diye konuştu.

"Kanlı Para yununun ciddi bir tehdit olduğunu görmemiz gerekiyor"

Bu oyunun yaygınlaşma düzeyi nedir, nasıl yaygınlaşmıştır? diye soran Daban, "Genç kardeşlerimiz, özellikle ergen çocuklar kendi aralarında oynarken hem liderlik hem öncülük hem de öne çıkma duygusu itibari ile yüreklerinin kabarmasını istiyorlar. Başlangıçta bu keyifli bir oyun gibi gelebiliyor, oyunun şartları ve şiddeti arttıkça ellerinde çok ciddi semptomlar, yaralar ortaya çıkıyor. Bu işin bir manevi, ahlaki, bir de biyolojik kısmı var. Vücudumuzun herhangi bir ucunda çıkan bir yaranın mutlak suretle bir mikrobik bulaşıcı hastalığa yol açması nedeniyle; bugün geldiğimiz noktada kanlı para oyununun ciddi bir tehdit olduğunu görmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Bu tür vahşi oyunların asla kazananı olmaz"

Çocuklarla geleneksel oyunlar oynanarak ve idari noktada geleneksel oyun yarışmaları düzenlenerek birçok etkinin azaltılabileceğini vurgulayan Daban, son olarak şunları kaydetti:

"Burada sadece gençlerimize, çocuklarımıza değil, anne babalara da aynı şeyi söylüyoruz. Bizim geleneksel oyun anlayışımızın yaşatılmaması nedeniyle çocuklar sosyal medyada gördüğü her türlü uygulamayı, aktiviteyi oyun olarak hayatlarına aktarıyorlar. Dolayısıyla boş zamanlarında geleneksel oyunları bilmeyen, oynayamayan çocuklar, doğal olarak sosyal medyanın adeta baskı şeklindeki psikolojik yönlendirmesiyle çocuklar da bunun masum olduğunu görüyor ve olduğu gibi kabul ediyor. Unutmamak gerekirse bu tür vahşi oyunların asla kazananı olmaz. Bunu deyim yerindeyse bir savaş gibi düşünebilirsiniz. Hiçbir zaman bu durumda eli kolu kanayan bir genç kardeşimizin, bu noktada başarılı olma gibi bir şansı yoktur. Basit oyunlarla keyifli vakit geçirebilirler, geleneksel olarak geçmişte oynadığımız oyunların yaygınlaşması ile bunlarla ilgili etkinliklerin geliştirilerek turnuva şeklinde okullarda, ülke bazlı düzenlenmesi gerekir. Tüm bunlar alternatif oyunların geliştirilmesi, genç kardeşlerimizin sosyal medyadaki bu tuzak, vahşi oyunlardan uzak kalması için yeterli olacaktır. Çocuklarımızla evin içinde dahi geleneksel oyunlar oynayabilmek veya en yakın parka gidip enerjisini boşaltmasını, arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirmesini sağlamak bu platformların olumsuz yönlerini engelleyecektir diye düşünüyorum." (İLKHA)