Devlet Bahçeli'nin "Eğer şartlar içinden çıkılmaz hale bürünürse NATO'dan ayrılmak bile alternatif bir tercih olarak gündeme alınmalıdır. NATO'yla doğmadık, NATO'suz da çok şükür ölmeyiz" ifadelerine atıfta bulunulan yazıda, 'hem Batı'da hem de Türkiye'de bazı uzmanların bir kez daha NATO ile Türkiye'nin yollarını ayırıp ayırmaması gerektiğini tartıştıkları' kaydedildi.

Türkiye'nin, Ukrayna'ya yönelik tutumuna yönelik suçlamalar içeren yazıda, "Başlangıcında birkaç kınama sözcüğü dışında Türkiye, Rusya ile her zaman iyi ilişkiler içinde oldu. Lavrov, Ankara'yı ziyaret ettiğinde Türk mevkidaşı, Rusya'nın Ukrayna limanlarına uyguladığı ablukayı hafifletmesi halinde Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımları hafifletmesi gerektiğini nazik bir dille ifade etti. Lavrov, Rusya'nın Ukrayna'yı neo-Nazilerden kurtarmak için işgal ettiği iddiasını tekrarladığında Türkiye hiçbir şey söylemedi" ifadeleri kullanıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ilk başlarda İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğini veto etmesinin Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu 'daha da zedelediği' belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:
"Vetosunu geri çekmesi karşılığında ABD'den ya da tam tersini yapması karşılığında Rusya'dan taviz koparmaya çalışıyor olabilir. Erdoğan zaman zaman NATO'nun genişlemesine prensip meselesi olarak karşı çıkıyor. Yakın zamanda The Economist için kaleme aldığı bir köşe yazısında Finlandiya ve İsveç'i ittifaka katılma talebinde bulunarak NATO'nun gündemine gereksiz bir madde eklemekle suçlayacak kadar ileri gitti."

Yazıda, "Türkiye ve Batı, bu konuda hiçbir zaman aynı fikirde olmayacak ve Erdoğan'ın maskaralıkları ve ülkesi için en büyük tehdidin Rusya değil Batı olduğunu söyleme alışkanlığı işleri daha da kötüleştirecek. Yakın zamanda yapılan bir ankete göre Türklerin yüzde 65'i NATO'ya güvenmediğini söylerken, yüzde 60'ı ittifak üyeliğini destekliyor" ifadeleri yer aldı.

'Batılı ülkelerin, Finlandiya ve İsveç'e güvenlik garantileri vererek Türkiye'nin vetosunu aşmaya çalışacakları' savunulan yazıda, "Bu da Türkiye'yi ittifak içinde kenara itebilir. Ancak, NATO'dan ayrılması ya da çıkarılması hala bir hayal. Özellikle de Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının ardından Türkiye'nin NATO üyeliğinin sağladığı caydırıcılık gücünden vazgeçmeye niyeti yok" denildi.
Yazıda, "Erdoğan devre dışı kaldığında bile Türkiye muhtemelen ittifak için bir baş ağrısı olmaya devam edecek. Ancak bu, NATO'nun birlikte yaşamak zorunda kalacağı bir baş ağrısı" ifadeleri kullanıldı.