Nihayet kavuştuk 11 ayın sultanı Ramazan’a. İlk teravih, yarın akşam kılınacak ve ardından ilk sahuru yaparak orucumuzu tutacağız inşallah. 6 Şubatta Kahramanmaraş merkezli yaşanan deprem ve şimdi de sel felaketi dolayısıyla bu yıl ramazan sevincini biraz buruk geçireceğiz. Ancak bu ramazan biz Müslümanlara büyük bir fırsat veriyor, bu vesileyle ibadetlerimizi artırarak daha çok Kur’an tilaveti yaparak, namaz kılarak, sıla-î rahimde bulunarak Allah’a kulluk vazifelerimizi yerine getirebiliriz. Depremzedelere yardım vakıfları üzerinden yardımlarda bulunabilir, zekat ve fitrelerimizi verebiliriz. Ayrılıklar nasıl iç burkarsa, kavuşmalar da insanda sevinç uyandırır hakikati ile hüznümüz, mübarek Ramazan ayına kavuşmamız münasebeti ile sevince dönüşecek inşallah.

Kur'an Nesli Platformu, bu vesileyle, Ramazan ayında bireysel ve ailevi olarak yapılabilecek ibadetler hakkında 10 maddeden oluşan önemli tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyeler ışığında ‘Ramazan’a hazır mıyız?’ sorusunun da bir nebze cevabına erişmiş olacağız. Böylelikle yaşadığımız deprem ve sel felaketinin atmosferinde Ramazan’ı daha iyi ihya etme noktasında Allah(cc.) tüm Müslümanların, istifade etmesini nasip eylesin inşallah.

BU AY, RABBİMİZİN BİR İHSANI VE İKRAMIDIR

Kur'an Nesli Platformu, Ramazan ayının manevi olarak verimli geçirilmesine yönelik hem bireysel hem de ailece yapılabilecek programlara ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

Ramazan ayının Müslümanlara ilahi bir lütuf olduğu belirtilen açıklamada, "Yüzyılın felaketiyle sarsıldık. Nice canlarımızı yitirdik, nice acılar yaşadık. İliklerimize kadar aczimizi ve fakrımızı hissettiğimiz bütün bu acıların ardından bizleri rahmet iklimi olan Ramazan’a eriştiren Allah’a sonsuz hamd-u senalar olsun. Rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu ay, Rabbimizin biz kullarına bir ihsanı ve ikramıdır. Bu mübarek ay, kardeşliğimizi pekiştireceğimiz, gerçek manada yardımlaşma ve dayanışmanın bir kez daha en güzel şekliyle sergileneceği ilahi bir lütuftur." denildi.

BAŞINDAN SONUNA KADAR PROGRAMLI HAREKET EDİLMELİ

Müslümanların Ramazan ayından olabildiğince istifade etmesi gerektiğini vurgulayan Kur'an Nesli Platformu, "Bu bilinçle, bu ayda yapılan ibadetlere verilen sevapların, diğer aylardakinden çok daha fazla olduğunu bilerek başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayından azami derecede istifade etmek hepimizin istek ve arzusudur. Ancak Ramazan’ın başından sonuna kadar programlı hareket etmek gerekir ki; bu mübarek aydan hakkıyla istifade edilebilsin." tavsiyesinde bulunuldu.

HEM BİREYSEL HEM DE AİLECE YAPILABİLECEK BİRÇOK PROGRAM VARDIR

Ramazan ayının İslam coğrafyasında felaketlerin son bulması, gözyaşının durmasına vesile olması temennisinde bulunan açıklamada, "Şüphesiz bu mübarek ayda gerek ferdi olarak gerek ailece veya toplu olarak yapılabilecek birçok şey vardır. Bu niyet ve düşüncelerle Kur’an Nesli Platformu olarak 'Ramazan Ayı Tavsiyeleri' adıyla kardeşlerimize bazı hatırlatma ve tavsiyelerde bulunmak istiyoruz. Amacımız bu tavsiyeler vesilesiyle mübarek Ramazan ayından hakkıyla istifade etmektir. Bu vesileyle tüm İslam âleminin, Ramazan’ını şimdiden tebrik ediyor ve bu mübarek ayın, ülkemizin 11 ilinde ve Suriye’de yaşanan büyük felaketten doğan maddi ve manevi yaralarımızın sarılmasına, İslam coğrafyasında akan kanın ve zulümlerin bitişine; ümmetin dirilişine, birliğine ve özgürleşmesine vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz." denildi.

 

Kur'an Nesli Platformu’nun, Ramazan ayı münasebetiyle bireysel olarak yapılmasını tavsiye ettiği önemli hususlar şöyle:

1-GÜNLÜK EN AZ BİR CÜZ KUR’AN OKUNMALI

Kur’an’ı, mümkün mertebe camide mukabele şeklinde, mümkün değilse evde ailece mukabele şeklinde, o da mümkün olmuyorsa bireysel olarak okumalıyız. Okunacak Kur’an’ın mealini de birlikte okumaya gayret etmeliyiz.

2-FARZ VE NAFİLE NAMAZLARA ÖZEN GÖSTERİLMELİ

Farz namazlarını mümkün mertebe camide cemaatle, mümkün olmuyorsa iş yerinde veya ailede cemaatle kılmalıyız.

Teravih namazını en yakın camide cemaatle kılmalıyız. Teravih namazını, mecbur kalmadıkça bireysel kılmaktan, cami dışında başka yerlerde gruplar oluşturarak kılmaktan ve teravih saatinde işyerinde bulunmaktan veya dışarıda gezmekten kaçınmalıyız. Duha ve gece namazlarını (Teheccüd) alışkanlık haline getirmeli, Ramazan sonrasında da devam ettirmeye gayret etmeliyiz.

3-ZİYARETLERE AĞIRLIK VERİLMELİ

Ramazan ayında ziyaretleri çoğaltmalı; başta, bulunduğumuz ildeki depremzede kardeşlerimizi veya mümkünse bizzat afet bölgesini, ayrıca hasta, yoksul ve yetimleri özellikle ziyaret etmeli, kabir ziyaretlerini de ihmal etmemeliyiz.

4-ÇOK DUA EDİLMELİ

Ramazan ayı boyunca gerek İslam âlemi olarak gerekse ülke olarak karşılaştığımız tüm bela ve musibetler karşısında dua ve niyaza ağırlık vermeli; bolca cevşen okumalı ve tesbihat yapmalıyız.

5-OKUMAYA AĞIRLIK VERİLMELİ

İmkân ve şartlara göre Ramazan ayı boyunca bir fıkıh ve bir siyer kitabını okuyup bitirmeliyiz.

6-İTİKÂF’A GİRİLMELİ

Ramazan ayı içinde, özellikle de son on gününde itikâfa girmeye çalışmalı ve çevredekilerin de buna katılımı için gayret etmeliyiz. İtikâfta; nafile ibadet, dua, tesbihat yapmalı, Kur’an-ı Kerim ve mealini okuyarak zamanı iyi değerlendirmeliyiz. 

7-ZEKÂT HESAPLANMALI, FİTRELER VERİLMELİ, HAYIR-HASENAT YAPILMALI

Bu ay içerisinde, varsa zekâtları hesaplamalı ve fitreleri vermeli, depremzede kardeşlerimizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak sadaka ve bağışları artırmalıyız.

8-İFTAR YEMEĞİ VERİLMELİ

Maddi imkânlar çerçevesinde iftar yemeği vermeye çalışmalı ve bu âdetin yaygınlaşması için gayret göstermeliyiz. İftar sonrası kısa bir sohbet yapmayı ve ardından birlikte teravih namazına gitmeyi alışkanlık haline getirmeye çalışmalıyız.

9-SILA-İ RAHİMDE BULUNMALI

Ramazan ayı münasebetiyle aile bireylerini, akrabaları, komşuları, tanıdıkları ve iş arkadaşlarını sormalı, imkânlar dâhilinde yardımda bulunarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalıyız.

10-KADİR GECESİ CAMİDE İDRAK EDİLMELİ

Ramazan ayının son on gününün tekli gecelerini mümkün olduğu kadar camilerde geçirmeye çalışmalıyız. Bu arada toplu halde cevşen ve benzeri dualar okumalı, Kur’an ve Sünnet ile ilgili sohbetler yapmalıyız.

11-BAYRAM NAMAZINA GİDİLMELİ VE BAYRAMLAŞMADA BULUNULMALI

Bayram sabahı en yakın camiye gidip bayram namazını kıldıktan sonra cemaatle bayramlaşmalı, ardından ev halkı, komşular, akrabalar, dostlar ve tanıdıklara gidip onlarla bayramlaşmalıyız. Uzak olanlara ise telefonla ulaşıp bayramlarını tebrik etmeliyiz.

 

Kur'an Nesli Platformu’nun yine Ramazan ayı münasebetiyle ailevi olarak yapılmasını tavsiye etiği önemli hususlar da şu şekilde:

1-KUR’AN MUKABELE ŞEKLİNDE OKUNMALI

Şayet evde okunacaksa, günlük en az bir cüz olmak üzere ailece mukabele şeklinde Kur’an okumalı. Kur’an’ı okuma konusundaki eksikliklerimizi gidermeliyiz. Başta çocuklar olmak üzere, aile bireylerinden Kur’an okumasını bilmeyenlerin veya okumasını bildiği halde tecvidi bilmeyenlerin bu eksikliklerini tamamlamaya çalışmalıyız.

2-İLMİHAL DERSİ YAPILMALI

Başta çocuklar olmak üzere, aile bireyleriyle Ramazan boyunca, tekrar bile olsa ilmihal dersi yapmalıyız.

3-SİYER DERSİ YAPILMALI

Bir siyer kitabını aile bireyleriyle ders şeklinde okumalıyız.

4-CEMAATLE NAMAZ KILINMALI

Evde kılınan namazları cemaatle kılmaya çalışmalı, aile bireylerini nafile namazlara özellikle gece namazına alıştırmalı ve bunu alışkanlık haline getirmeleri için gayret sarf etmeliyiz.

5-KADİR GECESİ İDRAK EDİLMELİ

Kadir gecesini camilerde veya evde mutlaka idrak etmeye çalışarak çokça dua etmeliyiz.

 

Molla Muhammed Bilgin: VÜCUDUMUZUN BÜTÜN AZALARIYLA ORUÇ TUTALIM

Orucun sadece açlık olmadığını belirten Molla Muhammed Bilgin, oruca zarar verecek davranışlardan kaçınılması gerektiğini belirterek, vücudumuzun bütün azalarıyla oruç tutmamız gerektiğini belirtti.

On bir ayın sultanı Ramazan, Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlıyor. Âlimler, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini barındıran Ramazan ayının, ayet ve hadislerle önemine vurgu yapıyor. Ramazan`da bir Müslüman`ın nasıl davranması gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulunan Molla Muhammed Bilgin, bu ayda bütün azalarımızla oruç tutmamız gerektiğine dikkat çekti.

ORUÇ, ALLAH'IN SEVMEDİĞİ BÜTÜN HAL VE HAREKETLERİ TERK ETMEKTİR

Orucun, gerçek manada Allah'ın sevmediği, istemediği bütün hal ve hareketleri terk etmek olduğunu ifade eden Molla Muhammed Bilgin, “Sadece mideye gidecek olan yiyecek ve içecekleri değil gözün haramdan alıkonulması, insanın evlenebileceği kişinin mehrinin düşebileceği kişilere bakmayı terk etmesi ve erkeklerin uzuv yerlerine bakmakta gözün yapmaması gereken şeylerdir. Göz, faydasız şeylere bakmayı terk edecek. Ekranlar karşısında saatlerce durup faydasız ve zararlı filmleri seyretmek tutuğumuz oruca halel getiren şeylerdir.  Gözümüz hep faydalı şeylere bakmalıdır." dedi.

"ELİMİZİN YAPMASI GEREKEN ORUÇ DA VAR"

Eli faydasız şeylerden, ayağı kötü yerlere onunla gitmekten, ağzı boş konuşmalardan koruyarak, mide ile beraber diğer uzuvlara da oruç tutturulması tavsiyesinde bulunan Molla Muhammed Bilgin, “Vücudumuzun motoru olan kalbimizi ve zihnimizi kötü şeylerden koruyacağız. Orucun faziletinden nasıl faydalanılması gerektiği düşünülmelidir. Allah bizleri mübarek Ramazan ayını hakkıyla değerlendirenlerden eylesin. Midesiyle, elleriyle, ayaklarıyla, gözleriyle, kulaklarıyla, kalbiyle ve beyniyle bütün vücuduyla Ramazanın hakkını verenlerden eylesin." diye konuştu. (İLKHA)