Okul çağındaki çocukların her birinin bir ebeveyn terbiyesinden geçtikten sonra okullara geldiğini hatırlatan Uca, çocukların ilk eğitildiği yerin okul değil aile olduğunu ifade ederek ailede eğitim verilirken okulda öğretimsel boyutu ile eğitimlerin verildiğini ifade etti.

Ülkemizdeki eğitim sisteminde bütün müfredat ve sistemin sadece öğretimsel boyutu üzerine bina edildiğini dile getiren Uca, “Okulların da çocukları eğitimsel boyutta yetiştirmeleri gerekiyor. Bu zaten çocukların fıtratına ve ruhuna uygundur. Çocuklara sadece öğretimsel müfredatı vermek çocukların fıtratına aykırıdır. Çünkü çocuk çok hızlı gelişen, büyüyen ve değişimler gösteren bir varlık ve mekanizmadır. O mekanizmayı doyurmak için de ahlaki ve değerler eğitimi ile de yetiştirilmeleri gerekiyor. Yoksa çocuklarda ciddi yaralar meydana gelir ve onarımı çok güç süreçlere götürür.” dedi.

“Ahlak ve değerler eğitimi okul öncesinden başlanarak ders olarak verilmelidir”

Gelinen noktada çocukların test ve tostla büyütüldüğünü belirten Uca, şunları söyledi:

“Çocuklar öğretimsel boyuta beyinlerini çok yoruyorlar ve bakıyoruz çocuklar çok da obur olmaya başlıyorlar. Bunun nedeni de biz, çocuklarımız büyürken onların bir meslek sahibi olmalarını hep umut ederiz. Bizler çocukların sadece bir meslek sahibi olmaları noktasında değil onların aynı zamanda çok iyi bir ahlaki noktaya gelmiş olmaları da bizi ilgilendirmelidir ve bu anlamda da çocuklarımızı yetiştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımız bir doktor olabilirler ama organ mafyasına karışmış bir doktor olma ihtimalleri var. Yada çocuğumuz bir inşaat mühendisi olabilir ama demirden çalan veya binanın statiğini bozan bir sistemle karşımıza çıkabilir. Demek ki sadece bilgi ile donatmakla çocuk yetiştirilmiyor. Bu şekilde de toplumun temel yapısına dinamit koymuş oluyoruz. Bunu diğer bütün meslek gurupları için de düşünebiliriz. Okul öncesinden başlayarak değerler eğitiminin çocuklara verilmesi gerekiyor. Ancak bunun bir plan dâhilinde verilmesi gerekiyor. Bütün öğretmenlerimiz değerler eğitimi anlamında üzerine düşeni yapıyor anacak Milli Eğitim Bakanlığının müfredat haline dönüştürerek gerekirse bu dersle ilgili bir öğretmen ataması bile yapması gerekiyor. Ahlak ve Değerler eğitimi adı altında bir dersin mutlaka verilmesi gerekiyor. Problemlerin önüne geçmek; çocuğa kimlik, karakter ve kişilik kazandırmak için değerleri eğitiminin çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Bununla ilgili Merhum Necmettin Erbakan Hoca’nın bir sözünde ‘3 her zaman 2’den büyük değildir. 2 helal para 3 haram paradan daha büyüktür.’ buyuruyor. Bu çocuklara 2 kere 2’yi öğretmek kolay ama 2 helal paranın 3 haram paradan daha büyük olduğunu da anlatmak lazım.”(İLKHA)