Erkek ve kadın arasındaki eşitlik ve adalet kavramlarını konu eden Mardin İl Müftü Yardımcısı Zübeyde Zengin, kadın ile erkeğin eşit veya daha üstü olduğu tartışmaların hep süregeldiğini aslında erkek ve kadının birbirini tamamlayan birer bütün oldukların ifade etti.

Fıtrat ve yaratılış gayesi olarak erkek ve kadının fiziki yapısı, psikolojisi ve benzeri yapıların eşit olmadığını, aynı güce sahip olmayan kimselere, aynı görevin aynı hakların verilmesinin eşitlik değil, adalet de olmadığını aktardı.

"Erkek ve kadın birbirini tamamlayan birer bütündürler"

Kadın ile erkek arasındaki eşitlik ve adalet kavramlarının süregelen tartışmalar arasında olduğuna dikkat çeken Zengin, "Kadın kavramı çok önceki asırlardan beri hep tartışılagelen kavramlardan biridir ve kadının yanında kadın ile erkeğin eşit mi veya hangisi daha üstündür diye tartışmalar hep süregelmiştir. Hazreti Peygamber Efendimiz Aleyhisselam kadının varlığında var olan değeri ortaya çıkarmıştır, kadına hak ettiği değeri vermiştir. Allah Teâlâ insanı bir erkek ve bir dişiden var etmiştir ki bunu Necm suresi 45'inci ayette Rabbimiz şöyle ifade eder, Allah Teâlâ 2 çifti, yani erkek ve kadını var etti. Bu erkek ve kadından oluşan insanoğlu, aynı zamanda yeryüzünün de halifesiydi. Halife olması yeryüzünde, sorumlu olması hasebiyle erkek ve kadın aslında birbirini tamamlayan birer bütündürler." şeklinde ifade etti.

 

"Bir insan için dünyadaki örtü ne ise insanın eşiyle olan  münasebeti de aynı bir örtü gibidir"

Erkek ve kadınlar arasında oluşan bu kavramlalarla ilgili Kur'an-ı Kerim'den örnekler veren Zengin, "Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda kadın ile erkek ifadeleri aslında birbirini yarıştıran ifadeler olarak karşımıza çıkmaz. Tam tersi insan olarak, sorumlu bir varlık olarak kadın-erkek eşit birer varlıktır diye karşımıza çıkmaktadır. Ancak bir insanın kadın ve erkek olarak yaratılmış olması, insanoğlunun değil, bütün mahlukatın bir erkek ve bir dişiden var edilmiş olması aslında bize şu mesajı vermektedir, Allah Teâlâ eşsizdir, ferttir yani o tektir, hiç kimseye muhtaç değildir. Her şey ona muhtaçtır ama insanoğlu ve diğer varlıklar başka birine muhtaçtırlar. Bir insan için dünyadaki örtü ne ise insanın eşiyle olan münasebeti de aynı bir örtü gibidir diye Allah'u Teala bu benzetmeyi bizlere yapmıştır." şeklinde konuştu.

Zengin, Peygamberimiz Efendimiz Aleyhisselam'dan da örnek vererek, "Peygamberimiz Efendimiz Aleyhisselam, kadınla erkeği ifade ederken, kadınlar erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarıdırlar buyurmaktadır. Bu yaklaşım biçimi bir beşer olarak kadın ile erkeğin aslında birbirine eşit tutar. Zira Veda hutbesinde Allah Resulü buyurur ki, sizin onlar üzerine haklarınız vardır, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Zira hak ve hukuk bağlamında insan insandır yani bunun cinsiyeti yoktur. Kadının ya da erkeğin bu manada bir üstünlüğü yoktur ki ifadelerde hep üstünlüğün Allah'a karşı sorumluluk bilinci içerisinde olmakta yattığı ifade edilmektedir. Yine başka ayet i kerimeler vardır. Bir beşer olarak sorumlu bir varlık olarak kadın ile erkeği Allah'a hep eşit tutmuştur. Mesela mümin erkekler ve mümin kadınlar, inanan erkekler inanan kadınlar, oruç tutan erkekler oruç tutan kadınlar, namusunu koruyan erkekler namusunu koruyan kadınlar ki bu ifadelerin hepsi arka arkaya getirerek Allah Teâlâ her 2 cinsi de ifade etmiştir." ifadelerini kaydetti.

Zengin, yeryüzünde halifelik ile sorumlu tutulan insanoğlunun bu tarz üstünlük yarışına girilmemesi gerektiğini belirtti.

Zengin, "Allah'ın yeryüzünde sorumluluğu olan halifesi insanoğlu, erkek veya kadın oluşuyla aslında bir üstünlük yarışına girmemelidir. Günümüzdeki tartışmalarda ise erkek mi üstündür, kadın mı üstündür, erkekle kadını eşit midir ya da aralarındaki üstünlük nedir? gibi tartışmaların cevaplarını Hazreti Peygamber Aleyhisselamın hayatında çokça görmekteyiz. O Aleyhisselam tamamlayıcı, bütünleyici ve destekleyicidir eşlerine karşı olması açısından önemlidir. Eşitlik ve adalet kavramlarını düşündüğümüzde aslında ikisi de farklı kavramlardır. Eşitlik, birbiriyle aynı olan şeylerin birbirine denk olmasıdır. İnsan olması bakımından her ikiside birbirine eşittir. Adalet dediğimiz kavramda da insanoğlunun kendi gücüne göre bazı şeylerden sorumlu tutulması, bazı şeylerden muaf edilmesi ve herkesin hakkının verilmesidir adalet. Eşitlik ve adalet tabirleri farklı kavramlardır." ifadelerini aktardı.

"Fıtrat olarak  kadın ile erkek birbiriyle eşittir diyemeyiz"

Yaratılış gayesi farklı özelliklerle yaratılan erkek ve kadının birbirleriyle eşit olmadığı hususuna değinen Zengin, "Fıtrat olarak yaratılış olarak kadın ile erkek birbiriyle eşittir diyemeyiz çünkü aynı özellikte, aynı psikolojik yapıda, aynı fiziksel yapıda değildirler. Aynı olmayan 2 şeyin birbirine eşit olması demek bu manada aslında bir nevi adaletsizliktir. Aynı güce sahip olmayan kimselere, aynı görevin, aynı hakların verilmesi eşitlik değil, adalet de değildir.  Ama adalet bakımından düşündüğümüzde bir taneyi hak eden birine, 2 tane vermek ya da 2 taneyi hak eden birine bir tane vermek bu eşitlik değil adaletsizliktir. " şeklinde belirtti.

Aile ortamında hak ve hukukların tartışılmaya başlanmasının aileyi zayıflatacağına dikkat çeken Zengin, "Aile ortamını hak ve hukukun iddia edildiği bir yer haline getirmek aileyi zayıflatan unsurlardan biridir. Ancak sevgi ve merhamet temeli üzerine otursak ailede muhabbet ve huzur olacaktır. Sürekli hakların, hukukların tartışıldığı bir aile, aile olmaktan öteye geçecektir. Ailede tabii ki Peygamberimiz Aleyhisselam hak ve hukuk kavramlarını gözetmemizi bize tavsiye etmiştir.  Bazen benim kendi görevim değildir ama ben eşime yardım edebilirim ya da eşimin bazı işler yapması görevi değildir ama o bana yardım edebilir gibisinden bu aslında  adaletsizliği değil, ailedeki muhabbeti artırır. Rabbim erkek ve kadın olarak yaratılan birbirlerine eş olan çiftlerin gönüllerinde gerçek bir adalet ve  sorumluluk duygusunu yeşertsin. Evlarimizin hakları ve hukukların sürekli iddia edildiği, tartışıldığı yer olmaktan çıkıp sevginin, merhametin hâkim olduğu aileler olmayı nasip eylesin inşallah." dedi. (İLKHA)