Sosyal Güvenlik Bakanlığının kamudaki sözleşmeli personelle ilgili çalışmaları devam ediyor.

Şu an ki devlet personel istihdam modelinin çok dağınık olduğuna dikkate çeken Eğitim Bir-Sen Ağrı Şube Başkanı Abdurrahman Aslan, sözleşmeli ve kadrolu personellere uygulanan şartların tek bir kaleme indirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kadrolu ve sözleşmeli personeller arasında sosyal haklar konusunda farkların olduğunu söyleyen Aslan, öğretmenlerin tamamının kadrolu olması gerektiğini ifade etti.

"Devletin personel rejiminde bir değişikliğe gidilmesi elzem hale gelmiştir"

Aynı eğitimi gören, aynı şartlardan geçen öğretmenlerin farklı statülerde görev yaptıklarının bir dağınıklık olduğunu belirten Aslan, "Devletin personel rejiminde bir değişikliğe gidilmesi elzem hale gelmiştir. Çünkü şu anki devlet personel istihdam modeli çok dağınık, çok başlı, aynı eğitimi görmüş, aynı işi gören insanların farklı statülerde iş görüyor olması veya ücret konusunda çok farklılaşması bir dağınıklık, bir başıboşluk olduğunu gösteriyor, bunun toparlanması gerekiyor. Devlet personel istihdam modelinde ihtiyaç duyulan sözleşmeliler kısmı da vardır mutlaka ama şu an bütün personeli sözleşmeli statüsüne alması bazı sorunlara yol açmaktadır. Özelde eğitim iş kolunu düşündüğümüzde aynı fakülte mezunu, aynı eğitimi görmüş, sınıfta da aynı eğitimi gören bir öğretmenin sözleşmeli, kadrolu veya ücretli istihdam edilmesi hakikaten onur kırıcı bir durumdur. Devlet bunu toparlamalı. Öğretmen öğretmendir, kadrolu olmalıdır ama istihdamda güçlük çekilen bölgelerde farklı uygulamalar geliştirmelidir, özerlikle teşvik boyutu olmalıdır. İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde maaş farklı olabilir ama statü olarak hepsi kadrolu çalışmalıdır. Öğretmene ihtiyaç duyulan bölgelerde ücretli öğretmenlere başvurulması da gerçekten hakkaniyetten uzak bir durumdur. Öğretmen aynı emeği veriyor, aynı fakülte mezunu, birisi 12-15 bin TL arası maaş alırken diğeri 4-5'lerde gidip gelmektedir ama emek aynı, eğitim düzeyleri aynı, bunların toparlanması gerekiyor." şeklinde konuştu.  

"Bu durum bazen insanları eşi ile işi arasında tercih yapmaya zorlamaktadır"

Kadrolu personeller ile sözleşmeli personeller arasında sosyal farkların olduğunu, bu şartların tek bir kaleme indirilmesi gerektiğini söyleyen Aslan, "Özelikle kadrolu personelle sözleşmeli personel arasında sosyal haklar konusunda farklar arz etmektedir. Tayin isteme, eş durumu, bunların hepsinin bir kaleme indirilmesi gerekmektedir. Özelikle eğitim camiasında bu durum bazen insanları eşi ile işi arasında tercih yapmaya zorlamaktadır. Bu eşi ile işi arasındaki tercih hakikaten insanları zor durumda bırakmaktadır, bunun giderilmesi gerekmektedir. Öğretmenler tamamen kadrolu olmalıdır ve bu kadro şart koşulmalıdır, işte bu kadar yıl burada görev yapacaksınız veya teşvik yöntemi, işte şehir merkezinden köye, uzağa doğru artı ilave bir maaş ücretiyle bu istihdamda güçlük çekilen bölgelerde emin olun çok daha insan gelecektir, insanlar daha kalıcı olacaktır, öğretmenlerin kafası rahat olacaktır. Öğretmenlere teşvik yöntemiyle, askere, polise veya sağlık çalışanlarına yapıldığı şekliyle eğitim iş kolunda da bu rahatlığı sağlaması gerekiyor.  Öbür iş kollarında da devlet rejiminde şu an süresiz sözleşmeliler vardır. 4+2 vardır, 3+1 vardır öğretmenlik mesleğinde olduğu gibi, bunların toparlanması gerekiyor. Tabi ki bunu tamamen kaldıralım boyutunda değiliz, devletin ihtiyaç nispetinde sözleşmeli personel çalıştırması gerekebilir ama tüm personeli bir kategoride sözleşmeli olarak veya farklı farklı zaman dilimine yaymak doğru değildir, bunların hepsinin bir kalemde toparlanması, istihdam modelinin de sınırlandırılması gerektiğine inanıyorum." dedi.

(İLKHA)