Başbağlar Köyü Kültür Evi önünde düzenlenen törene Erzincan Valisi Mehmet Makas, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Şeyhmus Tanrıkulu, milletvekilleri, 3. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Davut Ala, siyasi parti temsilcileri, il ve ilçe protokolü ile köy sakinleri katıldı.

Programı Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlarken, Kur'an tilavetini Kemaliye ve İliç ilçe müftüleri okudu.

Erzincan İl Müftüsü Burhan Çakır'ın okuduğu duanın ardından programın açılış konuşmasın Başbağlar Gazisi Ali Akarpınar yaptı.

 

Akabinde siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları ve milletvekilleri kısa birer konuşma yaptı.

Düzenlenen programda bir konuşma yapan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Şeyhmus Tanrıkulu, Başbağlar'da katliamı gerçekleştiren hain örgütün benzer katliamları bölgede de gerçekleştirdiğini örneklerle anlattı.

Silvan'ın Susa köyünde, Diyarbakır'ın Dürümlü mezrasında ve 6-8 Ekim olaylarında aynı zihniyetin benzer katliamlar yaptığını anımsatan Tanrıkulu, suçlulara göz yuman, yardım eden kim varsa yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyledi.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Şeyhmus Tanrıkulu

Kürd halkının meşru ve haklı taleplerini istismar ederek inancını, kültürünü hedef alan PKK'nin, şu anda ABD emperyalizminin taşeronluğunu yaptığını söyleyen Tanrıkulu, Başbağlar katliamının birçok soru işaretlerini hala barındırmaya devam ettiğini söyledi.

"Aradan 29 yıl geçmiş olsa bile bu olayın arkasında kim varsa yargı önüne çıkarılmalı"

Tanrıkulu, "Aradan 29 yıl geçmiş olsa bile, 12 Eylül askeri cuntası nasıl yargı önüne çıkarıldıysa, tekrar bu davanın dosyası indirilmeli ve bu partilere yardım eden, görmezden gelen kim varsa yargı önüne çıkarılmalıdır. Bu vahşi ve barbar örgüt bildiğiniz gibi ilk günden beri İslam'ı, inancımızı ve kültürümüzü hedef almaktadır. Diyarbakır'ın Silvan ilçesi Susa köyünde de bu katliamdan bir yıl önce 11 vatandaşımızı camiden çıkartıp katletmişti. Bölgenin birçok yerinde buna benzer katliamlar var. O kadar uzaklara gitmesek bile 6-8 Ekim olaylarında vahşice, barbarca ve canice Yasin Börü ve arkadaşlarını katletmeye devam etmiştir. Çukur ve barikat siyasetiyle de illerimizde, ilçelerimizde mazlum Kürd halkını hedef alarak tonlarca bombalar patlatmıştır. Diyarbakır'da Dürümlü köyünde içi bomba dolu kamyonun patlatılmasıyla 16 vatandaşımızı paramparça etmişti. Bu zalim ve barbar örgüte karşı birlik ve beraberliğimizi ve kardeşliğimizi muhafaza etmek adına belki geçmiş dönemlerde görmezden gelinen veya ötelenen temel hak ve hürriyetler hususunda da gerekli adımların atılması gerekir. Kürdlerin meşru talepleri istismar edilmemeli ve ötelemekten de vazgeçilmelidir. Bu vesileyle bir kez daha şehidlerimizi rahmetle anıyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman

"Coğrafyamızda patlayan her bombanın, akan her bir damla kanın arkasında ırkçı emperyalizmin bizatihi kendisi vardır"

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman ise şöyle konuştu:

"Bugün acının diyarı, hüznün diyarı, çilenin ve şehidlerin diyarı Başbağlar'ımızdayız. Başbağlar köyümüzde bugün toplanmamızın amacı şehidlerimizi anmak, şehidi şehid yapan manayı idrak edebilmek ve bununla birlikte de terörün her türlüsünü reddetmektir. Ben bu vesileyle öncelikle bundan 29 yıl önce Şehit olan 33 şehidimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Mekanları cennet makamları âli olsun. Camileri basarak ibadet eden insanları, evleri basarak bebekleri emziren kadınları, çoluk çocuk demeden genç-yaşlı demeden, kadın-erkek demeden günahsız insanları katleden, köyü ateşe vererek mazlumların kanına giren canileri ve bu caniliği de en güçlü şekilde lanetliyor ve kınıyorum. İnanıyoruz ki Başbağlar'da bundan 29 yıl önce yitirdiğimiz kahramanlarımızın tamamını şehadete uğurlamış olduk. Ülkemizde ve coğrafyamızda patlayan her bombanın, akan her bir damla kanın, ölen her bir insanımızın ardından hiç şüphe yok ki ülkemiz üzerinde hain planları olan ırkçı emperyalizmin bizatihi kendisi vardır. Afganistan da Ruslar tarafından işgalin başlandığı süreçten bu yana aynı şekilde Suriye'de devam eden hadiselerin bütün senaryoları bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Doğu Türkistan'dan Filistin'e, Arakan'dan Keşmir'e, coğrafyamızda sürdürülen zulüm ve vahşetlerin tamamı aynı senaryonun ve aynı kurgunun bir amacı olarak gerçekleştirilmektedir. Bu oyunların bir tek amacı vardır ki o da birilerinin ifadesiyle büyük israili kurmaktır. Diğer İslam ülkelerinde uygulamaya konulmaya çalışılan kardeş kavgalarının arkasında da hem ülkeleri hem de İslam ümmetinin birliğini ve beraberliğini parçalamaktır. İşte ülkemizde de 1993 yılından 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına kadar sürdürülen ve atılan bütün adımların da bu meyanda olduğunu görmemiz, bu hain planın bir çerçevesi olarak atılan adımlar olarak görmemiz elbette ki kaçınılmaz olacaktır." şeklinde konuştu.

Erzincan Valisi Mehmet Makas

Törende bir konuşma gerçekleştiren Erzincan Valisi Mehmet Makas, tarihin değil hataların tekerrür ettiğini belirtti.

Vali Makas, "29 yıl önce katledilen 33 kardeşimizi, şehadete yürüyen 33 vatandaşımızı anmak üzere bir aradayız. Tarih değil, hatalar tekerrür eder. Bu anmayı; 33 kardeşimize Fatihalar, Yasinler yollamak üzere yapıyoruz ama bir taraftan da bir daha aynı hatalar yapılmasın, bu milletin içine tefrikalar girmesin, yürekler toplu dursun diye yapıyoruz. Adaleti sağlayalım, hoşgörüyü sağlayalım, ila-i kelimetullahı tüm dünyaya yayalım diye yürüyüş yapmış bir milletiz. Başbağlar'da kurşunu sıkan ve içimizi karartan kimse, bu milletin ferdi olmaz, olamaz." diye konuştu.

Protokol konuşmalarının ardından program şehidlikte devam etti. (İLKHA)