Türkiye’nin küresel deniz ticaret filosu bakımından dünyada 15. Sırada yer aldığını belirten Karaismailoğlu, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en önemli ulaşım projelerinden olan Kanal İstanbul ile Türkiye’nin denizyolu taşımacılığındaki rolünün güçlendirileceğini kaydetti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 2. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin açılışında konuştu.

Karaismailoğlu, “Hem ülkemiz hem de dünya için vazgeçilmez olan denizlerimizle ilgili strateji, hedef ve çalışmalarımızı masaya yatıracağız. Dünya ticaretinin yüzde 90’ını üstlenen deniz taşımacılığı, şüphesiz ki dünya ekonomisinin merkezi, küresel ticaretin de belkemiğidir. Dünya genelinde taşınan yüklerin, değer olarak ise yüzde 70’i denizyoluyla taşınıyor. Düşük maliyet ve verimlilik avantajıyla deniz taşımacılığı; sürdürülebilir ekonomik gelişim ve refah için olmazsa olmazdır. Denizyolu taşımacılığı; havayolu taşımacılığına göre 22 kat, karayolu taşımacılığına göre 7 kat, demiryolu taşımacılığına göre 3,5 kat daha ekonomiktir.”

Denizyolu ile yapılan yük hacminin son 50 yılda 20 kattan daha fazla büyüdüğü denizcilik sektörünün, küresel ticarette en stratejik sektör konumunda olduğuna dikkati çeken Karaismailoğlu, “Ancak, küreselleşmenin etkisini her geçen gün biraz daha fazla hissettiğimiz günümüzde, dünyanın herhangi bir yerinde vuku bulan bir gelişme diğer ülkeleri direkt veya dolaylı olarak ziyadesiyle etkilemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

2020 yılının ilk çeyreğinde varil fiyatı 15 dolar olan brent petrolün, 2022 yılında son 10 yılın zirvesini de aştığını ve 2 yıl içerisinde yaklaşık 7 kat arttığını belirten Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “2020 yılına oranla 2 katına çıkan hurda fiyatları, 600 dolar ile son 13 yılın zirvesine yükseldi. Özetlemek gerekirse, denizcilik sektöründeki maliyetlerin bu olağanüstü artışı, arz-talep dengesini değiştirdi.  Bu durum da doğal olarak navlunlara yansıdı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın bir yayınına göre; konteyner navlunlarındaki yüzde 12’lik artış, dünya ortalama enflasyonunu yüzde 1,6 oranında artırdı. Neticede; Çin’in Şangay limanından Hollanda'nın Rotterdam limanına 40’lık bir konteyner bundan 2 yıl önce denizyolu ile 2 bin dolara taşınırken, bu meblağın 10 bin doları aşarak 5 katına çıktığı bir dönemi hep birlikte yaşadık.” dedi.

Liman Tıkanıklığı endekslerinde de tarihi zirveler görüldüğünü ve görülmeye devam edildiğini anlatan Karaismailoğlu, “Yüzlerce gemi, milyonlarca ton yük dolu konteynerlar demirleme alanlarında limana giriş sırasını bekliyor. Zincirdeki yoğunluk sebebiyle boş konteynerların dönüşünde de önemli gecikmeler yaşanıyor. Öte yandan herhangi bir ülkede yaşanan en ufak bir politik gelişmenin dahi denizcilik sektörüne kayda değer ölçüde etkisinin olduğunu da gözlemliyoruz. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın etkilerine de hep beraber şahit oluyoruz. Tüm bu gelişmelere rağmen ülkemiz bu darboğazı, güçlenerek çıkmıştır. Üç kıtayı birbirine bağlayan önemli jeostratejik ve jeopolitik konumuyla ülkemiz, aslında sadece deniz taşımacılığı sektörü açısından değil, ulaşımın her modunda lojistik bir üs olmaya aday. Türkiye; 4 saatlik bir uçuş süresiyle; 1,6 milyar insanın yaşadığı, 38 trilyon dolar Gayrisafi Millî Hasıla ve 7 trilyon dolarlık ticaret hacminin olduğu bir pazarım tam ortasındayız.” şeklinde konuştu.

Denizcilik sektöründe de son 20 yılda çok önemli ilerlemeler kaydedildiğine dikkati çeken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Deniz ticaret filomuz 31,2 milyon dedveyt tonluk kapasitesi ile ülkemiz, küresel deniz ticaret filosu bakımından 15. sırada. 2002 yılında 149 olan liman sayımız 217’ye, 37 olan tersane sayımızı 84’e çıkardık. Salgına rağmen aldığımız tedbirler neticesinde dünyanın aksine denizyolu sektöründe ülkemiz 2020 yılında da 2021 yılında da büyüme kaydetti. Dünya genelinde konteyner elleçlemelerinde yüzde 1,2’lik bir düşüş, toplam yük elleçlemesinde ise yüzde 3,8’lik bir azalma kaydedilmiş olmasına rağmen, ülkemiz limanlarında toplam yükte yüzde 2,6’lık bir artış yaşandı. Elleçlenen konteyner miktarı bir önceki yıla göre yüzde 8,3 artarak 12.6 milyon TEU olarak gerçekleşti. Elleçlenen toplam yük miktarı ise bir önceki yıla göre yüzde 6 oranında arttı ve 6 milyon tona ulaştı. Dolayısıyla gerek pandemi sürecinde gerekse de pandeminin etkilerinin azaldığı dönemde liman elleçlemesinde ülkemizde, dünya ortalamasının üzerinde bir artış gözlemlendi. 2022 Ocak-Mayıs döneminde, Rusya-Ukrayna savaşına rağmen geçen yılın aynı dönemine nazaran yük elleçlemede yüzde 7,2’lik, konteynerda ise yüzde 3,2’lik artış kaydedildi.”

Karaismailoğlu, 30 yılda 198 milyar dolar yatırım öngörüldüğünü söyledi. Denizcilik sektörüne 2053 yılına kadar 21.6 milyar dolar yatırım gerçekleştirileceğini kaydeden Karaismailoğlu, bu sayede 180 milyar dolar milli gelire katkı sunulacağını ifade etti. Üretime etkisinin 320 milyar doları aşacağını anlatan Karaismailoğlu, 30 yıl boyunca istihdama katkısının ise 5 milyon kişi olacağını vurguladı.

Liman tesisi sayısını 217’den 255’e çıkaracaklarını aktaran Karaismailoğlu, “Yeşil liman uygulamalarını yaygınlaştırılarak Limanlarımızda yüksek oranda yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmasını sağlayacağız. Otonom gemi seferleri geliştirilecek ve limanlarda otonom sistemler ile elleçleme verimliliği artırılacak. Limanların aktarma hizmeti kapasitesi genişletilerek bölge ülkelerine hizmet verebilecek çok modlu ve kısa mesafeli deniz taşıma altyapısını geliştireceğiz. Kanal İstanbul ile Türkiye’nin denizyolu taşımacılığındaki rolünü güçlendirecek. İstanbul Boğazı’nda seyir emniyetini arttıracağız, boğazdaki gemi trafiğini azaltacağız. Kanal İstanbul tamamlandığında, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünü hafifletecektir.” ifadelerini kullandı.(İLKHA)