Bakan Çavuşoğlu, AK Parti’nin Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantına katılmak ve bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek için Malatya’ya geldi.

Toplantıda yaptığı konuşmada dış politikaya değinen Bakan Çavuşoğlu, "Dış politika da bir devletin gücünü belirleyen unsurlar. Askeri güç, ekonomik güç, jeopolitik konum bunlar arasında. Hamdolsun Türkiye olarak bunların hepsine sahibiz ve her geçen gün daha da güçleniyoruz. Ama bunlardan daha önemlisi vatan aşkıyla Devletiyle ele ele inançlı bir milletimiz var. Kolay bir coğrafyada yaşamıyoruz. Çok zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Etrafımız bir ateş çemberi. Dünyadaki çatışmaların yüzde 60’ı maalesef bizim coğrafyamızda oluyor. Böyle bir ortamda krizlere çözüm odaklı yaklaşıyor, riskleri fırsatlara çevirmeye çalışıyoruz. Kavga edenlerin, savaşanların, çatışanların arasını bulmak için arabuluculuk çalışmaları yapıyoruz." dedi.

 

"Kürtlerin en büyük düşmanı PKK terör örgütüdür"

"İçeride de güçlü ve dirayetli olmamız lazım" diyen Çavuşoğlu, "Bu anlayışla savunmamızı da sınırlarımızın ötesinde kurmak zorunda kaldığımız zamanlarda da hiçbir şekilde tereddüt etmeden, çekinmeden adımlarımızı atıyoruz. İşte terör, Güney sınırımızda sırtını kime dayanarak, insanlarımızı ve vatanımızı hedef aldıklarını görüyorsunuz. Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit operasyonumuzla da teröristleri o bölgeden temizliyoruz. O bölgeden teröristleri temizlerken sadece Irak’ın güneyinde değil özellikle o bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimize de destek veriyoruz çünkü Kürtlerin en büyük düşmanı PKK terör örgütüdür" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan bu şımarıklığı yaparken, 12 sene Makedonya’nın NATO’ya üyeliğini engellerken neredeydiniz?"

Bakan Çavuşoğlu, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecine de değinerek, "Milletimizin güvenliği söz konusu olduğunda verecek tavizimiz yoktur. İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliklerinde bu anlamda sapasağlam duruyoruz. Bizim onlardan isteklerimiz, beklentilerimiz mümkün olmayan bir şey değil ki, teröre destek veriyorsunuz, vermeyin. Teröristleri ülkenin kapılarını açıyorsun, barındırıyorsun, her türlü faaliyetlerine izin veriyorsun, terörizmin finansmanına göz yumuyorsun, çocukların Kandil’e, Suriye’ye, o bölgelere zorla götürülmesine vesile oluyorsun, onların bu çalışmalarına fırsat veriyorsun, engellemiyorsun. İkincisi müttefik olmak istiyorsan, Türkiye’yi düşman bir ülke gibi göremezsin, terörle mücadelesinden dolayı ambargo uygulayamazsın. ‘Bunları uygularım dersen’ NATO’ya da üye olamazsın bu kadar basit. Biz, Yunanistan gibi Makedonya’ya "ismini değiştir" demiyoruz. İsmini değiştirmek bir ülkeye için ne kadar zor biliyorsunuz. Bir millet için bunu kabul etmek ne kadar zor biliyorsunuz. Yunanistan bu şımarıklığı yaparken, 12 sene Makedonya’nın NATO’ya üyeliğini engellerken neredeydiniz? O yüzden bu endişelerimizi girdirmeleri için hem NATO’ya hem müttefiklere hem de bu diğer ülkelere net bir şekilde söyledik. Sağlam duruşumuz da devam ediyor. Bizim endişelerimiz somut adımlarla karşılanmalı, kuru laflarla değil. Artık Türkiye, başkalarının senaryoların da figüran bir ülke değil. Sadece kendi bölgemizde değil, biz 360 derece dış politika anlayışıyla dünyanın en uzak coğrafyaların da bile varız." değerlendirmesini yaptı.

Dünyada devletleri bir araya getirecek vizyoner bir liderliğe ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, bunun hem liderlik açısından hem Uluslararası örgütler bakımından hem de ülkeler bakımından eksik olduğunu söyledi.

"Şimdi Ukrayna konusunda anlaşabilirsek Rusya'dan tahıl ihracatının önünün açılması için çalışma yapıyoruz"

Tüm dünyada bir tahıl krizinin yaşandığını anımsatan Çavuşoğlu, "Şimdi Ukrayna konusunda anlaşabilirsek Rusya'dan tahıl ihracatının önünün açılması için çalışma yapıyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ‘bu işi çözerse Türkiye çözer’ diyor. İşte bu Türkiye’ye olan güvenin yansıması. Biz de BM ile birlikte çalışıyor, BM Planı'nı savunuyoruz. Bir an önce tahılın önündeki sorunların kaldırılması için o plan üzerinde yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Askeri bir heyetimiz teknik konuları görüşmek üzere Moskova'ya gitti. Şimdi onları İstanbul'da bir araya getirip BM, Türkiye, Ukrayna ve Rusya olarak teknik bir çalışma yapıp sonra bir merkez kurarak buradan bu işi koordine etmek istiyoruz. Bu aslında savaşın bir yansıması ama bu insani bir konudur. Tüm tarafların bu açıdan bakması gerekiyor. Sadece ekonomik bir konu değildir. Yoksa Mısır gibi ülkeler bile dışarıya tahıl bakımından bağımlı ülkeler bile sıkıntı içinde olabilir. Tüm dünya insanlığı için bunu yapmak zorundayız. Bazen Türkiye için de bu konu gündeme geliyor. Hamdolsun biz buğday, tahıl olarak kendi tüketimimizi karşılayacak şekilde kendi kendimize yeterliyiz ama Türkiye dünyada şu an makarna ve un ihracatında birinci sırada. En çok makarna ve un ihraç eden. Bunun için de tabii üretimin, ihracatın devam etmesi için özel sektörümüz dışarıdan buğday ithal ediyor, biz de bunlara yardımcı oluyoruz. Çünkü bu istihdam, ihracat, katma değer demektir. Bunu da inşallah sorunsuz şekilde yürüteceğiz." şeklinde konuştu.

"Ciddi küresel bir krizle karşıyayız"

İnsanların sıkıntılarının ve yüksek enflasyonun var olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, "Fiyat artışları var, enerji fiyatlarında artış var, hayat pahalılığı var bunu inkâr etmiyoruz. Ama tüm dünyada bu krizlerin çok derin bir şekilde yaşandığını görelim. Tüm dünya da bu krizlerin çok derin bir şekilde yaşanıyor diye onu bahane ederekten bu sorunu çözme konusunda çekimser davranamayız. Cumhurbaşkanımızın hepimize talimatı budur. Kabine toplantıların sürekli bu çalışmaları yapıyoruz. Daha önceki bazı krizler de Türkiye’yi etkiledi çoğu da teğet geçti. Ama çok ciddi küresel bir krizle karşıyayız. Bugüne kadar sorunları nasıl çözdüysek, krizleri aştıysak, görevimiz, bunları da aşıp halkımızı rahatlatmaktır." diye kaydetti. (İLKHA)