Nisan ayında “RAMAZAN AYI” temasıyla okuyucularıyla buluşan İnzar Dergisi; “Şeytanların zincirlendiği, kötülüğün kapılarının kapanıp hayrın kapılarının sonuna kadar açıldığı bu mübarek  ayda daha iyi nasıl istifade edebilirim şiarıyla; hırslarımızdan azad olmuş bir ruhla, ahiretimizin derdini kuşanmakla beraber ümmete/İslam’a daha fazla nasıl yardımımız dokunabilir” derken…

Ramazan Ayına eş zamanlı olarak denk gelen kutlu doğum vesilesiyle Efendimizin siretine de geniş yer ayırdı.

İŞTE İNZAR DERGİSİ EDİTÖR YAZISI

Allah’ın adıyla!

Önümüze yaşama aktarılabilecek örnek şahsiyet koyduğundan O’na hamd ederiz.

Yaşamı, baştan başa en ince detaylarına kadar, vahyi hayata uyarlama projesi olan Efendimiz’e salat ve selam ederiz. Efendimizin hayat serüvenine bu minvalde bakmamız gerektiğini bizlere öğreten ve hayatının her anını kayıt altına alarak haleflerine aktaran kutlu ashabına ve ehl-i beytine selam olsun.

En azından şu anda başka hiçbir millette olmayan bir nimete sahibiz. Salih olanından günahkar olanına, küçükten büyüğüne, gencinden yaşlısına bütün ümmeti arkasına katıp manevi bir atmosferin içine alan Ramazan Ayı nimetinden söz ediyoruz. Her uzvuyla darmadağınık bir görüntü veren ümmeti tek bir hedefe kilitleyen bir nimet atmosferi… herkesin günahlarından arınmak için bir fırsat bildiği, eksiklerini tamamlama vesilesi bildiği bir nimet… diğer zamanlarda neredeyse ümmetin her ferdinin gündemi farklı bir konu olduğu halde Ramazan Ayı geldiği zaman en duyarsız müminin gündemi ile tek derdi ümmetin/İslam’ın geleceği olan müminin gündemi tekleşiyor. Tıpkı Kudüs davası söz konusu olduğu gibi…

Herkesin tek bir derdi oluyor bu kutsal ayda… En azami derecede -şeytanların zincirlendiği, kötülüğün kapılarının kapanıp hayrın kapılarının sonuna kadar açıldığı- bu mübarek  zamandan daha iyi nasıl istifade edebilirim. Zamanlarımızın neredeyse tümünü işgal ettiği halde bir netice elde edemediğimiz dünyalık hırslarımızdan azad olmuş bir ruhla maneviyatımızın, ahiretimizin derdini kuşanıp ümmete/İslam’a biraz daha fazla nasıl yardımımız dokunabileceğin meşgalesine dalıyoruz.

İşte bu mukaddes mi mukaddes akıntıya İnzar olarak bizler de kendimizi bırakıyoruz. Ve gücümüz yetiyorsa bu akıntıya bir katkı da bizler sunmak istiyoruz. Bundan dolayı her Ramazan Ayı geldiği zaman -atlamaksızın- ayın dosya konusunu Ramazan Ayı’na, tutulan oruca, ihya edilecek kadir gecesine ve ayla ilişkili diğer konularına ayırıyoruz.

Bu sene ek olarak, Türkiye toplumunun gündemine kazandırdığımız ve bir gelenek halini alan kutlu doğum ayı olan nisan ayı ile Ramazan Ayı eş zamanlı olarak geldi. Buna binaen derginin dosya konusunun merkezine Ramazan Ayını alırken kutlu doğum vesilesiyle Efendimizin siretini de ihmal etmedik. En az Ramazan Ayı kadar Efendimizin Siretine de yer verdik.

Bu bağlamda Ramazan Ayı ile ilgili Abdulkuddüs Yalçın hocamızın en yüce terbiye mektebi yazısı orucun ulvi hedeflerini ele alırken, Dr. Abdulkadir Turan hocamızın ise siyerin doğru okunmasını konu alan yazısı, siyerin sıradan bir biyografi kitabı olarak okunulamayacağını ne geçmişte ne de şimdi salih görüş sahiplerinin böyle bir niyetle siyere eğilmediklerini, tam aksine onu okurken yaşamlarına, küfür, şeytan ve nefisle olan mücadelelerine yön verecek bir niyetle siyeri derin derin araştırdıklarını işliyor. Ayhan Aktan hocamızın siyer atmosferini yakalamanın önündeki engeller konulu yazısı bu yegane doğru bakış açısını takviye ediyor.

Sizleri derginizle başbaşa bırakmadan önce, dosya konusunun dışında kalan, kullandıkları hikayeci dille enderler arasında anılacak yazarlarımızdan hem Mehmet Ziya Gümüş ve hem de Halit Kavlı yazarlarımızın yazılarını şiddetle önermeden geçmeyelim.

Sizleri derginizle başbaşa bırakırken, Rabbimizden, Ramazan ayınızın mübarek olmasını, en bereketli bir şekilde istifade edilmesinin sizlere ve ümmet-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)in her bireyine nasip olması, talebinde bulunuyoruz.

Sizleri derginizle baş başa bırakırken müstefid olmasını Cenab-ı Allah’tan diliyoruz.

Bu sayıda şiir, kültür-sanat, edebiyat ve siyasete dair konuları ilgiyle okuyacaksınız…