Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sağlıkta şiddetle ilgili ve hekimlerin korunmasıyla ilgili hazırlanan düzenlemelerle hekimlerin üzerinden tazminat baskısını kaldıracaklarını söyledi.

"SAĞLIKTA RİSK OLUŞTURABİLİR"

Hekimleri de hakimler gibi koruyacaklarını söylediklerini hatırlatan Bozdağ, "Bugün pek çok vatandaşımız hastaneye gidiyor, muayene oluyor, teşhis kararı veriliyor, tedaviler için kararlar veriliyor, ilaçlar kullanılıyor. Eğer hekimler bu kararları verirken, bu tedavileri uygularken tazminat davalarını düşünürse karar vermekte cesur davranamaz. Tedavilerde çekingen davranırlar ve dolayısıyla da pek çok vatandaşımızın bu çekingenlikten dolayı sağlığı riske edilebilir" diye konuştu.

"RİSKLİ BRANŞLAR TERCİH EDİLMİYOR"

Sağlık Bakanlığı verilerine göre riskli branşları tercih eden doktor sayısının azaldığına dikkat çeken Bozdağ, "Özellikle cerrahi gerektiren bölümler, cerrahlar, kalp ve damar ve diğer pek çok önemli branşlarda tercihlerin azaldığını görüyoruz. Bunun ana nedenlerinden bir tanesi de artan tazminat davalarıdır. Hekimlerin tazminat baskısı altında olmadan, kendinden emin ve güvenli bir şekilde karar vermeleri vatandaşımızın da menfaatinedir. Vatandaşımızın sağlığına erken kavuşmasına, tedavisinin sağlıklı yürütülmesine bu elbette büyük katkı verecektir" dedi.

"TARİHİ BİR ADIM, TAZMİNATI DEVLET ÖDEYECEK"

"Hekimlere de hakimlerin güvencesinin aynısını getiriyoruz" diyen Bozdağ, şöyle devam etti:

"Onlar da tıbbın gereklerine aykırı davrandıkları, bu suretle görevlerini kötüye kullandıkları sabit olursa o zaman onlara rücu etme veya etmemeye Sağlık Bakanlığı’nın bünyesinde oluşturulan kurul karar verecektir. Bu da son derece önemli. Hekimlerimiz açısından olduğu kadar tedavi için hastaneye müracaat eden her bir vatandaşımız için de önemlidir. Burada vatandaşlarımızın bir mağduriyeti de söz konusu olmayacak. Tazminatı gerektiren bir durum olursa bu tazminatı devlet vatandaşımıza ödeyecektir. Vatandaşımızın tazminat taleplerinin önüne bir engel koymuyoruz. Hekimleri bunun baskısından kurtarıp, rahat ve güven içerisinde, kendinden emin bir biçimde hastaya şifayı erken vakitte ulaştırması için bir güvence getiriyoruz. Bu da tarihi bir adım."

"KATALOG SUÇ OLACAK"

Daha önce yapılan sağlıkta şiddet düzenlemelerinde bir takım aksaklıklar olduğunu belirten Bozdağ, "Bu aksaklıkları gidermek için biz esasında sağlıkla ilgili kanunda yer alan daha önce yaptığımız bir düzenlemeyi tutuklama nedeni var sayılan halleri içeren CMK’daki kataloğun içerisine alıyoruz. Gördük ki uygulamada hakimler ve savcılar bu kataloğa bakıyorlar. Bunu, buraya aktarmak suretiyle hekimlere karşı şiddet eylemine karışanlarla, şiddet uygulayanlarla ilgili daha etkin bir tedbir uygulamasının önünü açıyoruz. Böylelikle hekimlerle ilgili de son derece önemli bir düzenlemeyi hayata geçirmiş oluyoruz" ifadelerini kullandı.

"İYİ HALDE DAHA KESİN İFADELER YER ALACAK"

İyi hal indiriminin amacına uygun kullanılmadığına dikkat çeken Bozdağ, "İyi hal indirimini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinin ikinci fıkrasında pişmanlığı gösteren bir ifade yok. Yeni düzenlemede pişmanlığını gösteren davranışlar esas alınacak. Maddenin sonunda da '... gibi hususlar' diyor. Bu da mahkemeye sınırsız iyi hal indirimi konusunda değerlendirme ve takdir hakkı kullanma yetkisi veriyor. Şimdi bu düzenlemeyle 'gibi hususlar' gibi ucu açık sınırsız takdiri indirime kapı aralayan ibareler kanun metninden çıkarılmaktadır" diye konuştu.