Elazığ Öğretmenevi önünde saat 14.00'de Kudüs Haftası münasebetiyle düzenlenen basın açıklaması Mikail Bahçeci Hocanın Kur`an-ı Kerim Tilaveti ile başladı. Yoğun katılımın olduğu basına açıklamasına İlahiyatçı Erol Arslan`ın Kudüs ve Mescidi Aksa`nın önemi belirten konuşmasının ardından basın açıklamasını Mikail Çiftçi Hoca okudu.

 

"Kudüs, Selahaddinleri yetiştiren ümmetin cesur evlatlarına bakıyor"

Okunan ortak basın açıklamalarında, Kudüs'ün ümmeti birleştirecek en güçlü bağ olduğuna, her zaman ve her zeminde bütün imkânlar seferber edilerek Kudüs davasının gündeme getirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

"Şanı Yüce Mevla’mıza, hamd u senalar; Resul-ü Zişan Efendimize salat ve selam olsun." ifadeleriyle başlanan açıklamada, ümmetin ilk kıblesi Kudüs'ün, on yıllardır ümmetin en şedit düşmanlarının esareti altında inlediği, siyonist katillerin kirli çizmeleri altında ezildiği belirtildi.

Hazreti Peygamber'in, topraklarında namaz kılıp Mirac’a yükseldiği Kudüs'ün yeni Selahaddinleri beklediğine işaret  edilen açıklamada, "Gözlerini hasretle açmış, Selahaddinleri yetiştiren ümmetin cesur evlatlarına bakıyor. Yeni Selahaddinler ne zaman diye soruyor!" denildi.

"Kudüs’ün esareti ümmetin esaretidir"

Açıklamada, "Ey Selahaddin’in çocukları! Ey Fatih’in çocukları! Ne zaman el ele verip atalarınız Selahaddinler gibi, Fatihler gibi İslam dünyasının başına çekirgeler gibi üşüşmüş Haçlı sürülerini, Siyonist barbarları defedeceksiniz? Geldikleri yere geri göndereceksiniz? Ey İslam ümmeti! Ey Müslüman halklar! Ey Kürtler, Türkler, Araplar, Farslar ve İslam ümmetinin diğer evlatları! Ey bu ümmetin âlimleri, hatipleri, aydınları, ümmetin kurtuluşunu dert edinmiş Müslümanlar! Kudüs’ün esareti ümmetin esaretidir. Kudüs’ün kurtuluşu ümmetin kurtuluşudur. Kudüs ümmeti birleştirecek en güçlü bağdır." ifadelerine yer verildi.

Kudüs davasının, ümmetin ortak davası olduğu belirtilen açıklamada, "Ümmeti izzete götürecek, vahdeti sağlayacak, ümmetin en şedit düşmanını zillete mahkûm edecek davadır. Kudüs’e sahip çıkmak, Kudüs’ü gündeme getirmek, Kudüs’ün kurtuluşu için çalışmak bütün Müslümanlara farzdır. Kudüs ümmetin, namus davasıdır." diye belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kur’an’ın ifadesiyle ümmetin en büyük düşmanı siyonistlerin işgali altında bulunan ilk kıblemizin özgür kılınması boynumuzun borcudur. Her zaman ve her zeminde bütün imkânlar seferber edilerek Kudüs davası gündeme getirilmeli, halkımızda Kudüs bilinci oluşturulmalıdır.  

"Müslüman ülkelerin yöneticileri, ihanet şebekesiyle her türlü ilişkiyi sonlandırmalıdır"

Selahaddin Eyyubi’nin torunları ve varisleri olarak Kudüs’ün kurtuluşu için her türlü bedeli ödemeye hazırız. Bu dava Arapların, Türklerin, Kürtlerin, Farsların veya başka bir milletin davası değildir. Kudüs davası ümmetin tüm unsurlarının ortak davasıdır.  Kudüs’ün kurtuluşu da ancak ümmetin vahdetiyle mümkündür."

İslam ülkelerinin yöneticilerine çağrıda bulunan açıklamada, "Buradan İslam ülkelerinin yöneticilerine sesleniyoruz; Siyonist israil, Batı dünyasının bir projesidir. İslam dünyasının kalbine sapladıkları zehirli bir hançerdir. İslam dünyasını işgal etmek, zenginliklerini talan etmek, Müslüman halkları esir almak isteyen Batılı Haçlılar, Siyonist çeteyle Müslümanları bölmek, fitne tohumları ekmek için kullanmaktalar.

Müslüman ülkelerin yöneticileri, İslam dünyasının gücünü zayıflatıp emperyalistler karşısında aciz bırakmaya çalışan bu ihanet şebekesiyle her türlü ilişkiyi sonlandırmalıdır. Müslümanların mukaddes ilk kıblesi Kudüs’ü işgal eden bu çeteyi tanımamalı, elçiliklerini ve tüm irtibat bürolarını kapatmalıdırlar. Bu terörist çeteyle siyasi, askeri ve ekonomik ilişki kurmak İslam dünyasına, Müslüman halklara ve Kudüs davasına ihanettir. Müslüman ülkelerin yöneticileri kendi halklarına bu ihaneti reva görmemeli, kendi geleceklerini de tehlikeye atan bu gaflete son vermeli!" denildi.

"Dostluklarınız, düşmanlıklarınız Kudüs davası eksenli olsun"

Müslümanlara da seslenilen açıklamada, Kudüs davasına sadece sözle değil, eylemlerle de sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekilerek, şu çağrılarda bulunuldu:

"Hangi kesimden, partiden, camiadan olursanız olun, Kudüs davasının ümmetin ortak davası olduğu bilinciyle hareket etmeli ve bu davaya katkı sunmalısınız. Liderleriniz ve yöneticileriniz üzerinde baskı unsuru olmaya çalışmalı, siyonist çete ile ilişkilerin sonlandırılması için gayret göstermelisiniz.

Müslüman kardeşlerimiz! İlk kıblemizin, Mescid-i Aksa’mızın, kurtuluşu, ümmetin selameti için bu mukaddes davaya siz de omuz verin! Siyonist çeteyi ekonomik, siyasi ve her alanda boykot edin! Siyonist çetenin ürünlerini boykot edin, bu boykotu etrafınızda yayın, ailelerinize, dostlarınıza, komşularınıza bu konuda örnek olun. Siyonist katillerin silahlarına kurşun olmayın! Ürünlerini alarak onların cinayetlerine ortak olmayın!

Müslüman kardeşlerimiz! Dostluklarınız, düşmanlıklarınız Kudüs davası eksenli olsun. Kudüs davasının dostlarını dost, düşmanlarını düşman edinin. Kudüs’e ihanet edenlerin ümmete de ihanet ettiğinin, Kudüs işgalcileriyle işbirliği içinde olanların İslam düşmanlarıyla işbirliği içinde olduğunun farkında olun." (İLKHA)