Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Selçuk Özdağ, Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ile ilgili sözleri nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 'heyet halinde çalışan kamu görevlilerini alenen tehdit' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne giderek Cumhuriyet Savcılığına ifade verdi.

"HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA SEVK ETMEK GİBİ BİR NİYETİMİZ YOK"

Savcılık ifadesinin ardından basın açıklamasında bulunan Özdağ, “Zamanında yapılacak bir seçimde Sayın Erdoğan’ın üçüncü kez aday olup olmayacağı sorulduğunda, anayasanın 101. maddesi açık ve sarihtir: Aday olamaz, ancak bir erken seçim kararı alındığında aday olabilir. Buna rağmen ‘velev ki’ diye bir gazeteci ‘Yüksek Seçim Kurulu Üyeleri sayın Erdoğan’ın adaylığını kabul ederlerse bir siyasetçi olarak ne yaparsınız?’ diye sordu. Biz de meşru, hukuki, ahlaki zeminde Yüksek Seçim Kurulu Kararları yargıya götürülmediği için ‘milletimize şikayet ederiz, demokratik hakkımızı kullanır, bir yandan seçim sathı mahalinde görevimizi yaparız, diğer yandan milletimize anayasayı çiğnediklerini anlatır ve çiğnetmeyiz, çiğnetmeyeceğiz deriz’ şeklinde konuştuk ve ifademizi de bu şekilde verdik. Bu bir ifade özgürlüğüdür bizler demokratik tepkilerimizi herkes hukuk sınırları içinde kalsın diye veriyoruz. Bir suç işleme kastımız yoktur, kesinlik bir tehdit dilimiz yoktur. Kesinlikle halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek gibi bir niyetimiz de cümlemiz de yoktur. Asla olmaz. Biz Gelecek Partisi olarak kamplaştırmaya, kutuplaştırmaya, ötekileştirmeye değil barışa ve kardeşliğe doğru yürüyoruz” dedi.

"MUHALİFLER ADLİYEYE GETİRİLMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR"

Gelecek Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Hasan Seymen'de bir konuşma yaptı. Seymen, “Müvekkilimiz ifadesini verdi. Türkiye’de iktidar kanadının söylediği hiçbir şey suç teşkil etmezken, muhalefet kanadından söylenenler hiçbir suç unsuru barındırmamasına rağmen maalesef kavuşturma sebebi yapılıp, muhalifler adliyeye getirilmek zorunda bırakılıyor. Biz hukukçular olarak ifade ve basın özgürlüğünü savunmaktayız. Müvekkilimiz bir siyasetçi, siyasetçi sıfatı ile ülkenin durumu ve seçimlerle ilgili ifade vermekte serbesttir bu kısıtlanamaz. Türkiye bir hukuk devletidir. Biz hukuk çerçevesinde siyasetimizi yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.